1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/4273 E. , 2023/7630 K.
"İçtihat Metni"
T U T U K L U B O Z M A Ü Z E R İ N E D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/2541 Esas, 2022/1944 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/6372 Esas, 2021/10603 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/274 Esas, 2018/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2019/495 Esas, 2019/826 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 06.07.2020 tarihli ve 2020/956 Esas, 2020/1629 Karar sayılı kararı ile "sanık lehine haksiz tahrik hükmü uygulanmış ise de, olayın oluş şeklinde göre meydana gelen etki tepkinin sanık lehine bozulmadığı nazara alındığında, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması yerinde görülmediğinden" bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/2286 Esas, 2020/1464 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/6372 Esas, 2021/10603 Karar sayılı kararı ile "direnme kararı yerinde görülmediğinden" dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine, karar verilmiştir.
6.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.04.2022 tarihli ve 2021/1-328 Esas, 2022/298 Karar sayılı kararı ile "... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve 2286-1464 sayılı direnme kararına konu hükmün,
Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulmadan ve hazır bulunan sanık ve müdafisinin esasa ilişkin savunmaları tespit edilmeden yargılamanın bitirilmesi isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına" karar verilerek, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
7.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bozma kararı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/2541 Esas, 2022/1944 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Haksız tahrikin bulunmadığına, istinaf mahkemesinin karar tarihindeki AAÜT'ye göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve istinaf mahkemesince de vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği'ne, ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasının şartlarının varlığına, haksız tahrik indiriminin üst hadden yapılması gerektiği'ne, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
1.Maktul ...'in resmi nikahlı eşi olan tanık Güllü ile sanık ...'ın arasında gönül ilişkisi olduğu, tanık Güllü'nün olay tarihinden yaklaşık bir buçuk ay kadar önce maktul ile birlikte yaşadığı ortak evi terkederek sanığın yanına gittiği ve sanık ile birlikte yaşamaya başladığı, olay tarihinde sanığın babasını ve tanık Güllü'yü de yanına alarak Niğde Çiftlik Devlet Hastenesinde tedavi gören annesi Suna'yı ziyarete gittiği, sanığın hakkında uygulanan Denetimli Serbestlik kapsamında imza yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiğinden hastaneden ayrıldığı tanık Güllü ile sanığın babasının hastenede kaldıkları, bir şekilde sanık ile eşi Güllü'nün hastanede olduklarını öğrenmiş olan maktulün de sanığın hastaneden ayrılmasının ardından hastaneye gittiği ve eşi Güllü'nün bulunduğu odaya girerek Güllü'ye konuşmak istediğini söylediği, Güllü ile maktulün odadan çıkarak hastane giriş kapısının yanına gittikleri, bu sırada sanığın babası olan tanık ...'nin de maktul ile Güllü'nün arkalarından giderek hastane giriş kapısı önünde beklemeye başladığı, maktulün hastane önünü görecek şekilde ayakta durduğu, eşi Güllü'nün ise hastane içindeki bankta oturduğu, maktul ile eşi Güllü konuştukları sırada sanık ...'ın yanında tanık Aykut ile birlikte hastane önüne geldiği, oğlunu gören tanık ...'nin sanığın yanına giderek sanığa Güllü'nün hısımlarının geldiğini söylediği, bu söylemden Güllü'nün eşinin geldiğini anlayan sanığın hastane giriş kapısına doğru yöneldiği, bu esnada maktulün de sanığın geldiğini görüp dışarıya doğru yöneldiği, maktulün bu esnada sol elini pantolonun arka cebine atarak bıçak çıkardığı, Güllü'nün maktule doğru yönelerek engellemeye çalıştığı ancak engel olamadığı, maktulün hastane kapısından çıkıp kendisine doğru gelen sanığa doğru gittiği ve bıçakla sanığa doğru hamle yaptığı ancak isabet ettiremediği, sanığın da bu esnada geriye doğru giderek uzaklaşmaya çalıştığı, maktulün tekrar sanığa bıçakla saldırmaya devam ettiği, araya giren bir şahsın engel olmaya çalıştığı, ancak maktulün kurtularak sanığa doğru bıçakla saldırmaya devam ettiği, maktulün bu eylemleri sonucu isabet alan sanığın yaralandığı, maktulün saldırısına devam etmesi üzerine araya giren bir şahsın engel olmaya çalıştığı ancak maktulün bu şahsa tekme salladığı, bu esnada sanığın hızla maktule doğru yaklaşarak elindeki bıçakla maktulün batın ve göğüs kısmına doğru iki kez vurduğu, sanığın bu eylemi sonucunda maktul ...'in kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç kanama nedeniyle öldüğü Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmiştir.
