Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/648
Karar No
K. 2020/648
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/648 Esas - 2023/169

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C.

...

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2020/648 Esas
KARAR NO: 2023/169
DAVA: Menfi Tespit ve Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/12/2020
KARAR TARİHİ: 17/03/2022

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 17/04/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan), Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı ... ile müvekkili arasında imzalanan protokole müteselsil garantör olarak 3.000.000,00 TL azami limit ile garantör olduğunu, sözleşmenin imza bölümünde azami limit ve sözleşmenin süresinin açıkça belirtildiğini, bu vesileyle tek satıcılık sözleşmesinin 17.03.2015 tarihinden itibaren birer yıllık sürelerle yenilendiğini, en son 31.12.2019 tarihinde, 31.12.2020 bitiş tarihli tek satıcılık sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin 2. Maddesinde Van/Erciş, Ağrı/Ağrının tüm ilçelerinde münhasır satış yetkisinin verildiğini, ancak aradaki sözleşmenin haksız bir şekilde 21.02.2020 tarihinde feshedildiğini, davacının yıllarca satış rekorları kırdığını ve müvekkil tarafından da bu durumun takdir edildiğini, fesihnamede, üçüncü şahısların iddiaları, ticaretin terkedildiği iddiaları ve hepsinin aksi ispat edilmiş, bayilik şartlarının yıllardır zaten sağlandığını, sözleşmenin ayakta olduğu vs. ispatlanmasına rağmen, bu kez hukuki niteliğini yitirmiş garantörlük sözleşmesi kapsamında limiti aşacak şekilde teminat mektuplarının paraya çevrildiğini, çeklerin yazdırıldığını ve davacının çökertildiğini, ticari hayatının bitirildiğini, Garantörlük Sözleşmesi'nin 3.3. maddesi uyarınca teminat mektupları ve teminat senetleri alındığını, sürekli güncellendiğini, toplamda 419.600,00 Euro ve 250.000,00 TL para ödediğini, ancak müvekkilin 4 kez faiz ilave ederek garantörlük borcunu yeniden tek taraflı bir şekilde değiştirdiğini, talep edilen miktarı 3.000.000,00 TL'nin üzerine çıkardığını, azami limitin geçildiğini, garantörlük sözleşmesinin ihlal edildiğini, hakim durumun kötüye kullanıldığını, Borçlar Kanunu'nun 592. Maddesine, alacaklı mevcut belgeleri ya da sorumlu olduğu diğer güvenceleri elinden çıkarırsa, kefil borcundan kurtulur hükmüne aykırı hareket ettiğini, bu sözleşmenin hukuki niteliğini yitirdiğinin tespiti, uğranılan zararların tazmini ve yapılan ödemenin iadesi için ayrıca dava açtıklarını, 3.000.000,00 TL’yi aşkın ödeme olmasına rağmen borcun 2-3 katına çıkarıldığını, davalı şirketin bu kusurlu ve kötü niyetli davranışı örtülemek amacı ile bayilik sözleşmesinde sorun varmış gibi ihtar gönderdiğini ve 3. Kişileri bilgilendirdiğini, sözleşmenin haksız feshedildiğini, davacının ürün markasının bölgede yayılması için katkıda bulunduğunu, müşteri çevresi oluşturduğunu ve geliştirdiğini, davalı şirketin bu müşteri portföyünden yararlanmaya devam ettiğini, kendisinin bu portföyden yararlanamadığını, bu sebeple, sözleşme ayakta olsaydı, 21.02.2020 tarihinden şifahi olarak taahhüt edilen ve aradaki güvene dayalı olarak belirlenen beş yıllık süre olan 31.12.2025 tarihine kadar süreçteki mahrum kalınan kazanç, haksız fesih sebebiyle uğranılan en geniş anlamda zararların tazmini, ticari itibarın hukuka aykırı olarak ortadan kaldırılması sebebiyle uğranılan zararların tazmini, davacının elinden alınan ürün ve hizmetlerin satış, dağıtım ve pazarlama hakkından kaynaklanan zararları, yatırım ve reklam giderlerinden kaynaklanan maddi zararı, demirbaş giderlerinden kaynaklanan maddi zararı, bayinin iş yapamayışından kaynaklanan maddi zararı, portföy tazminatı bedeli, atıl yatırım nedeniyle uğradığı maddi zararı, bayi aracılığı ile yapılan satışlardan kaynaklanan maddi tazminat talebi ile şimdilik 10.000,00 TL'nin HMK madde 107 çerçevesinde belirlenerek ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen mahkememizin 2020/692 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten traktör bayiliği için icapta bulunduğunu, müvekkili BARSAN firması, Türk Traktörün ürünlerini, Van ve Ağrı dolaylarında satabilmek, münhasır bayiisi, tek satıcısı olabilmek için icapta bulunduğunu ve davalı da şartlı bir şekilde kabul ettiğini, davalı Türk Traktör firması iş bu icabı şartlı bir şekilde kabul ettiğini ve 2011 yılında feshedilen eski bayiinin borçlarının garantörü olması koşulu ile kabul ettiğini, davalı şirket, dava dışı ...Koll. ... ve ... Özbilginin kendilerine olan borçlar ile alakalı garantör olunması halinde bayilik verebileceğini belirtmiş ve müvekkili garantör olmaya zorladığını, müvekkil 17.03.2015 tarihinde, davalı ile dava dışı ...adasında imzalanan protokole müteselsil garantör olarak 3 milyon azami limit ile garantör olduğunu, müvekkil, 17.03.2015 tarihinde dava konusu olan ve dava dışı asıl borçlu olan ...KOLL. ile davalı arasındaki protokole GARANTÖR sıfatıyla imza atmış ve azami limit olarak 3.000.000-TL. Belirlediğini, sözleşmenin imza bölümünde azami limit ve sözleşmenin süresi açıkça belirtildiğini, ayrıca sözleşmenin 3.3. maddesi kapsamında müvekkilden; teminat mektupları ve teminat senetleri alındığını, sözleşmenin 3.3. maddesi uyarınca müvekkilden teminat mektupları ve teminat senetleri alınmış ve sürekli güncellendiğini, müvekkil, garantörlük borcunu 419.600-Euro ve 250.000-TL. olarak ödediğini, ilaveten 7.000.000-TL. tutarında teminat mektubu GARANTÖRLÜK sözleşmesine istinaden tazmin edildiğini, davalı ile müvekkili arasında, 17.03.2015 tarihli 3.000.000-TL. limitli garantörlük sözleşmesinin, TBK m.592 kapsamında rücu imkanımızı ortadan kaldırılması, kefalet limitinin el yazısı ile alınmaması sebebiyle müvekkilden haksız bir şekilde tahsil edilen, 419.600-Euro karşılığı 3.786.512,36 TL.nin ve 250.000-TL.nin nin toplamda 4.036.512,36-TL.nin en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve beyan etmiştir.

