12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2012/21371 E. , 2013/18377 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Beraat
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, verilen hüküm nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan, 1412 sayılı CMUK'nın 318/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1.Gerekçeli karar başlığında suç tarihininin 13.02.2007 yerine 14.02.2007 şeklinde yanlış yazılması,
2.Ölenin 23.01.2007 tarihinde hazımsızlık ve aralıklı karın ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede, sanık tarafından safra kesesinde multipl taş saptanması üzerine, kolelitiazis tanısıyla, 29.01.2007 tarihinde kolesistektomi+drenaj amaliyatı yapıldığı, ameliyat sonrası 2. gün yapılan tetkiklerde iatroojenik kaledok yaralanması bulgusu ile Edirne Tıp Fakültesine sevk edildiği, oradan İsatanbul Vakıf Gureba Hastanesine sevkedildiği, oradan da 01.02.2007 tarihinde İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesine sevk edildiği, burada 13.02.2007 de vefat ettiği, Adli Tıp 1. İhtisa Kurulunca düzenlenen raporda, ölümün kolesistit nedeniyle kolesistektomi ameliyatı sırasında oluşan safra yolu yaralanması ve sonrası gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin belirtildiği,
Yüksek Sağlık Şurası ise 24-25 Haziran 2010 tarihli kararında, hastada gelişen olayların kolesistektomi sonrası gelişen komplikasyonlardan olduğu, hasta zamanında sevk edildiğinden Dr. ...'in kusurunun olmadığı; ayrıca hastaya İ.Ü.Tıp Fak. Hastanesinde mevcut koledok yaralanması için düşünülen rekonstrüksiyon ameliyatı öncesi PTK işlemi planlanmasının doğru olduğu, hastanın ölümüne PTK işlemi sonrası gelişen KC yaralanması ve batın içi kanamanın neden olduğu ve bunun da PTK işleminin komplikasyonu olduğu, şeklinde görüş bildirmiş ise de; Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu 04.04.2008 tarihli raporunda, kişiye konulan tanı ve ameliyat kararının doğru olduğunu, ameliyat sırasında Bizmut 3 tipi yaralanma meydana geldiğini (sağ hepatik iki kanalın birden bağlanması ) bunun kolesistektomi ameliyatlarının beklenir komplikasyonlarından olmadığını, ortaya çıkan durumun ameliyat sırasında hatalı sağ hepatik iki kanalın bağlanmasına bağlı olduğunu, erken dönemde safra kaçağının tespit edilerek hastanın sevk edilmesinin uygun olduğu, ancak İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi'nde 1.2.2007 tarihli hastanın yatırılışında defans ( + ) , subikter mevcut olması, lökosit 14.700, T.biluribin 6.4 Direkt bilurubin 4.1 olduğu, yapılan tüm batın BT'de perihepat-ik sıvı saptandığından safra kaçağı düşünülerek ameliyat kararının erken verilmesi gerektiği, bu nedenle hem ilk ameliyatta Bizmut 3 tipi yaralanmaya neden olunması, ayrıca sevk edildiği İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesinde erken dönemde ameliyat kararı verilmemesinin, tıp kurallarına aykırı olduğu şeklinde görüş belirtmiş olması karşısında;
Yüksek Sağlık Şurasının raporunun bağlayıcı olmadığı da nazara alınarak, sanığa atfedilecek kusurun tartışmayı gerektirmeyecek şekilde kesin bir biçimde saptanması, sanığın yaptığı ameliyat sırasında hata yapıp yapmadığı hususunda, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, sanığın olay nedeniyle tıbbi açıdan kusurlu bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olarak, önceki raporlarda irdelenecek şekilde her türlü şüpheden uzak biçimde saptanması için Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmasından sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, sanığın olayda kusuru bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.