8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/10459 E. , 2023/8690 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen ve 25.07.2016 tarihinde tebliğ edilen hükmü, adli tatil içerisinde 05.08.2016 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 30.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, katılana ait kredi kartı bilgilerini tespit edilemeyen bir şekilde öğrenip bu bilgileri kullanarak internet üzerinden alışveriş yapıp menfaat sağlamak suretiyle, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki beyanları, banka cevabi yazıları, alışveriş yapılan n11.com adlı internet sitesinin bağlı olduğu şirketin cevabi yazıları, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı cezabi yazıları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla birlikte, sanığın karar duruşmasından 1 hafta önce talimatla alınan 15.06.2016 tarihli beyanında; suça konu parayı katılana ödemek istediğini, ancak katılana ulaşamadığını, katılanın iletişim bilgileri kendisine bildirilir ise zararı karşılamak istediğini belirtmesi karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli, 2016/361 Esas, 2016/610 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.