Haksız tahrik yönünden değerlendirme; Somut olayda sanığın, maktulün resmi nikahlı eşi Güllü ile gönül ilişkisinde bulunması ve evi terkeden Güllü ile birlikte yaşamaya başlaması maktul lehine haksız tahrik niteliğinde ise de maktulün bu haksız eylemin meydana getirdiği tahrik altında olay günü bıçakla sanığın yanına giderek sanığa saldırması, araya girenlerin müdahalesine rağmen saldırısına ısrarla devam etmesi karşısında, sanığın karşılaştığı tepki kendi gerçekleştirdiği haksız eylemle karşılaştırıldığında aşırı ve oransız olduğundan, maktulün saldırısının sanık lehine başlı başına haksız fiil niteliğinde kabul edilmesi gerektiği, sanığın eylemi maruz kaldığı bu haksız eylemin meydana getirdiği hiddetin tesiri altında işlediği kabul edilerek sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulandığı anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3.Maktul hakkında, Adli Tıp Kurumu Niğde Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 11.10.2018 tarihli; "şahsın kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç kanama nedeniyle öldüğü" görüşlerini içeren otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
4.Sanık hakkında 11.07.2018 tarihinde tanzim olunan Genel Adli Muayene Raporunca; "basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, hayati tehlikesi yoktur" görüşlerini içeren adli rapor dava dosyasındadır.
5.Olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, görüntü izleme tutanağı, Yargıtay 1. Ceza Dairesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı dava dosyasındadır.
6.Nüfus kayıt örnekleri ve adli sicil kayıtları incelenmiştir. IV. GEREKÇE
Hukuki süreç başlığının (6) numaralı paragrafında bilgilerine yer verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca yapılan usul bozmasına uyularak, Dairemizin Hukuki süreç başlığının (3) numaralı paragrafında detaylarına yer verilen daha önceki 15.06.2021 tarihli ve 2021/6372 Esas, 2021/10603 Karar sayılı bozma kararına direnilmesi şeklindeki kararın Ceza Genel Kurulunca bozulması üzerine bozmaya uyularak verilen hükmün tüm yönleriyle ortadan kalkmış olması ve bu bağlamda şeklen direnme kararı niteliğinde olduğu ifade edilse de esasen direnme kararı niteliğinde olmayıp yeni bir hüküm olduğu nazara alındığında temyizen Dairemizce yapılan incelemede;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanığın maktulün hastanede olduğu haberi ile hastane içerisine girdiği, maktul ile karşı karşıya geldikleri esnada maktulün sanığa bıçakla saldırdığı bu saldırı sonucu sanığın kati hekim raporuna göre "basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek" şekilde yaralandığı, araya tanık Aykut'un girdiği ve kavgayı aralamaya çalıştığı sırada sanığın elindeki bıçakla maktule birden çok kez vurarak ölümüne neden olduğu, bu haliyle işlenen suçta meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasının şartlarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, Mahkemece yapılan uygulamada bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Olay ve olgular başlığının (1) numaralı paragrafında anlatılan olay neticesinde; sanığın maktulün resmi nikahlı eşi ile birliktelik yaşaması nedeniyle maktulün sanığa karşı bir eylem içine girdiği, sanığın maktulün resmi nikahlı eşi ile karı koca hayatı yaşaması şeklinde oluşan haksız eylemi sonucunda maktulün sanığa karşı fiziksel saldırıda bulunmasının, olayın oluş şekline göre meydana gelen etki tepkide sanık lehine bozulma oluşturmadığı nazara alındığında, sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/2541 Esas, 2022/1944 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.