Birleşen ...

6.ATM'nin 2020/669 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında azami limiti 3.000.000-TL. Tutarlı bir Garantörlük sözleşmesi imzalandığını, davacının 17.03.2015 tarihinde dava konusu olan ve dava dışı asıl borçlu olan ...KOLL. ile davalı arasındaki protokole GARANTÖR sıfatıyla imza atmış ve azami limit olarak 3.000.000-TL belirlemiş olduğunu, sözleşme kapsamında 419.600-Euro paranın ve yine 250.000-TL. nakit ödemeler yapıldığı gibi yine sözleşmenin 3.3. maddesinin son cümlesi ve 4. maddesinin son cümlesi gerekçe gösterilerek toplamda, 7.000.000-TL. tutarında teminat mektubu tazmin edilmiş olduğunu, bu şekilde davalı tarafa toplam ödeme olarak, 419.600-EURO ve 7.250.0000-TL. nakit ödeme yapıldığını, yine bu kapsamda davalı tarafa teminat senedi olarak senetler verildiğini, esasında hukuki niteliğe haiz olmayan ve azami limitin dahi aşıldığı garantörlük-kefalet sözleşmesinin aşılmasına rağmen davalı tarafın 1.826.534,90-TL. tutarında toplam 6 adet teminat senedini elinde bulundurmakta ve icra takibi ile tehdit etmekte olduğunu, davalı alacaklının protokol konusu alacağını tahsil etmiş olması nedeni ile, davacı tarafından keşide edilmiş olan alacaklısının davalı olduğu ve bedelsiz olan 15.12.2019 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.02.2020 vadeli, 311.934,90 TL bedelli, 15.06.2020 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.12.2020 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.06.2021 vadeli, 302.920,00 TL. bedelli, 15.09 2021 vadeli ve 302.920,00 TL bedelli toplam 6 adet teminat senedinden dolayı müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile iş bu senetlerin iadesine karar verilmesini, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına ve müvekkil lehine yargılama giderleri ve ücreti vekalete hükmedilmesini istemiştir.

