1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ........ Nakliyat ve Lojistik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti'nin yurtiçi ve yurtdışı taşımacılık alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün lider kuruluşlarından olduğunu, müvekkili şirket ile davalı ........ Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalıya ait emtiaların Türkiye'den İsveç'e taşınma işi müvekkili tarafından üstlenildiğini ve taşıma hizmeti gereği gibi yerine getirildiğini, akabinde verilen hizmete istinaden bu dilekçe ekinde yer alan ....... nolu 4.925,00-EURO bedelli navlun faturası tanzim edildiğini ve davalı tarafa iletildiğini, neticeten müvekkili şirket tarafından verilen hizmetlerden kaynaklı olarak toplam 4.925,00-EURO fatura alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin bu alacağının ödenmesi için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmiş ise de, herhangi bir olumlu netice elde edilememiş olduğunu ve bunun üzerine davalı tarafa karşı Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü .......E.. sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafa ödeme emri gönderildiğini, söz konusu ödeme emrine karşı davalı/borçlu tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiğini, borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazları nedeniyle takibin durdurulduğunu, bu takibe itiraz edilmiş olması nedeniyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 17. madde ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi uyarınca Arabuluculuk süreci işletildiğini ancak tarafların anlaşamadıklarını, davalı borçlu tarafın borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazının haksız olduğunu, davalı tarafın isteği üzerine kendilerine taşıma hizmeti tam ve eksiksiz olarak verildiğini, ancak verilen taşıma hizmetinin bedeli davalı tarafça ödenmediğini, davalının taşıma kural ve koşullarını bilerek müvekkili şirketten hizmet talep ettiğini, buna rağmen sunulan hizmetin bedelinin ödenmemesi davalı/borçlunun kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, davalı/borçlunun Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ....... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötüniyetli borca itirazın iptaline, takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi ve eklerinin T.K. 35'e göre tebliğ edildiği, davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; Alacaklı davacının, davalı şirket hakkında 4.925,00-EURO alacağın tahsili ile asıl alacağa yıllık %3 oranında ve değişen oranlarda işleyecek TCMB 'na uygulanacağı bildirilen en yüksek mevduat faizi, fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından dilekçeyle itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi Mali Müşavir ........ ve Lojistik ve Taşıma Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi ......... 'in 13/03/2023 tarihli heyet raporunu dosyamıza sunmuşlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasında taşıma ilişkisinden kaynaklı zarar olduğu iddiası ile zararın fiili taşıyıcıdan rücan tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup taraf delilleri bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları neticesinde mahkememizce taraf defterleri üzerinde ve taşımaya ilişkin kusurun ve var ise zararın tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Yapılan inceleme neticesinde; taşımanın, ödemenin gönderen ödemeli-freight prepaid (gönderilene teslimde navlun talep edilemez) kayıtlı olarak yapıldığı, taşıma senedinde davalının gönderen veya gönderilen ya da sair şekilde taşıma sürecinde yer aldığının sabit olmadığı, dosyaya sunulan ihracat gümrük beyanında da davalının ihracatçı, imalatçı olarak gözükmediği, ihracatçısının dava dışı ...... firması olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan davacının alacak mesnedi olarak sunduğu taşıma faturası incelendiğinde; davacı ........ firması tarafından açık fatura olarak tanzim edildiği, 6.735 kg tekstil emtiasının ....... teslim şekli ile taşındığı, İmalatçının davalı ....... Tekstil olduğu, gönderenin ........ (dava dışı ihracatçı) olduğu, taşıtın ....... plakalı araç olduğu, yük bedelinin İsveç taşıması için 4.850 EURO navlun ve 75 EURO yurtdışı gümrükleme olmak üzere toplam 4.925 EURO bedel olduğu, faturanın 22.02.2021 tarihli olduğu anlaşılmaktadır. Bu bilgilere göre, düzenlenen faturanın asıl muhatabının ihracatçı-gönderen-taşıma senedinde içeriği belirleyen dava dışı ....... firması olduğu analaşılmıştır. Mali incelemelerde tespit edildiği üzere 22.02.2021 tarihli 4.925,00 EURO alacak için dava dışı ........ firmasından EFT ile ödeme kayıtlara girdiği, bu durumda, davacı tarafça her ne kadar davalı Icloth firmasına fatura tanzim edilmiş ise de bu faturayı asıl gönderen-yük ilgilisi ihracatçı olan dava dışı kişiden tahsil ettiği anlaşılmıştır. Nitekim taşıma ve sevk evrakına göre de bu fatura konusu navlun alacağının asıl borçlusu dava dışı ....... firması olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca 15.02.2021 tarihli ve aynı içerikli ayrı bir fatura tanzimini gerektiren ayrı bir taşıma işi olduğunu davacının ispat edemediği, davacının ticari defterlerindeki kayıtlara istinaden takibe konu fatura bedeli olan 4.925 € tutarını dava dışı ...... firmasından tahsil ettiği, faturanın davalıya karşı tanzim edilmesine karşın asıl navlun sorumlusunun da dava dışı ...... firması olduğu, davalının sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
1.DAVANIN REDDİNE
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 1.530,75-TL harçtan mahsubuna, artan 1.260,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,
3.Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.322,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA,
5.Gider avansından artan avans var ise karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2023 Katip ......
(e-imzalıdır)
Hakim .......
(e-imzalıdır)