Esas No
E. 2023/15495
Karar No
K. 2023/11495
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

10. Ceza Dairesi         2023/15495 E.  ,  2023/11495 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İzmir 3.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2021 tarihli ve 2014/190 Esas, 2021/106 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.

Ceza Dairesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/2346 Esas, 2022/230 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.

Ceza Dairesi kararının, sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.10.2022 tarihli ve 2022/6618 Esas, 2022/10289 Karar sayılı kararı ile; ".......2- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde: ....Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 11.06.2012 tarihli eylemi sabit ise de, 22.05.2012 tarihinde, haklarında ayrıca kovuşturma yapılan sanıklar Eskul Ünal ve Fatih Tokgöz’ün bulunduğu araçta ele geçen uyuşturucu maddenin sanık tarafından temin edildiğine ya da sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen Eskul’un eylemine iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, .........

3.Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde: ...Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 09.07.2012 tarihli eylemi sabit ise de, 31.07.2012 tarihinde, haklarında ayrıca kovuşturma yapılan sanıklar Abdulhekim ve Mehmet Şakir’in bulunduğu araçta ele geçen uyuşturucu maddenin sanık tarafından temin edildiğine ya da sanığın, haklarındaki mahkûmiyet hükümleri kesinleşen diğer sanıkların eylemine iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, " nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

E. İzmir 3.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2023 tarihli ve 2022/538 Esas, 2023/263 Karar sayılı kararı ile sanıkların, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Delillerinin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne,

2.Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına,

3.5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir.

B. Sanık ...

müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Delillerinin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne,

2.Delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine,

3.Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına,

4.Alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna,

5.Kabule göre, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ... yönünden;

İletişimin tespiti çözüm tutanakları, fiziki takip tutanakları, ses analiz raporu ve dosya kapsamına göre, 11.06.2012 tarihinde, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık Mehmet Sıddık'ın kullandığı araçta ele geçen esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisinin sanık ... tarafından temin edildiği gerekçesiyle, olayın oluş biçimi, yakalanan uyuşturucu madde miktarı nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza belirlenmek suretiyle sanığın mahkûmiyetine, Sanığın adli sicil kaydı ve dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına, Karar verilmiştir. Sanık ... yönünden;

İletişimin tespiti çözüm tutanakları, fiziki takip tutanakları ve dosya kapsamına göre, 09.07.2012 tarihinde, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık Özer'in kullandığı araçta ele geçen esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisinin sanık ... tarafından temin edildiği gerekçesiyle, olayın oluş biçimi, yakalanan uyuşturucu madde miktarı nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza belirlenmek suretiyle sanığın mahkûmiyetine, Sanığın adli sicil kaydı ve dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına, Karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...

hakkında kurulan hüküm yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1.Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranıldığı,

2.Hükmün sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin ve her bir sanığın sarfına neden olduğu bozma öncesindeki yargılamaya ilişkin giderlerin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderlerinin ise eşit olarak sanıklara yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

B. Sanık ...

hakkında kurulan hüküm yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1.Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranıldığı,

2.Hükmün sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin ve her bir sanığın sarfına neden olduğu bozma öncesindeki yargılamaya ilişkin giderlerin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderlerinin ise eşit olarak sanıklara yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2023 tarihli ve 2022/538 Esas, 2023/163 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının,

A. Sanıklara verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarına “....tamamının tahsil edilmesine” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibarelerinin eklenmesi,

B. Yargılama giderleri ile ilgili kısmının çıkarılarak yerine "Bozma ilâmından önce sarf edilen ve bozma ilâmı öncesi kararda belirtilen yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine, bozma ilâmı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.