ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/904 Esas - 2023/677
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.07.2021 tarihinde, sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... ... ... plaka sayılı Sakarya Merkez 1. Geçit istikametinden 3. Geçit istikametine Milli Egemenlik Caddesini takiben seyri esnasında 3. Geçit kırmızı ışıklı kavşağına geldiğinde, kendisine yanan kırmızı ışığı dikkate almadan ve süratini arttırarak yaya olarak yoluna devam eden ... ... çarpması sonucu, davacının eşi ... ... ölümüne sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde ... ... Asli ve Tam kusurlu olduğunu, olay ile ilgili, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı ..../.... soruşturma sayılı dosya ile Sakarya ... Ağır Ceza Mahkemesi ..../.... Esas sayılı dosyada kazanın oluş şekli ve meydana gelen olaylar ayrıntılı şekilde izah edildiğini, kaza nedeni ile davacının müteveffa eşinin desteğinden yoksun kaldığını, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle .... poliçe no'lu Trafik (ZMMS) Sigortası, davalı .... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığından davalı şirketten sorumluluk sınırı içerisinde maddi tazminat istendiğini, asgari ücrete göre, kaza tarihi itibariyle davalı şirkette poliçeli araç sürücüsünün asli kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre dava konusu trafik kazası sonucu eşini yitiren davacı adına -fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla- şimdilik 400,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt - 30.08.2021- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta limitini aşmamak üzere davalı şirketten tahsiline karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davacı için toplamda 21.885,05 TL tazminat ödemesi 10.11.2021 tarihinde yapıldığını ve bu hususta davacı ile ibralaşıldığını, davanı ise 18.11.2021 tarihinde açıldığını, Yargıtay kararları gereği yapılan ödeme yeterli olması halinde davanın reddini, aksi halde yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için işlemiş yasal faiz eklenerek hesaplanan tutardan mahsup edilmesi gerektiğini, kazaya karışan araç ticari nitelikte olmayıp hususi bir araç olması nedeni ile tazminata hükmedilmesi durumunda yasal faiz uygulanması gerektiğini, davacı 2001 doğumlu yani 20 yaşında olup ve veraset ilamına göre çocukları da bulunmadığından evlenme ihtimalinin tespitinin gerektiğini, iddia olunan kusur oranını kabul etmediklerini kusuru oranlarının da tespiti gerektiğini, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren ve Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklik ile hesaplamanın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili arabuluculuk son tutanak aslını sunmuştur. Türkiye Noterler Birliği .... .... .... plakalı araçlara ait araç tescil bilgisini göndermiştir. .... Sigorta A.Ş. Dava konusu meydana gelen kaza nedeniyle hasar dosyası ve kazaya ilişkin tüm bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının ..../.... soruşturma dosyası ile Sakarya ... Ağır Ceza MAhkemesinin ..../.... Esas sayılı dosyası sistem üzerinden celp edilmiş, kazaya ilişkin görüntüler CD ortamında dosya arasına alınmış, Müteveffaya ait tedavi ve kazaya ilişkin tüm teşhis ve tanılara ilişkin bilgi ve raporlar hasta kayıtları ilgili hastanelerden celp edilmiş, SGK dökümleri dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce kusur oranının tespiti için dosyamız ATK ya gönderilmiş, ATK nın 19/07/2022 tarihli raporunda ":...Sürücü .... .... sevk ve idaresindeki araçla olay mahalli ışık kontrollü kavşağa yaklaşırken müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, kendi beyanından da anlaşılacağı üzere mahal şartları üzerinde hızla seyrettiği, kendisine hitaben kırmızı ışıkta geçiş yaparak kırmızı ışık ihlalinde bulunduğu anlaşılmakla kazanın oluşumunda kusurludur.
Müteveffa yaya .... .... olay mahallinde yayalara hitaben yanmakta olan kırmızı ışığı dikkate alarak beklemesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, yayalara hitaben kırmızı ışıkta geçiş yaptığı anlaşılmakla kendi ölümüyle neticelenen dava konusu kazanın oluşumunda kusurludur.Sürücü .... .... %55 (yüzde ellibeş)oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya .... .... %45 (yüzde kırkbeş)oranında kusurlu olduğu...." yönünde raporunu mahkememize ibraz etmiştir.
