4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/654 E. , 2022/13441 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan Mehmet Nayır ve ...'ın ortağı olduğu .... Tic. San. A.Ş. arasında daire satış sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalıların sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, davalılar hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiğini, meydana gelen olay nedeniyle müvekkilinin hem dairesinden olduğunu ve hem de kira ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin dolandırılması nedeniyle onurunun zedelendiğini, belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 50.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının iddialarının hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkiline yöneltilen davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının kişilik hakları saldırıya uğradığı gerekçesiyle manevi tazminat talep etmesi ve bu talebini belirsiz alacak davası olarak açmasının manevi tazminat kavramının özüne aykırı olup reddinin gerektiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacıyı zarara uğratmadığını, ondan bir yarar elde etmediğini, onu dolandırmadığını, davacıya ait olan daireyi konut kredisiyle satın aldığını, satış bedelinin davacıya ödendiğini ve bu gayrimenkul satışı nedeniyle tarafların birbirlerine hiçbir borcunun bulunmadığını savunmuştur.
Davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi ekli tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça davaya ilişkin olarak herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince, davacının maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 97.150,00 maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne, 22.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Anılan karara karşı davalı ... vekili tarafından istinafa başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince hükme bağlanan talepler hakkında ayrı ayrı infazı kabil olacak şekilde hüküm kurulmadığı, alacakların toplanarak hüküm kurulması sebebiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına rağmen yeniden aynı mahiyette karar verilmesinin kamu düzenine aykırı olduğu, davalılar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararının temyiz incelemesi sonucunda kesinleştiği, davacının kira ödemesi yapmak zorunda olması sebebiyle oluşan zararına ilişkin olarak, her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle davacının kişilik haklarının zarar gördüğü manevi tazminat koşulların oluştuğu, takdir olunan manevi tazminatın dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf incelemesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, haksız fiil nedeniyle manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri, bilinçsizleri ve acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (BK 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (BK 49). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile BK’nın 49. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında BK’nın 49. maddesi uygulanır.
TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir.
Dosya kapsamından, davalıların, davacının malvarlığına karşı gerçekleştirdiği eylemine dayalı olarak manevi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Mal varlığına karşı gerçekleştirilen dava konusu eylemler, BK 49. maddesine göre kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem değildir. Şu durumda mahkemece davacının manevi tazminat isteminin tümden reddi gerekirken, kısmen kabulü doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.