1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/7818 E. , 2023/7202 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2020/126 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında
1.Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
2.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 ... maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin, süresinde istinaf edilmeksizin 18.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2022/16260 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90971 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90971 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2018 tarihli ve 2016/894 esas, 2018/428 sayılı kararının, sanık müdafii Avukat ... ...'e tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, adı geçen sanığın soruşturma aşamasında alınan 20/09/2016 tarihli beyanında müdafi talep etmediği, yargılaması sırasında 29.06.2017 tarihinde 3. celsede yapılan sorgusunda, müdafii olmadığını, müdafii olmaksızın savunma yapacağını beyan ettiği, adı geçen Avukatın dosya kapsamında görevlendirildiğine, yetkilendirildiğine ilişkin belge ve/veya vekâletnamenin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2018 tarihli kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca sanığa tebliğ edilmesi gerektiği, dosya içerisinde bahse konu gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun olarak tebliğine ilişkin bir kaydın bulunmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231 ... maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrasının birinci cümlesi ve onbirinci fıkrasının birinci cümlesi; “(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. ... ... (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. ...” Şeklinde düzenlenmiştir. Denetim süresi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usûlüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, beş yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi hâlinde hüküm açıklanacaktır.
2.İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükmün açıklanmasına esas olan ...
22.Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2018 tarihli ve 2016/894 Esas, 2018/428 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, yokluğunda karar verilen hükümlü yerine incelenen dava dosyasından hükümlü ile irtibatı tespit edilemeyen Av. ... ... adına tebliğe çıkarılması nedeniyle tebliğ işleminin usûle uygun olmadığı anlaşılmıştır.
3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmemesi ve denetim süresinin işlemeye başlamaması nedeniyle hükmün açıklanamayacağı dikkate alınmadan hükümlünün tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine dosyanın ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2020/126 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.