1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/5129 E. , 2023/7250 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafiinin temyiz istemi bakımından sanığın temyizden feragati nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteminin reddi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.11.2022 tarihli ve 2022/1727 Esas, 2022/8973 Karar sayılı haksız tahrikin derecesine ilişkin bozma kararı üzerine; Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2022/749 Esas, 2023 /97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.06.2023 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafii kararı temyiz etmiş ise de sanığın 20.07.2023 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiği ve sanık müdafiinin temyizinin reddi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan vekillerinin temyizi
1.Sanığın eylemi tasarladığı ve canavarca hisle işlediğine,
2.Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
3.Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ile maktulün yakın arkadaş oldukları, maktul ile sanığın eşi arasında gönül ilişkisi başladığı, maktulün sanığın bulunmadığı zamanlarda sanığın evine geldiği, maktul ile sanığın eşi arasında sürekli ve yoğun surette görüntülü görüşme, arama ve mesajlaşmalar olduğu, sanığın durumu öğrenmesi üzerine maktulü av tüfeği ile dört el ateş ederek vücudunun birçok yerinde saçma isabeti ile iç organ delinmeleri oluşacak şekilde kasten öldürdüğü anlaşılmıştır.
2.Tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3.Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 24.12.2018 tarihli Otopsi Raporu dosyada mevcuttur.
4.31.10.2018 tarihli parmak izi incelemesine yönelik Jandarma uzmanlık raporu dosyada mevcuttur.
5.07.12.2018 tarihli HTS kaydı incelemesine yönelik bilirkişi raporu dosyada mevcuttur.
6.04.10.2018 tarihli Jandarma olay yeri inceleme raporu dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
1.Eylemin canavarca hisle işlendiği yönünden
Çeşitli yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere, sırf öldürmüş olmak için öldürmek, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürmek, silahı denemek maksadıyla öldürmek gibi hâller sadist bir duygu ve düşüncenin eyleme egemen olması bakımından “canavarca his ile” öldürmeye örnek oluştururlar. Benzer biçimde belli toplumsal sınıflara ya da farklı inanç veya mezhep gruplarına duyduğu hınç nedeniyle öldürme, canavarca his sevki ile öldürme suçunu oluşturur. Sanığın, sırf öldürmek için öldürme ya da zevk için öldürme dürtüsüyle hareket ettiğine dair dava dosyasına yansıyan herhangi bir delilin bulunmadığı, sanığın eşi ile ilişkisi olan maktulü av tüfeği ile ateş ederek kasten öldürdüğü anlaşılmakla, sanık hakkında bu nitelikli halin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Tasarlama yönünden
1.Kasten öldürme suçu 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrasında; “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiş, "Nitelikli hâller" başlıklı 82 nci maddesinde; "(1) Kasten öldürme suçunun;
a)Tasarlayarak, ... İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır." Şeklindeki düzenleme ile tasarlayarak öldürme, kasten öldürme suçunun nitelikli hâlleri arasında sayılmıştır.
2.Gerek madde metninde, gerekse gerekçesinde tasarlama kavramının tanımına yer verilmemiş, bu konunun açıklığa kavuşturulması, öğreti ve yargısal kararlara bırakılmıştır. Öğretide tasarlamayı açıklama bakımından "soğukkanlılık" ve "planlama teorisi" olarak iki görüş ileri sürülmüştür. Soğukkanlılık teorisine göre, tasarlayarak öldüren şahısta bir soğukkanlılık gözlenmektedir. Bu kişinin başkasını öldürürken hiç heyecan duymamış olması, ondaki ruhsal kötülüğü göstermektedir. Ayrıca fail, öldürme kararını önceden almış olmasına, araya zaman girmiş olmasına karşın, soğukkanlılığını korumuş ve bu karardan vazgeçmemiştir. Planlama teorisine göre ise tasarlama ile işlenen öldürme suçlarında, suç, önceden kararlaştırılmış, hazırlanmış ve planlanmıştır. Bu hazırlık, pusu kurmak, mağduru ya da maktulü bulmak, hile ile öldüreceği yere getirmek şeklinde olabilecektir. Burada fail, önceden aldığı suç işleme kararını gerçekleştirmek için suçta kullanacağı araçları seçip, temin etmekte ve bu suçu nasıl işleyeceği konusunda plan yapmaktadır.
3.Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra işlendiği mevcut delillerle belirlenmeli, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirme konusu yapılmalıdır.
4.Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın eşi ile ilişkisi olan maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararlarında sebat ettiğine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı, sanığın savunmasında olayın ani bir kastla geliştiği sonucuna varılmakla, olay yerine gitmeden önce içinde bulundukları ruh hâllerine dair herhangi bir delilin dava dosyasında bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 81 nci maddesinin birinci fıkrasının kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Haksız Tahrik yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eşi ile maktul arasında duygusal ilişki başladığı, maktulün sanığın bulunmadığı zamanlarda sanığın evine geldiği, sanığın eşi ile maktul arasında yoğun görüntülü görüşme, arama ve mesajlaşma olduğu, sanığın bu durumu öğrenince av tüfeği ile maktulü vurarak kasten öldürdüğü olayda sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Takdiri indirim hükümleri yönünden Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR
A. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden
Sanık müdafii süresinde temyiz isteminde bulunmuş ise de; sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla gönderdiği 20.07.2023 tarihli dilekçe içeriğine göre sanığın temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmakla, feragat nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık müdafiin temyiz isteminin REDDİNE,
B. Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2022/749 Esas, 2023/97 Karar sayılı kararında katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.