Mahkememizce aktüerya bilirkişisinden alınan ilk rapor ve ek raporun denetime elverişli olmadığından 02/02/2023 tarihli ara karar ile Mahkememizce yeniden bilirkişi incelemesine karar verilmiş bilirkişi mahkememize ibraz etmiş olduğu rapor ve ek raporunda ":... Müteveffa .... .... 'in 23/07/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda 08/08/2021 tarihinde vefatı sebebi ile davacı eşi .... .... 'in destekten yoksun kalma tazminatı 153.875,59 TL ...." olduğu yönünde raporunu mahkememize ibraz etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; 153.875,59-TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini taleple davasını ıslah etmiştir. Olaya İlişkin Yasal Düzenlemeler ve Yargı İçtihatları Değerlendirilecek Olursa;
1.Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (6098 sayılı TBK’nın 49.maddesi) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (6098 sayılı TBK’nın 50.maddesi)
2.Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. (6098 sayılı TBK’nın 53.maddesi)
3.Olay tarihinde yürürlükte bulunan TBK sayılı yasanın 49 maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucu başkasına zarar veren bu zararını tazmine mecburdur. Aynı yasanın 50. Maddesine göre ise zararı ve miktarını zarar gören ispat etmek zorundadır. Eğer zarar gören zararın artmasına sebep olduysa hakim tazminattan indirim yapabilir.(TBK 52.m) Haksız fiil neticesinde cismani zarar meydana geldiğinde, istenilebilecek zarar kalemleri Türk Borçlar Kanunu’nun yasanın 54. Maddesinde sayılmıştır. 6098 sayılı TBK m. 56’ya göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
4.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1.maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı yasanın 91/1.maddesine göre İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
5.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir.
6.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
7.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
8.Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Ölenin parasal veya bedensel destekliğinin derecesi ile bundan yoksun kalanların tazminat isteklerinin ölçüsü ya da hesaplama yöntemi konusunda öğretide görüş birliği yoktur. Gerçek yardım miktarının yeterli delillerle ispat edilemediği durumlarda yargıç, takdir hakkını kullanarak yardım miktarını belirleyebilecektir. Bu belirlemede destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir. Buna göre öncelikle gelirin tamamının, yardım görenlere tahsis olunmuş varsayılamayacağı, ölenin gelirinden bir bölümünü kendisine ayıracağı, bu tahsisten vazgeçilemeyeceği ve bu suretle yardımın (payların) geliri yutmaması ilkesi dikkate alınmalıdır. Ayrıca ölenin kendi geçim masraflarından artan miktarın tamamının (hiçbir tasarruf düşüncesine yer bırakmadan) destek görenlere dağıtıldığı da kabul olunamaz. Öte yandan, destek görecek kimselere ayrılacak miktar da, bunların ihtiyaçlarının toplamı kadar olmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada gözönünde tutulması gerekmektedir. Ancak destek almaktan vefat, evlilik ya da destek alma ihtiyacının sona ermesi gibi nedenlerle çıkan kişinin payı diğer destek alanlara aktarılarak hesaplama yapılması gerekmektedir.
9.Gerçek zarar miktarı; davacının olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Bununla birlikte, gerçek zarar miktarı; hak sahibinin bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Buna göre temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, usuli kazanılmış haklar gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve pregresif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerekir. (Yargıtay 4 HD 2021/14862 esas 2021/2802 karar) (Aynı yönde Yargıtay 4. HD’nin 2021/829 Esas 2021/3081 Karar) Somut Olayda;
10.Dosyaya celp edilen nüfus kayıt örneklerine göre; davacı .... .... eşi olan müteveffa .... .... 23.07.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde vefat ettiğinden bahisle, davacının destekten yoksun kalma yönünden eldeki davayı açtığı anlaşılmış, tarafların bildirdikleri deliller dosyaya alınmıştır.