CEVAP

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinin içeriği ile talep sonucunda gösterdiği hukuki sebepler ve maddi vakıalar çelişkili ve soyut olup; dilekçede yer alan talep ve vakiaların HMK madde 119 ve 194 hükümleri çerçevesinde somutlaştırılması için kesin süre verilmesini, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiğini, davacının tazminat taleplerinin mükerrer olduğunu, müvekkilinin tazminat yükümlülüğünün bulunduğunu kabul anlamına gelmemek ihtirazi kaydı ile, davacının iddia ettiği vakıalarla uyumlu olarak, hangi tarihler arasındaki, hangi zararlarının, hangi hukuki sebebe istinaden tazminini talep ettiğini somutlaştırmasını talep ettiğini, belirsiz alacak davasının koşulları bulunmadığından, öncelikle davanın reddini, bu mümkün olmadığı takdirde, davanın kısmi dava olarak değerlendirilmesini talep ettiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü halinde, davacının, belirleyebildiği asgari miktarın belirtilmesi ve harcın tamamlanmasına karar verilmesini talep ettiğini, davacının, 21.02.2020 - 31.12.2025 tarihlerini esas alarak yoksun kalınan kar talebinde bulunması mümkün olmadığını, davacının, kendisinin garantör olmaya zorlandığına ilişkin iddiasını kabul etmek mümkün olmadığı gibi, gabinin koşullarının bulunmaması bir yana, hak düşürücü süreler de sona erdiğini, davacı kefil olmayıp; bağımsız bir borcun borçlusu olduğundan, TBK madde 592 hükmüne dayanamayacağını, davacıdan tahsil olunan garanti alacağı, davacının taahhüdüne uygun limitler içinde olduğunu, davacı, esasen sözleşmeyi haksız bir biçimde eylemli olarak feshettiğini, müvekkilinin, bayilik sözleşmesinin haklı sebeple feshinin tespitine yönelik ihtarı söz konusu olduğunu,

TTK 122/5 ve 122/1'in koşullarının oluşmadığını belirterek, cevap dilekçesinde belirttiği diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen mahkememizin 2020/692 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarından biri, garanti sözleşmesindeki limitin 3 kez aşıldığı ve limitin üzerinde ödeme yaptığı şeklinde olduğunu, buradan hareketle, davacının adeta limit içinde kalan ödemeyle ilgili bir talebinin olmadığı zannı uyanmakta ise de; doğru olmadığını, davacı, ...

6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/669 E. sayılı dosyası ile aynı iddialarla 6 adet teminat senedinin geçersizliğinin tespiti ve iadesini talep ettiğini, ...

2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/648 E. sayılı dosyası ile müvekkilden hatta yine aynı iddialar ile tazminat talep ettiğini, huzurdaki dava ile de, ödediği miktarın iadesini talep ettiğini, eğer limiti aşan ödeme yapılmış ise; bu davaların tümü dikkate alındığında, davacının limit içinde de ödediği hiçbir şey kalmayacağını, hatta müvekkilden tazminat alacaktır ki; bunun kabulü kesinlikle mümkün olmadığını, tazminat ve sair her türlü fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davanın hak düşürücü süre sebebiyle usulden, zamanaşımı, derdestlik, kötü niyetle ikame etmiş olması, haksız ve mesnetsiz olan davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yanda bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen ... Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının teminat mektuplarının tamamının garantörlük sözleşmesi kapsamında tazmin edildiği, kendisinin garantör olmasına zorlandığına ilişkin iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin davacıya derhal icra takibi yapabilecekken iyi niyetle davacının yapılandırma talebini 4 kez kabul ettiğini, senetlerden hiçbirinin teminat senedi olmadığını, davacının garantörlük borcunda temerrüte düşmesi üzerine, bu borcun belirtilen vadelerde ödenmesi için tanzim edilen senetler olduğunu, garantörün kendi borcunda temerrüte düştüğü hallerde temerrüt faizine ilişkin kısım limit dışında kalsa dahi garantörün bu miktardan sorumlu olduğunu, kefalet sözleşmesi söz konusu olmadığından TBK'nın 583., 592 Maddesinin burada uygulanamayacağını, davacıdan tahsil olunan garanti alacağının davacının taahhüdüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak, birleşen mahkememizin 2020/692 Esas sayılı dava bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak, birleşen ... Esas sayılı bayilik sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir. Taraflar arasında 31/12/2019 tarihli ve 31/12/2020 tarihine kadar süreli olan ... Traktör ve Diğer Ekipman Bayilik Sözleşmesi imzalandığı tespit edilmiştir. Davacı sözleşmenin 17/03/2015 tarihinde imzalandığını ve yenilenerek en son 31/12/2019 tarihli sözleşmenin imzalandığını beyan etmiştir.

