Esas No
E. 2021/15904
Karar No
K. 2023/11225
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

10. Ceza Dairesi         2021/15904 E.  ,  2023/11225 K.

"İçtihat Metni"

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması yeniden mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İzmir 9.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2018/578 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3.

Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2020/746 Esas, 2020/1881 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf talebi yerinde görülerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.

C. İzmir 8.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2020 tarihli ve 2020/191 Esas, 2020/272 Karar sayılı kararı ile İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/294 Esas sayılı dosyası ile aralarında şahsi ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/294 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

D. İzmir 9.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2021 tarihli ve 2020/294 Esas, 2021/13 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 17 yıl 6 ay hapis ve 35.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

E. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3.

Ceza Dairesinin, 05.05.2021 tarihli ve 2021/612 Esas, 2021/1212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 25 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğunun uygulanmasına, sanığın aleyhine istinaf talebi bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 17 yıl 6 ay hapis ve 35.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Sanığın üzerine atılı suçu kesinlikle kabul etmediğine,

2.Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinden, suça konu eylemin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalmadığına, diğer lehe sebeplerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3.Sanığın kargo paketleri içinde uyuşturucu madde olduğunu bildiğine dair ispata yarar bir emare içermediğine,

4.Evinde, üst aramasında, telefonuna el konulup incelenmesinde bu suçla irtibatlı olduğuna yada suçun faili olduğuna dair hiçbir emareye rastlanılmadığına,

5.Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına,

6.Aleyhe istinaf olmadığı için sanığın suç nitelendirmesi değiştirilerek daha fazla cezayı gerektiren bir sevk maddesi ile cezalandırılmasının da kazanılmış hak kapsamında usulen mümkün olmadığına,

7.İlk Derece Mahkemesi gerekçesi bir kimsenin iyilik düşüncesi ile birden fazla kez başkasının kargosunu PTT'ye veremeyeceği şeklindeki niyet okumasına dayalı olduğuna, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi de mahkûmiyetine ilişkin kararına başka bir açık gerekçe ve delil göstermediğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmediğini beyan etmişse de, içerisinde uyuşturucu madde olduğunu bilmediği kargo paketlerini yardım amaçlı kargoya verdiğini, suça konu edilen kargo paketlerini kendisine veren şahsın açık kimlik ve adresini bilmediğini dile getirerek suçsuz olduğunu iddia etse de, sanığın yardım amaçlı PTT kargo aracılığı ile kargo işlemini gerçekleşmesine yardımcı olduğu kişinin kimlik ve adres bilgisini bilmemesinin inandırıcı olmadığı, birden çok kez ve 4 ayrı kargo işlemini içerisinde uyuşturucu madde olduğunu bilmeden yardım amaçlı yapma düşüncesi ile hareket edemeyeceği bu savunmasının inandırıcı olmayıp sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticaretini 4 ayrı kez gerçekleştirdiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine, suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kast durumu, sanığın amacı ve saiki, elde edilen uyuşturucu madde miktarının fazlalığı göz önüne alınarak takdiren alt hadden uzaklaşılmakla sanığın cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca 3/4 oranında artırım yapılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince, 25.06.2018 tarihinde göndericisi Osman Sarı olan kargoyu sanığın Torbalı PTT kargoya teslim ettiği, kargonun 04.07.2018 tarihinde Kanada ülkesine gittiği ve işlem gördüğü, sanığın 17.08.2018 tarihinde Torbalı Alpkent Dağıtım Merkezine giderek kargonun akıbetini sorduğu, görevlilerin kargonun henüz alıcısına ulaşmadığını bildirmesi üzerine sanığın kendisini Osman Sarı olarak tanıtıp, telefon numarasını görevlilere vererek kargonun iade edilmesi halinde kendisine haber verilmesini istediği, PTT görevlileri tarafından sanık ... hakkında daha önce 08.05.2018 ve 09.07.2018 tarihlerinde teslim ettiği kargolar nedeni ile aynı şekilde Kanada ülkesine hediyelik eşyalar arasında uyuşturucu madde göndermek suçundan soruşturma yapıldığı bilindiği gibi 13.09.2018 tarihinde kargonun alıcısına ulaşmayarak iade edilmesi üzerine polise haber verildiği, görevli polisler tarafından kargo paketi üzerindeki gönderici adresine gidilerek araştırma yapıldığında bilgilerin sahte olduğunun tespit edildiği, kargo içerisinde afyon sakızının ele geçirildiği,