11.Davacının dava açmadan önce arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk aşamasının anlaşamama ile sonuçlandığı, yine davadan önce davacı tarafın davalı sigorta şirketine 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre başvuru da yaptığı anlaşıldığından dava şartlarının yerine getirildiği anlaşılmış ve esasa geçilmiştir.
12.Davaya konu kazada tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla dosya ATK'ya gönderilmiş, ATK tarafından düzenlenen 19.07.2022 tarihli raporda 23.07.2021 günü saat 21.23 sıralarında sürücü .... .... sevk ve idaresindeki .... .... .... plakalı otomobil ile 1.Geçit istikametinden Milli Egemenlik caddesini takiben 3.Geçit istikametine seyir halinde iken olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde kendisine hitaben kırmızı ışık yanmakta iken geçiş yaptığı sırada yaya geçidi üzerinden yayalara hitaben kırmızı ışık yanmakta iken geçiş yapan yayalar .... .... ve .... .... çarpması sonucunda müteveffa yaya .... .... öldüğü dava konusu kazanın meydana geldiği, trafik kazasının meydana gelmesinde sürücü .... v sevk ve idaresindeki araçla olay mahalli ışık kontrollü kavşağa yaklaşırken müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, kendi beyanından da anlaşılacağı üzere mahal şartları üzerinde hızla seyrettiği, kendisine hitaben kırmızı ışıkta geçiş yaparak kırmızı ışık ihlalinde bulunduğu anlaşılmakla kazanın oluşumunda sürücü .... .... %55 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya .... .... olay mahallinde yayalara hitaben yanmakta olan kırmızı ışığı dikkate alarak beklemesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, yayalara hitaben kırmızı ışıkta geçiş yaptığı anlaşılmakla kendi ölümüyle neticelenen dava konusu kazanın oluşumunda müteveffa yaya .... .... %45 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. ATK raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli, olayın gelişimiyle uygun olduğu anlaşılmış, müteveffa yaya .... .... olay mahallinde yayalara hitaben yanmakta olan kırmızı ışığı dikkate alıp beklemesi gerekirken kırmızı ışıkta geçiş yapması nedeniyle %45 oranında kusurlu olduğu, sürücü .... .... sevk ve idaresindeki araçla olay mahalli ışık kontrollü kavşağa yaklaşırken müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususa riayet etmemesi, hızla seyretmesi, kendisine hitaben kırmızı ışıkta geçiş yaparak kırmızı ışık ihlalinde bulunması nedeniyle %55 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
13.Davacının destekten yoksun kalma tazminatının hesabı için dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi tarafından dosyaya 26.09.2022 tarihli rapor sunulmuştur. Raporda sigorta şirketi tarafından daha öncesinde davacıya ödenen tazminatın ödeme tarihinden rapor tarihine kadar ki işlemiş yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarından mahsup edilmesi gerekirken, daha öncesinde ödenen tazminatın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarından mahsup edilmediği anlaşılmış, bu hususta bilirkişiden ek rapor aldırılmıştır. Aldırılan bilirkişi raporunun ve ek raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, alınan raporlarda TRH 2010 tablosuna göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılmadığı, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar ki işlemiş yasal faiziyle birlikte hesaplanan tazminat miktarından mahsup edilmediği anlaşılmış yeni bir aktüerya bilirkişisinden rapor alınmıştır.
