Esas No
E. 2020/8657
Karar No
K. 2023/5423
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2020/8657 E.  ,  2023/5423 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/43 E., 2016/83 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Siverek 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli 2015/43 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 15.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.10.2020 tarihli ve 2016/168065 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteminin kusursuz olduğuna ve kusur raporuna itiraz edildiğine, hakkında verilen cezanın fazla olduğuna ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasının hak kaybına neden olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.23.06.2015 günü saat 11:30 sıralarında sanık sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Feribot kavşağı istikametinden Otogar kavşağı istikametine Cermik bulvarı üzerinde seyir halinde iken 2. sokak girişine geldiğinde, sanığın seyir istikametine göre, yolun sol tarafından sağ tarafına geçiş yapan yaya ...'a aracının ön kısmı ile çarpması neticesinde ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.

2.Kaza tespit tutanağına göre, sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "Kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak," kuralını ihlal ettiği, ölen yayanın ise aynı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üçüncü bendi uyarınca " b) Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır." kuralını ihlal ettiği belirlenmiştir.

3.Dosyada alınan bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kazanın oluşumunda sanığın 2918 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca asli kusurlu olduğu, ölen yayanın ise aynı Kanun'u 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üçüncü bendi uyarınca tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.

4.Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi 08.01.2016 tarihli rapora göre, a- Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla her ne kadar yaralı götürmekte ise de mahal şartlarını ve görüş mesafesini dikkate alarak can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde müteyakkız seyretmediği, geçiş yapmak için kaplama içerisinde bulunan yaya'yı zamanında görüp çarpmadan evvel zamanında etkili tedbir alması gerekirken hızından dolayı tedbirsizce yaya'ya çarptığı anlaşılmakla çarpma noktasının yeri, olayın oluş şekli ve dosya içerisindeki tüm verilerde dikkate alındığında kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile eşit kusurludur. b- Küçük çocuk yaya ... geçiş yapmak kaplama içerisinde bulunduğu esnada seyir halinde olan araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmediği, kontrolsüz bir şekilde panik yaparak vasıta hareket alanına çıkarak kendi can güvenliğini tehlikeye atmış olması, yaşı sebebiyle bu hal ve hareketlerin müdriki olamamış olması, olayın meydana gelmesine eşit derecede etken olmuştur.

5.Yapılan ölü muayenesinde kişinin trafik kazası ile oluşabilir nitelikte künt genel beden travmasına bağlı kafatası ve ekstremite kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE

1.Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik ihtisas Dairesi'nin 08.11.2016 tarihli bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği hususu ve tedbirin belirtilen sınırlar içerisinde olmak kaydıyla süresinin belirlenmesinin hakimin takdirinde bulunduğu, tamamen kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanığın, taksirinin yoğunluğu ve neticenin ağırlığı göz önüne alındığında, sürücü belgesinin bir yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siverek 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli 2015/43 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.