1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin restoran ve cafelere et satışı yapan bir firma olduğunu, müvekkilinin takibe ve davaya dayanak fatura ve irsaliyelerden anlaşılacağı üzere davalı şirket işletmesine et sattığını ve teslim ettiğini, bu durumun dilekçe ekinde ibraz ettikleri ıslak imzalı irsaliyelerden anlaşılacağını, müvekkilinin davalının ödeme yapması için yaklaşık 4 ay beklediğini ancak davalının ödeme yapmadığını, işbu sebeple müvekkili tarafından -------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak ödeme emrine itiraz ederek tal durdurduğunu, müvekkilinin haklılığının tarafların ticari defterleri, BS ve BA kayıtlarının celbi ile anlaşılacağını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, davalı şirketin --------- Esas sayılı dosyasına yaptığı vaki itirazın iptaline, icra takibinin aynı şartlarda devamıma, icra takibine konu alacak likit olduğundan davalı şirketin % 20'den az olmamak kaydı ile icra tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğu, davalı tarafın herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış olduğu görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacının cari hesaba dayanan fatura alacağı sebebiyle davalı aleyhine başlattığı icra takibini davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Vergi Dairelerine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.Dosyamız arasına alınan--------Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 17/01/2023 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 18/01/2023 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Dosya Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda özetle ; Davacının incelenen 2022 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalının 2022 yılına ait ticari defterlerinin davalı tarafından ibraz edilmediği için incelenemediği, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden davalının ticari defterlerinin incelenemediği, davacının ticari defter kayıtları ile davalının ticari defter kayıtlarının karşılaştırılamadığı, davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılıp yaptırılmadığı, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, davalının ticari defterlerindeki kayıtların davacının ticari defter kayıtlarına aykırı olup olmadığı ile ilgili bir tespit yapılamadığı, ayrıca icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ile ilgili de bir tespit yapılamadığı, davacıya ait 2022 yılına ilişkin yıllık bazda form BA-BS analizi ekran görüntülerinin incelenmesinde; davalının isminin bulunduğu satırda icra takibine konu alacağın dayanağı olan davacı tarafından düzenlenen e-Faturalara ilişkin bilgilerin yer aldığı, ancak BA-BS analizi ekranında veri kaynağı sütununun bulunmadığı, raporun 3. sayfasında bulunan açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda, icra takibine konu alacağın dayanağı olan e-Faturaların 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden sonra düzenlenen e-Fatura olduğu için davalı tarafından ilgili ayda bağlı olduğu vergi dairesine BA formu ile bildirilmediği, ilgili satırdaki verinin --------- Başkanlığı'nın sisteminden alındığının anlaşılmakta olduğu, bu faturaların 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden sonra düzenlenen e-Faturalar olduğu için bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, takip dayanağı cari hesaba konu 2022 yılına ait faturaların davacının 2022 yılına ait ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 2022 yılına ait ticari defter kayıtlarına göre; davacının davalıdan 31.12.2022 tarihi itibarıyla 32.295,31 TL alacaklı olduğu, Davacının 2023 yılına ait ticari defterleri incelenmediğinden, takip tarihi olan 17.01.2023 tarihi itibarıyla davacının ticari defter kayıtlarının durumunun tespit edilemediği,
Davacı tarafın 32.295,31 TL asıl alacaktan oluşan takip tutarı üzerinden başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açmış olduğu itirazın iptali davasında davalının icra takibine yaptığı İtirazın iptaline karar verilmesini istediği, harca esas dava değerini 32.295,31 TL olarak gösterdiği yönündeki bilirkişi raporunu mahkememize sunmuştur. Dava dilekçesi, 27.01.2022 tarihli bilirkişi raporu ,BA/BS formları ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede, davacı ile davalı arasında cari hesap ilişkisinin olduğu ,davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerine göre, davalıdan 32.295,31 TL alacağının olduğu, davalının verilen süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği,
HMK'nın 222/3. maddesinde şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğinin belirtildiği,davalının defterlerini ibraz etmemesi karşısında davacının, usulüne uygun defter kayıtları alacağının ispatlandığı kanaatine varıldığından davanın kabulüne, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davacının DAVASININ KABULÜ İLE Davalının -------- Esas sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 32.295,31 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren bu bedele yasal faiz uygulanmasına, Alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
2.Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.206,09-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 390,05-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.816,04-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 390,05-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 62,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.631,95TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5.Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra istek halinde yatıran taraflara iadesine,
6.Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde -------- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 1.560,00-TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/11/2023