Diğer taraftan taraflar ile dava dışı ...Kollektif Şti., ... ...ve Ortağı Kollektif Şirketi, ... ...ve ... ...arasında 17/03/2015 tarihli protokol imzalanmıştır. Protokolü davacı şirket garantör olarak imzalamıştır.

Davacı asıl davada; 17/03/2015 tarihinden itibaren birer yıllık sürelerle yenilenen bayilik sözleşmesinin 21/02/2020 tarihinde haksız şekilde feshedildiği gerekçesiyle mahrum kalınan kazanç, en geniş anlamda zararların tazmini, ticari itibarın hukuka aykırı şekilde ortadan kaldırılması sebebiyle uğranılan zararların tazmini, müvekkilin elinden alınan ürün ve hizmetlerin satış, dağıtım ve pazarlama hakkından kaynaklanan zararlar, yatırım ve reklam gelirlerinden kaynaklanan maddi zararları, demirbaş giderlerinden kaynaklanan maddi zararları, atıl yatırım nedeniyle uğradığı maddi zararların tazmini, birleşen mahkememizin 2020/692 Esas sayılı davada; garantörlük sözleşmesinde kefalet limitinin açık şekilde yazılmaması, davalının icra takiplerinden feragat etmesi nedeniyle davacının rücu hakkının ortadan kaldırılması ve 3 Milyon TL'lik limitin ödeme nedeniyle aşınması gerekçesiyle ödenen 419.600 Euro karşılığı 3.786.512,36 TL'nin ve 250.000 TL'nin nin toplamda 4.036.512,36 TL'nin tahsili, birleşen ... Esas sayılı davada; yine birleşen diğer davadaki dayanılan gerekçelerle 15.12.2019 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.02.2020 vadeli, 311.934,90 TL bedelli, 15.06.2020 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.12.2020 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.06.2021 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.09 2021 vadeli ve 302.920,00 TL bedelli toplam 6 adet teminat senedinden dolayı davacının herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti talebiyle dava açılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafından bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedilip edilmediği, davacının asıl davada talep ettiği zarar kalemlerinde haklı olup olmadığı, birleşen davalar yönünden davacının senetlerden dolayı borçlu olup olmadığı, garantörlük sözleşmesi kapsamında fazladan ödeme yapıp yapmadığı konusundan kaynaklanmaktadır.

Davalı tarafından davacıya gönderilen ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinde; bayilik sözleşmesinin 9.6.1, 9.6.2, 9.11, 23.2.b maddelerine atıfta bulunularak şirket çalışanı tarafından yapılan 18/02/2020 tarihli ziyaret esnasında şirketlerin onayının alınması bir yana, şirketlerine haber dahi verilmeden Ağrı Merkezde bulunan iş yerlerini, Eleşkirt Şubesi'ni bu ilçede bulunan servisi, servisin boşaltıldığının tespit edildiği, ayrıca çalışanların işten çıkarıldığı ve Muş ilinde özel servis açıldığı yönünde de şirketlerine 3. Şahıslar tarafından iddialarda bulunulduğu, ihtarnamenin keşide edildiği tarih itibariyle bayilik yapılan bölgede satış ve servis faaliyetlerinin akamete uğradığı, bu durumdan şirketin zarar gördüğü, ayrıca ödenmemiş borcunun bulunduğu belirtilerek yazının tebliğinden itibaren 3 gün içinde iş yerinin ticari faaliyetin ve mali durum hakkında yazılı açıklamada bulunulması, toplam 1.523.615,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 gün içinde ödenmesi, cari hesapta bulunan 879.218,43 TL gecikmiş borcun 5 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir.

Davacı tarafından söz konusu ihtarnameye 28/02/2020 tarih 005316 yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verilmiştir.

