Esas No
E. 2012/20469
Karar No
K. 2013/15645
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2012/20469 E.  ,  2013/15645 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

Hüküm : Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Kolluk kuvvetlerince, sanığın evinde el yazması, tarihi ve değer yüksek, altın yaldızlı Kuran-ı Kerim bulunduğu ihbarının alınması üzerine, sanığın evinde ve müştemilatında yapılan aramada, dava konusu 9 adet eserden bir kısmının bahçeden girilen oda içinde çeyiz sandığının üzerinde siyah naylon poşet içinde, bir kısmının bahçenin batı kısmında bulunan odunlukta bulunan eski sandık içinde, bazılarının ise evin güney kısmına gelen bahçe boşluğunda duvarda bulunan tahta raf üzerinde bulunduğu, Ege Üniversitesi sanat tarihi bölümü öğretim üyesi bilirkişinin düzenlediği 16/12/2009 tarihli rapor ile suça konu eserlerden iki adet el yazması Kuran-ı Kerim'in 2863 sayılı Kanunun 23/a maddesi uyarınca, etnoğrafik nitelikte kültür varlığı olup, ciltlerinde ketebe kayıtlarının bulunmadığı, yıpranmış ve parçalanmış olan bu eserlerin müze koleksiyonlarını tamamlayıcı özelliklerinin bulunmadığı yurt içinde alım satımının serbest olduğu, diğer yedi kitabın ise matbu olduğu, eski eser niteliği taşımadığının belirlendiği, sanığın savunmasında söz konusu kitapların atalarından kaldığını, aile yadigari olarak evinde sakladığını, müzeye teslime edilmesi gerektiğini bilmediğini beyan etmesi karşısında, mahkemece, beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,

Yapılan yargılama sonunda atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, eksik incelemeye ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 10/06/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluğun atılı suçun oluşmadığı yönündeki kararına aşağıda belirttiğim nedenlerle katılmıyorum. Suç tarihinde, ihbar üzerine kolluk kuvvetleri tarafından sanığın evinde yapılan aramada, 9 adet kitap ele geçirildiği, sanığın savunmasında söz konusu kitapların atalarından kaldığını, aile yadigarı olarak evinde sakladığını beyan ettiği, Ege Üniversitesi sanat tarihi bölümü öğretim üyesi bilirkişinin düzenlediği 16/12/2009 tarihli rapor ile suça konu eserlerden iki adet el yazması Kuran-ı Kerim'in 2863 sayılı Kanunun 23/a maddesi uyarınca, entoğrafik nitelikte kültür varlığı olup, ciltlerinde ketebe kayıtlarının bulunmadığı, yıpranmış ve parçalanmış olan bu eserlerin müze koleksiyonlarını tamamlayıcı özelliklerinin bulunmadığı, yurt içinde alım satımının serbest olduğu, diğer yedi kitabın ise matbu olduğu, eski eser niteliği taşımadığının belirlendiği anlaşılmaktadır. 2863 sayılı Kanunun 5/1 maddesine göre, gerek Devlet'in, gerekse özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetindeki taşınmazlarda varlığı bilinen veya ileride meydana çıkacak olan korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları Devlet malı niteliğindedir. Devlet malı niteliği taşıyan bu varlıkların Devlet elinde ve müzelerde bulundurulması gerekir, korunup değerlendirilmeleri görevi de Devlet'e aittir (2863 sayılı Kanun m. 24/1). Ancak, 23/04/1906 tarihli Asar-ı Atika Nizamnamesi'nin yürürlüğe girmesinden önce mülkiyete konu olanlar, 2863 sayılı Kanunun 25/1. maddesi uyarınca yapılan tasnif sonucu korunması gerekli görülerek tescil edilen, ancak müzelere alınması gerekli görülmeyerek iade olunanları ve mülkiyeti yurt dışında edinilip yurda getirilenler, özel mülkiyete konu olabilirler. Bu üç istisnai durum haricinde korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarının özel mülkiyete konu olması mümkün değildir, bulundurulması da suç teşkil eder. 2863 sayılı Kanunun 4. maddesine göre ...'na bildirilen taşınır kültür ve tabiat varlıkları ile 23. maddede belirlenen korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları, ... tarafından bilimsel esaslara göre tasnif ve tescile tabi tutulurlar. Bunlardan Devlet müzelerinde bulunması gerekli görülenler, usulüne uygun olarak müzelere alınırlar (2863 sayılı Kanun m. 25/1). Taşınır kültür ve tabiat varlıklarının elde tutulması kanuna aykırılık oluşturur ve cezai yaptırım uygulanmasını gerektirir. Suçun konusunu oluşturan varlıklar, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarıdır. Devlete ait olan ve Devlet elinde bulundurulması gereken taşınır kültür ve tabiat varlıkları şahısların elinde bulunmaktadır, bu varlıklar üzerinde "mülkiyet hakkı varmış gibi" hareket edilmektedir.

Suçun manevi unsuru ise, korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarını, bu niteliğini bilerek 2863 sayılı Kanunun 25. maddesinde öngörülen usul ve esaslara aykırı şekilde elde bulundurmadır. Somut dosyada, sanığın evinde el yazması, tarihi ve değeri yüksek, altın yaldızlı Kuran-ı Kerim bulunduğu ve satmak için müşteri aradığı ihbarının alınması üzerine, sanığın evinde ve müştemilatında yapılan aramada, dava konusu 9 adet eserden bir kısmının bahçeden girilen oda içinde çeyiz sandığının üzerinde siyah naylon poşet içinde, bir kısmının bahçenin batı kısmında bulunan odunlukta bulunan eski sandık içinde, bazılarının ise evin güney kısmına gelen bahçe boşluğunda duvarda bulunan tahta raf üzerinde bulunduğu dikkate alındığında, sanığın, söz konusu kitapları "aile yadigarı" olarak sakladığı yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği gözetilmeksizin, atılı suçun yasal unsurlarının oluştmadığı şeklindeki hatalı değerlendirme ile beraat kararı verilmesi yönündeki sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.