8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/2888 E. , 2023/9575 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muş Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.08.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2.Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3.Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.01.2022 tarihli kararı ile sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanığın olay günü sokakta oynamakta olan mağdurenin yanına geldiği, kolundan tutup sürükleyerek götürmek istediği, ancak annesinin ve tanık D.'nin fark etmesi üzerine bırakarak kaçtığı iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2014 tarihli kararının, Dairemizin 20.01.2022 tarihli kararı ile ''...yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden ya da Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucuna göre, hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,'' nedeniyle bozulması üzerine, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği hususu da gözetildiğinde; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesi gereğince suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıran veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına yol açan bir akıl hastalığı ve yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan ya da tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanelerinden kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kurul raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, Muş Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tek hekim tarafından düzenlenen ve suç tarihi itibarıyla da uyumlu olmayan yetersiz rapor esas alınarak, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.