10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2021/19521 E. , 2023/10455 K.
"İçtihat Metni"
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 10.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/162 Esas, 2021/272 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28.
Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/2461 Esas, 2021/2517 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 6. 18.01.2021 tarihli tutanakta imzası bulunan kolluk görevlilerinin duruşmada dinlenmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
18.01.2021 günü saat 20:45 sıralarında kolluk görevlilerince yapılan rutin uygulamalar sırasında, durumlarından şüphelenilerek sanık ... ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan soruşturma yürütülen tanık Evren'in durdurulmak istendiği sırada, sanık ...'ın kaçmaya başladığı, yapılan kovalamaca sonucunda aynı sokak üzerinde yakalandığı, sanığın yapılan kaba üst yoklamasında karın bölgesinde bir kabarıklık olduğu anlaşıldığında sanığın kendi rızası ile atletinin altından çıkardığı şeffaf poşet içerinde sentetik kannabinoid maddesi ve şeffaf poşete sarılı 2 adet halinde metamfetamin maddesi ele geçirilen olayda, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, suça konu maddenin sentetik kannabinoidler grubunda yer alan uyuşturucu maddelerden olduğu anlaşıldığından cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri gözönünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince sanığa verilen cezadan 1/6 oranında indirim yapılmasına, şartları oluşmadığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, henüz uyuşturucu madde alışverişi gerçekleşmeden tarafların yakalandığı gözetildiğinde yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili paragrafının hükümden çıkartılarak yerine, 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına ibaresinin yazılması suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama aşamasında yapılan işlemlerin usule uygun olarak yapıldığı, dosya kapsamına göre yargılamanın sonucuna etki edecek nitelikte bir eksiklik bulunmadığı ve hükmün gerekçesinin 5271 sayılı Kanun'un aradığı şartları taşıdığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/2461 Esas, 2021/2517 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.