12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2013/988 E. , 2013/22623 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : 1- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden beraat
2.Taksirle öldürme suçu yönünden 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılanın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden davaya katılma hakkı bulunmadığı halde, bu yönden verilen katılma kararı hukuken geçersiz olması itibarıyla sanık hakkındaki beraat hükmünü temyiz hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2.Taksirle öldürme suçu yönünden kurulan hükme yönelik sanık müdafi ile mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarına gelince;
Suç tarihi itibariyle ehliyeti bulunmayan sanığın, babasına ait otomobili ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, sevk ve idare hatası sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sağ şeritten sol bankete doğru yönelen 76.85 metre fren izi ile bankete aracını çarptıktan sonra takla atıp banket üzerinde 25 mt mesafe kat edip devrilmesi şeklinde meydana gelen olaydan, yaklaşık yarım saat sonra düzenlenen raporda, sanığın alkollü olduğunu beyan ettiği ancak alkolmetreyi üfleyemediği belirtilmiş olup; olay yerine ilk giden jandarma görevlisinin ise olay yerinde çarpma noktasında bira kutusu veya şişesi gördüğünü beyan ettiği; alkol raporunu düzenleyen hekimin mahkemede tanık olarak alınan beyanlarında; sanığın ağır yaralı olması nedeniyle alkolmetreyi üfleyemediğini, sorulması üzerine sanığın alkollü olduğunu söylediğini, sanığın ağzından alkol kokusu geldiğini, davranışlarının ağır yaralı ve korkulu birinin davranışları gibi olduğunu ve aşırı alkollü olduğuna dair bir belirti bulunmadığını beyan ettiği; ölenin alkolsüz olduğu tespit edilmesine rağmen sanığın olayda alkollü olup olmadığı veya alkollü ise alkol promil miktarının tespit edilememesi nedeniyle; olayın oluş şekli de göz önüne alınarak bilinçli taksir koşulları oluşmadığından, tebliğnamedeki bilinçli taksir koşullarının oluştuğu düşüncesi ile bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii, katılanlar vekili ile mahalli Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tam kusurlu olduğu belirtilen ve tam kusurlu olduğu anlaşılan sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınmadan, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekili ile mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA; 04.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.