6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2022/3134 E. , 2023/14434 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2018 tarihli ve 2018/4689 Soruşturma No.lu iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 35, 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/177 Esas, 2019/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasıının (h) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine göre karar verilmiştir.
3.... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2019 tarihli ve 2019/1217 Esas, 2019/2458 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Müşteki beyanı dışında delil bulunmadığına, kollukta müdafii yokken alınan ifadesinin hükme esas alınmayacağına, esas mağdurun sanık olduğuna, yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.
İlk derece Mahkemesince, sanığın ''Senin cebinde kaç para var diyerek'' katılanın cebine yönlendiğini kabul eden tevil yollu ikrar içeren savunması, katılanın tüm aşamalardaki ısrarlı ve tutarlı beyanı, katılan ile sanık arasında katılanın sanığa suç isnat etmesini gerektirecek bir neden bulunmaması, adli rapor ve tüm dosya kapsamından sanığın olay tarihinde gece 00.00'dan sonra katılanın cebindeki paraları almak için elini katılanın cebine uzattığı, katılanın buna engel olmaya çalışması üzerine ise bu kez sanığın katılana yumruk attığı, ancak katılanın engellemesi nedeniyle sanığın katılanın parasını alamadığı, bu suretle sanığın üzerine atılı gece vakti yağma suçunu işlediğinin sabit olduğu, ancak katılanın engel olması nedeniyle sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı vicdani kanaat ve sonucuna varılmış, sanığın atılı gece vakti yağma suçuna teşebbüsten cezalandırılmasına karar verildiği ve bu şekilde uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2.Katılanın yaralanmasına ilişkin adli raporun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
3.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen katılanın aşamalarda değişmeyen beyanı, katılanın beyanı ile adli raporu karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, sanık müdafiinin müşteki beyanı dışında delil bulunmadığına, kollukta müdafii yokken alınan ifadesinin hükme esas alınmayacağına, esas mağdurun sanık olduğuna, yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine,yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2019 tarihli ve 2019/1217 Esas, 2019/2458 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Yasanın 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.