Esas No
E. 2022/11292
Karar No
K. 2023/7480
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Ceza Dairesi         2022/11292 E.  ,  2023/7480 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1848 E., 2021/498 K.
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak istinaf mercii tarafından mahkûmiyet kararı verilmesi suretiyle hüküm türü değiştirildiğinden kararın temyizi kabil olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli ve 2017/545 Esas, 20919/118 Karar sayılı kararı ile Sanık ... hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2019/1848 Esas, 2021/498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan sanık ... müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 ... maddesi uyarınca 2 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın mahkûmiyetine yeter derecede delil bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Olay günü güvenlik güçlerinin gelen ihbar üzerine olay yerine gittiklerinde olay yerinde kimseyi bulamadıkları, çevreden olay sorulduğunda sokak içerisinden 2 el silah sesi duyulduğunu ve bir erkek şahsın ayağından yaralandığını ve araçla olay yerinden ayrıldığını öğrendikleri, sokak içerisinde herhangi bir iz veya emarenin olmadığı, olaya ilişkin herhangi bir güvenlik kamerasının tespit edilemediği, araştırmalar devam ederken Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine ayağından ateşli silahla yaralanan bir şahsın geldiği bilgisi üzerine kolluk görevlilerinin hastaneye gittikleri, katılan sanık ...'in alınan ifadesinde, daha önceden görmediği bir şahsın kendisine silahla ateş ettiğini ve bunun sonucunda yaralandığını belirttiği ve bu şekilde müşteki ifade tutanağı tutulduğu, 16.10.2017 tarihli araştırma ve yakalama tutanağında çevreden yapılan araştırmada katılan sanık ...'i ...'nın silahla yaraladığı yönünde bilgi toplanıldığı belirtilmiş ise de, kolluğa bu bilgiyi veren şahısların kimlik tespitinin yapılmadığı, bilgi sahibi olarak kimsenin beyanının alınmadığı, bu itibarla bu bilginin soyut tespitten öteye geçmediği, mahkemede yeminli olarak dinlenilen tanıklardan Serkan'ın olayı gerçekleştiren kişi yönünden kesin bir tespitinin bulunmadığı, tanık Tülin'in ise olaydan çok sonra katılan sanık ... ve müdafii tarafından tanık olarak gösterilmesi ve ... Nurettin'in eşinin çocukluk arkadaşı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde beyanlarının her türlü şüpheden uzak, somut delil niteliğinde değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından katılan sanık ...'nın üzerine atılı katılan sanık ...'i kasten yaralama eyleminin sabit olmadığı gerekçesi ile beraatine karar verildiği belirtilmiştir.

2.Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanıkların anlatımları, katılanın yaralanmasına ilişkin İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 08.05.2018 tarihli raporu, 16.10.2017 tarihli araştırma tutanağı ile nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanık ... ve katılan ...'in olay günü birlikte alkol aldıkları, aralarında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, katılan ...'in bira şişesi ile mağdur sanık ...'ya vurarak, BTM ile giderilir şekilde yaraladığı, sanık ...'nın da ... Nurettin'e yumruk ile vurduğu ve olay yerinden ayrılarak kısa bir süre sonra ele geçirilemeyen ruhsatsız tabanca ile olay yerine gelen sanık ...'nın, katılan ...'in bacaklarını hedef alıp birden çok kez ateş ettiği ve bir adet merminin katılanın bacağına isabet etmesi sonucu BTM ile giderilemez ve yaşam fonksiyonunu 5 derece etkileyen kemik kırığı oluşur şekilde kasten yaraladığı anlaşıldığından sanığın cezalandırılmalarına karar verildiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;

Yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesi tarafından katılan sanık ...'in katılan sanık ...'ya yönelik silahla kasten yaralama suçundan 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmiş olması karşısında; her iki taraf yönünden de mahkûmiyet hükmü kurulmuş olması nazara alınınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 03.03.2021 tarihli kararı ile sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü ile birlikte vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de bu aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde ikinci paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi vekalet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2019/1848 Esas, 2021/498 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan "Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 2725 TL, istinaf aşamasında 4080 TL olmak üzere toplam 6805 TL maktu vekalet ücretinin sanık ...’dan alınıp, katılan ...’ye verilmesine," şeklindeki ibarenin karardan çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesine , Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.