Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/767
Karar No
K. 2023/994
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/767 Esas
KARAR NO: 2023/994
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 17/09/2014
KARAR TARİHİ: 26/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili, müvekkili ... San. Ltd. Şti. tarafından diğer müvekkili adına düzenlenen çekin boş olarak kaybolduğunu, çeki davalının bankaya ibraz ettiğini, çekteki imza ve yazıların müvekkillerine ait olmadığını belirterek, müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'nün yanında çalıştığını, davacıların çeki kira sözleşmesi gereği dava dışı ...'ye verdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. ...

2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2014 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2015/4025 Esas 2015/16919 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma ilamı üzerine verilen, ...

2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2021/2925 Esas 2022/5165 Karar sayılı kararı ile bozulmakla yargılamaya devam olunmuştur. Toplanan Deliller: ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... numaralı ceza soruşturma dosyasının UYAP kayıtları, Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı bilirkişinin 09/12/2019 tarihli kök ve 18/02/2020 tarihli ek raporu, Tasfiye Halinde ... Şirketi'ne ait en son sicil kayıtları, ...

15.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları, ...

2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, dava konusu çekteki yazı ve imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmaması nedeniyle borçlu olmadıklarına tespit istemine ilişkindir.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle menfi tespit davasının hukuki niteliği, menfi tespit davasının icra takibine etkisinin irdelenmesinde ve yasal mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır.

Davalı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır.

Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2006/12-259 Esas 2006/31 Karar).

Davacı ... Şti. tarafından diğer davacı ... adına düzenlenen çekin kaybolduğu, çeki davalının bankaya ibraz ettiği, çekteki imza ve yazıların davacılara ait olmadığı hususunda yapılan imza incelemesi neticesinde ... Bankası ... Şubesinin ... numaralı hesabına ait ... seri numaralı 65.000,00-TL bedelli çek üzerindeki davacı şirket yetkililerine atfen atılan imzaların davacı şirketler yetkililerine ait olmadığına dair kanaat bildirildiği, soruşturma dosyasında daimi arama kararı verilmesi sebebiyle bekletici sorun yapılmasına gerek olmadığı hususları tespit edilmiştir.

Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacılar vekilinin, dava dilekçesinin "Açıklamalar" başlığı altındaki ilk paragrafında, keşideci şirket yetkilisinin ağabeyi tarafından dava konusu çeki "...Şti.ne cirolu ... seri nolu çeki.." kaybettikleri beyanında bulunduğu, öte yandan davacı keşideci şirket tarafından her ne kadar çekin tamamen boş olarak kaybedildiği iddiasıyla çekin iptali istemiyle dava açılmış olsa da ...

2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı 16/12/2010 tarihli ilamında, tamamen boş olarak kaybedilen çekin kıymetli evrak statüsünde olmadığından, koşulları oluşmayan davanın reddine karar verildiği, mezkur çek iptali davasında diğer davacı lehtarın taraf olmadığı , buna göre mahkememizce, davacılar vekilinin dava dilekçesindeki, dava konusu çekin lehtar şirket bakımından cirolandığı beyanı ile dosya kapsamındaki diğer delillerin birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Açıklanan bilgiler ışığında, lehtar olan davacı ...Şti adına atılı imzanın şirket yetkililerine ait olmadığına yönelik imza inkarı bulunduğu, lehtar bakımından çekin cirolanarak verildiğine dair dosya kapsamında beyan bulunmadığı, yapılan imza incelemesi neticesinde şirket adına atılı imzanın şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, davaya konu çekteki lehtar adına atılı sahte imzanın hukuksal nitelendirmesine gelince; bilindiği üzere sahtelik def'i, senet metninden anlaşılan mutlak def'ilerden olduğundan iyiniyetli olsa dahi herkese / hamile karşı ileri sürülebileceği (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2013/18072 Esas 2014/1981 Karar; Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2015/9524 Esas 2016/526 Karar), eldeki davaya konu çekteki lehtar / ilk ciranta imzasının davacıya ait olmaması sebebiyle, davacı ... Ltd. Şti bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davacı ... bakımından ise, imzaların istiklali prensibi nedeni ile kambiyo senetlerindeki her imza sahibinin kendi imzasından sorumlu olduğu ve başkasının imzasının sahte olmasının imzasını inkar etmeyenlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2017/7793 Esas 2017/3808 Karar), kambiyo senetlerinde imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesine göre lehtarın imzanın sahte olması halinde dahi keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/3878 Esas 2016/4275 Karar), 6102 sayılı TTK'nın 677.maddesinde düzenlenen imzaların istiklali prensibi uyarınca, davacı keşidecinin lehtar ciranta imzasının bu kişiye ait olmadığından ciro silsilesinin koptuğunu ileri süremeyeceği, dava konusu çekte keşideci olan davacı ... Şti.nin dava dilekçesinde, çekin cirolu olarak kaybedildiğine yönelik beyanı dikkate alındığında davacı keşidecinin kendi imzasını inkar etmediği anlaşılmakla davacı ... bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davacıların kötü niyet tazminatı istemi bakımından yapılan değerlendirmede; dava konusu çekte davalı hamilin kendisinden önceki cirolar sebebiyle çekteki imza sahteliğini bilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle icra takibinde kötü niyetli olduğu açıkça davacılar tarafından ispat edilemediği, 2004 sayılı İİK'nın 72/5.maddesindeki tazminata yönelik yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla davacıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi 2020/669 Esas 2022/146 Karar); çekte ciro silsilesinin koptuğu anlaşıldığından çekin iptaline karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,

1.Davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit istemli davanın REDDİNE,

2.Davacı ... Ltd. Şti tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit istemli davanın KABULÜ ile, ... Bankası ... Şubesi ... numaralı hesaba ait ... seri numaralı 65.000,00-TL bedelli çekten dolayı davacı ... Ltd. Şti'nin BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, çekin İPTALİNE,

3.Davacıların kötü niyet tazminat talebinin reddine,

4.Kabul edilen dava değeri (65.000,00-TL) üzerinden alınması gereken 4.440,15-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 965,25-TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 3.474,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

5.Davacılar tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 965,25-TL harcın davalıdan alınarak davacı ... Ltd. Şti'ne verilmesine,

6.Davacı... Ltd. Şti. tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı... Ltd. Şti.'ne verilmesine,

7.Davacı ... tarafından yapılan 26.765,30-TL yargılama giderinin davanın davacı ... yönünden red olması sebebiyle davacı ... üzerinde bırakılmasına,

8.Davalı tarafından yapılan 154,40-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 77,20-TL'sinin davacı ...Şirketi'nden alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,

9.Davacı ... Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine,

10.Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ... Şirketi'nden alınarak davalıya verilmesine,

11.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere e-duruşma ile katılan taraf vekillerinin huzurunda karar verildi.26/12/2023 Katip ... Hakim ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.