PTT görevlileri tarafından kargonun iade edildiğinin sanığa telefon ile bildirilmesi üzerine sanığın 14.09.2018 tarihinde ilgili kargo şubesine gittiği, polise haber verilerek operasyon yapıldığı, 25.06.2018 tarihinde sanık tarafından Torbalı PTT kargo merkezine teslim edilen suça konu, içerisinde uyuşturucu madde bulunan kargonun Kanada ülkesine gönderildiği, 04.07.2018 tarihinde Kanada'ya ulaştığı, alıcısına ulaşılamaması nedeni ile Türkiye'ye iade edildiği, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etmek suçunu oluşturduğu ve kargonun Kanada ülkesine ulaşması nedeni ile suçun tamamlandığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın 4 kez aynı şekilde, açık kimlik bilgileri ve adresini bilmediğini belirttiği ... Göktaş isimli şahsın kendisine verdiği, hediyelik eşya bulunduğunu söylediği kargo paketlerinin içerisinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilmediğini belirtmesi, sahte isim ve adres bilgileri ile kargo paketlerini göndermesi ve alıcısına ulaşıp ulaşmadığını sorarak akıbetlerini araştırması ve iade edilmesi halinde kendisine haber verilmesini istemesi hususları da gözetilerek savunması samimi ve hayatın olağan akışına uygun bulunmamış ve 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince, sanığın sabit olan en ağır eyleminin 25.06.2018 tarihli uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme eylemi olduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca eylem sayısı gözetilerek belirlenecek oranda artırım yapılmasına, Sanığın kargo paketlerini Kanada'ya göndermek üzere kendisine veren, ... Göktaş olarak bildiği şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini söylemesi nedeni ile bu konuda araştırma yapılamamış ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin uygulanmamasına, Karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2021/3546 sırasında kayıtlı emanet konusunda talep halinde mahalli mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ve suçun sübutuna ilişkin gerekçenin yerinde olduğu, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "08.05.2018, 26.06.2018, 10.07.2018, 28.08.2018" yerine "07.05.2018, 25.06.2018, 09.07.2018, 28.08.2018" olarak yazılması,

2.Hüküm fıkrasında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında "adli para cezasının birer ay ara ile 24 eşit taksitle tahsiline" ibaresi yerine "adli para cezasının birer ay ara ile 24 eşit taksitle sanıktan tahsiline" karar verilmesinin,

3.Hüküm fıkrasında uyuşturucu maddelerin ve şahit numunelerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, suçta kullanılan malzemelerin ise 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.05.2021 tarihli ve 2021/612 Esas, 2021/1212 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün,

1.Gerekçeli karar başlığında suç tarihi kısmındaki "07.05.2018, 25.06.2018, 09.07.2018, 28.08.2018 kargo teslim tarihleri" ibaresinin çıkartılması ve yerine "08.05.2018, 26.06.2018, 10.07.2018, 28.08.2018" ibaresinin eklenilmesi,

2.Hüküm fıkrasında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında "adli para cezasının birer ay ara ile 24 eşit taksitle sanıktan tahsiline" ibaresinin çıkartılması ve yerine "adli para cezasının birer ay ara ile 24 eşit taksitle tahsiline" ibaresinin eklenmesi,

3.Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılması ve yerine "İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2018/12661 sırasında, Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2018/693, 2019/11 ve 2018/781 sırasında kayıtlı uyuşturucu maddeler ile İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğündeki ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğündeki şahit numunelerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2019/11 ve 2018/693 sırasında kayıtlı suçta kullanılan malzemelerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine" ibarelerinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.