Detayları yukarıda 8 ve 9 numaralı paragraflarda açıklandığı üzere; Gerçek zarar miktarı; davacının olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu, hesaplamada bakiye ömür için TRH 2010 tablosunun kullanılarak, 1,8 teknik faiz işletilmeden, progresif rant yöntemi kullanılarak (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14.09.2021 tarih, 2021/3834 esas- 2021/4568 Karar sayılı ilamı) ve 8.paragraftaki ilkeler doğrultusunda destekten yoksun kalma tazminatının hesabı için dosya yeni bir aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi tarafından dosyaya 26.02.2023 tarihli rapor sunulmuştur. Rapora karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmiş, itiraz doğrultusunda dava tarihinden önce taraflar arasında yapılan ibraname sebebiyle 10/11/2021 tarihinde yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespiti amacıyla dosya ek rapor alınması için bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi tarafından 30.05.2023 tarihli ek rapor dosyaya sunulmuş, müteveffa ...... .... ölümü nedeniyle davacı eşi .... .... ödeme tarihi itibariyle destekten yoksun kalma tazminat miktarının 33.178,09-TL olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan 21.885,05-TL ödeme düşüldüğünde davacının 10.11.2021 tarihine göre bakiye 11.293,04-TL tazminat miktarının kaldığı,10.11.2021 tarihinde yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle toplam tazminat miktarının %65,96'sını karşıladığı, ödemenin yeterli olmadığı tespit edilmiştir. 07.09.2023 tarihli celsede davacının destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasına ilişkin 26/02/2023 tarihinde rapor aldırıldığı, 01/07/2023 tarihinde asgari ücret değişikliği yapıldığı bu nedenle tazminat miktarının yeniden hesaplanması gerektiği anlaşılmış, dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 10.09.2023 tarihli ek raporda TRH2010 tablosunun bakiye ömür yönünden hesaplamada kullanıldığı, 1,8 teknik faizin uygulanmadığı, progresif rant yönteminin uygulandığı, destek oranlarının yerleşik yargı içtihatlarına uygun şekilde hesaplandığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edildiği ve davacı eş .... .... destekten yoksun kalma tazminatının 310.770,78-TL olarak bulunduğu, garameten paylaştırma sonrasında davacının sigorta şirketinden talep edebileceği miktarın 153.875,59 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Hesaplama desteğin asgari ücret aldığı kabul edilerek yapılmış, gerçekten de dosyada yer alan SGK hizmet dökümü nazara alındığında, asgari ücretten yapılan hesaplamanın yerinde olduğu görülmüş ve anılan rapor hükme esas alınmıştır.
14.Davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ........ plakalı aracın sürücüsü .... .... meydana gelen kazada %55 oranında kusurlu olduğu, olay tarihinde ........ plakalı aracın ZMMS olan davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı yasanın 91.vd maddeleri, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 61. ve 62. maddeleri gereği ortaya çıkan maddi zarardan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu, sigorta poliçe limitinin 410.000,00-TL olduğu, davacı .... .... destekten yoksun kalma tazminat miktarının 310.770,78-TL olarak bulunduğu, sigorta şirketinin garameten paylaştırma sonrasında .... .... yönünden sorumluluğunun 179.370,78-TL olduğu, sigorta tarafından davacıya 10.11.2021 tarihinde toplam 21.885,05-TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihi ile rapor tarihi arasındaki işlemiş yasal faizi ile birlikte 25.495,18-TL'nin davacının sigorta şirketinden talep edebileceği miktardan düşülmesi gerektiği, davacının 179.370,78-TL - 25.495,18-TL =153.875,59-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, dava dışı......plakalı araç sürücüsü .... .... kusurlu hareketi sonucu davacının desteğini kaybettiği, bu şekilde davacının maddi zararının oluştuğu, ortaya çıkan zarar ile kusurlu eylem arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, davacının dava dilekçesi ve 18.12.2023 tarihli talep artırım dilekçesi de nazara alınarak, davacı vekilinin talebi doğrultusunda müteveffanın eşi .... .... için 153.875,59-TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
15.Faiz istemi yönünden 2918 sayılı yasanın 99.maddesi göz önüne alınarak, sigortaya başvuru tarihi olan 24.08.2021 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 03.09.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmiştir.
1.Davacı .... .... maddi tazminat talebinin KABULÜ ile 153.875,59-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte poliçe limitleri dahilinde olmak üzere alınarak davacıya ödenmesine,
2.Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 10.511,24-TL harçtan dava açılışında yatırılan 59,30 TL peşin harç ve 524,20-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 583,50-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.927,74-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 24.620,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 59,30-TL Peşin/nisbi Harcı, 524,20-TL Islah Harcı, 4.976,10-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.618,90TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL ücretin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
6.Artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma vasıtasyıla) yüzünde, verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 28/12/2023 Katip ....
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)