Davalı tarafından davacıya gönderilen A... 'un beyanları, dosyaya sunulan fotoğraflar ve noterlik tarafından yapılan tespitler dikkate alındığında davacının bayilik sözleşmesine aykırı davrandığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacının ödenmeyen borcunun bulunduğu, bu nedenle davalı tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi nedeniyle asıl davadaki alacak taleplerinin yerinde olmadığı kanaate varılmakla asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Birleşen davalarda aynı sebeplerle menfi tespit ve fazla ödeme iddiasıyla alacak talebinde bulunulduğu, taraflar arasında imzalanan 12/06/2019 tarihli tadil protokolünde davacının davalıya 1.664.600,00 TL borcu ödemeyi taahhüt ettiği, söz konusu borç için 5 adet teminat senedi verildiği, 4. Yapılandırmanın ertelenmesinde borç miktarının 1.523.614,90 TL olarak tespit edildiği ve senetlerin 15/02/2020 tarih ve 311.934,90 TL, 15/06/2020 tarih 302.920,00 TL, 15/12/2020 tarihli 302.920,00 TL, 15/06/2021 tarih ve 302.920,00 TL, 15/09/2021 tarih 302.920,00 TL olarak teminat senetlerinin verildiği, 4. Yapılandırmadaki 150.000,00 TL'lik ödemenin yapıldığı, davacının 12/06/2019 tarihi itibariyle protokolde belirtilen miktar kadar borcunu kabul etmesi ve aynı şekilde yapılandırmanın ertelenmesinde de borcunu kabul edip ayrıca 311.934,90 TL'lik senet vermesi dikkate alındığında davacının fazla ödeme iddiasının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin kefalet sözleşmesi değil garanti sözleşmesi olması nedeniyle sorumluluk limitinin elle yazılmasının zorunlu olmadığı, taahhüt edilen borcun ödenmesinden davacının sorumlu olduğu, borcun kabul edilmiş olması nedeniyle icra takiplerinden feragat nedeniyle rücu alacağının ortadan kaldırılması iddiasının yerinde olmadığı, bu nedenle davacının fazla ödemesinin bulunmadığı kanaatine varılmakla mahkememizin 2020/692 Esas sayılı davasının reddine karar verilmiştir.

Yukarıdaki açıklandığı üzere, taraflar arasında imzalanan 12/06/2019 tarihli tadil protokolünde davacının davalıya 1.664.600,00 TL borcu ödemeyi taahhüt ettiği, söz konusu borç için 5 adet teminat senedi verildiği, 4. Yapılandırmanın ertelenmesinde borç miktarının 1.523.614,90 TL olarak tespit edildiği, 12/06/2019 tarihli protokol gereğince alınan 15/12/2019 tarihli ve 302.900,00 TL bedelli senedin ödenmemesi üzerine 15/02/2020 tarihine kadar faiz işletilmek suretiyle 311.394,90 TL bedelli senedin alındığı, 12/06/2019 tarihli protokolde kararlaştırılan miktarla borcun bulunduğu, davacı tarafından protokol kapsamında 150.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı ve 15/02/2020 tarihli senet yerine 311.394,90 TL'lik senet verildiği, bu nedenle sadece davalı tarafın elinde fazladan bulunan 15/12/2020 tarih ve 302.920,00 TL bedelli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı, diğer senetler yönünden davacının davalıya borçlu olduğu anlaşılmakla birleşen ... Esas sayılı davasının kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.Mahkememizin 2020/648 esas sayılı dosyadaki davada, A-Davanın REDDİNE, B-Alınması gerekli 179,90 TL harçtan peşin harç olarak alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 9,12 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, C-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, D-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, E-Davacı tarafından yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, F-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili VERGİ DAİRESİNE YAZI YAZILMASINA,

2.Birleşen Mahkememizin 2020/692 esas sayılı dosyadaki davada, A-Davanın REDDİNE, B-Alınması gerekli 179,90 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 28.177,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.997,98‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, C-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, D-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

3.Birleşen ... 6 ATM'in 2020/669 esas sayılı davada, A-Davanın kısmen kabulü ile, 15/12/2019 tarih 302.900,00 TL bedelli bononun davalıdan alınarak davacıya iadesine, B-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, C-Alınması gerekli 20.691,10 TL harçtan peşin alınan 31.192,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.501,551‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, D-Davacı tarafından yatırılan 20.691,10 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, E-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 45.406,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, F-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 169.890,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, G-Davacı tarafça yapılan toplam 3.120,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 517,50 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/03/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.