7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2013/6508 E. , 2014/1091 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 7 - 2011/231159
MAHKEMESİ : Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/03/2011
NUMARASI : 2010/653 (E) ve 2011/137 (K)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1.Sanığa 15.02.2007 tarihinde ön ödeme önerisinde bulunulmuş olup 4926 sayılı yasanın 34. maddesinde öngörülen 30 günlük ödeme süresi beklenilmeden 01.03.2007 tarihinde dava açılmış olması ile 4926 Sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden önce 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiğinden, sanığa dosya içinde bulunan bağımsız bilirkişinin belirlediği CİF değer dikkate alınarak tespit edilen gümrüklenmiş değer üzerinden ön ödeme önerisinde bulunulup, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına müessesine engel hali bulunmayan sanığa, 10.02.2010 savunmasında, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesinden yararlanmak istediğini de beyan ettiği nazara alınarak eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı olan 4.010 TL’nin kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. madde fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kamu zararının sanık tarafından giderilmediğinden bahisle ve başka bir gerekçede gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de,
3.4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hapis cezası takdir edilip kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Hükümden önce 27.04.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunun 22.maddesi ile 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyet Devletinin Para Birimi hakkında Kanunun 2. maddesine eklenen fıkranın "Adli ve İdari para cezalarının hesaplanması ve ödenmesinde Bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağına" dair hükmün gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.01.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.