12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/7066 E. , 2023/5346 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 18.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.11.2016-08.12.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığını, 08.12.2016 tarihinde tutuklandığını, 20.09.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiğini ve bu kararın 21.03.2018 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin haksız yere tutuklu kaldığını belirterek, 12.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini" talep etmiş, davacı vekilinin 28.11.2018 tarihli celsedeki beyanında ise manevi tazminat miktarını 250.000 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
2.Davalı vekili 17.04.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2018/279 Esas 2019/18 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/384 Esas 2019/377 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2021 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün davalı yönünden kesin olması nedeniyle reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğine , hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi gerektiğine, faize hükmedilmesinin hatalı olduğuna, davanın kısmen kabulü nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine , davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan soruşturma yürütüldüğü, soruşturma aşamasında davacının 17.11.2016 tarihinde gözaltına alındığı, Çorum Sulh Ceza Hakimliğinin 08.12.2016 tarih 2016/477 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/590 Esas sayılı dosyasında yargılama aşamasında 20.09.2017 tarihinde tahliye edildiği, davacı hakkında atılı suç nedeniyle Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarih, 2017/590 Esas, 2018/168 Karar sayılı kararı ile beraat kararı verildiği, kararın 21.03.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının 18.06.2018 havale tarihli dilekçesi ile davasını süresi içinde açıldığı, davacının tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü, gözaltı ve tutukluluk süresinin başka bir cezasından mahsup edilmediği, belirtilen tarihler itibariyle davacının tazminata esas gözaltı ve tutukluluk süresinin 307 gün olduğu, davacı gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre için maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de ; Iğdır Valiliği İl Jandarma Komutanlığının 27 Aralık 2018 tarih ve 5182375 sayılı yazısı ve eklerinden davacının 05.05.2017 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 31.12.2017 tarihinde sözleşmesi yenilemeyerek ilişiğinin kesildiğinin bildirildiği, davacının sözleşme süresi boyunca almış olduğu ödemeleri gösterir belgelerin celp ve tetkikinde davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği 17.11.2016-20.09.2017 tarihleri arasında maaşının üçte ikisini aldığı, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre içinde almış olduğu maaşının üçte ikisinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarının üzerinde olduğu, yani davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği dönemde her ay asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği, bu kapsamda davacının koruma tedbirinden kaynaklı uğramış olduğu maddi bir kayıptan bahsedilemeyeceği, bu haliyle davacının maddi tazminat isteminin koşulları oluşmadığı anlaşılmış, ayrıca davacının sözleşmesinin yenilenmemiş olmasının koruma tedbirinden kaynaklı değil, idari bir işlemden kaynaklı olduğundan koruma tedbiri nedeniyle tazminat talebine konu edilemeyeceği ve koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davacının maddi tazminat isteminin reddine , davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile 30.000 TL manevi tazminatın davacının tutuklandığı 08.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince; tazminata konu Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/590 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde,davacının 2012-2014 yıllarında Kimse Yok Mu derneğinde çalışmasından kaynaklı SGK kaydının bulunması, cep telefonuna ilişkin HTS kaydında bu yapıdakilerle içeriği tespit edilemeyen HTS kayıtlarının bulunması dahilinde TCK 314/2 maddesi kapsamındaki suçtan CMK 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, davacının 17.11.2016-08.12.2016 tarihleri arasında gözaltında, 08.12.2016-20.09.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı görülmekle, bu haliyle olayın cereyan tarzı ve tutuklu kaldığı süre nazara alınarak yerel mahkemece 30.000,00 TL olarak hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğu, hak ve nesafet ilkeleri dahilinde azaltılması gerektiği ve manevi tazminat miktarı 23.000,00 TL'nin %12' sine denk gelecek 2.760,00 TL'nin davacı lehine hükmedilmesi gerekirken 3.600,00 TL hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm fıkrasında yer alan davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin bölümden "30.000,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "23.000,00 TL" ibaresinin ve vekalet ücretine ilişkin bölümden "3.600,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "2.760,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle usul ve yasaya uygun olan hükme karşı hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk derece mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edildiği, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin davacı vekiline tebliğ üzerine davacı vekilinin 22.02.2019 havale tarihli dilekçesi ile katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunduğu, ancak Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebi ile ilgili inceleme yapılmaksızın yalnızca davalı vekilinin istinaf talebi yönünden hükmün incelenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesi kararını katılma yoluyla istinaf eden davacı vekilinin istinaf talebi incelenmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sair yönleri incelenmeyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/384 Esas 2019/377 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.