6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2022/3800 E. , 2023/15159 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2017 tarihli iddianamesi ile;
1.Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2.Sanık ... ... hakkında mağdur ...'e yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. ... 4.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2017/177 Esas, 2018/392 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Sanık ... ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri, 38 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
C. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8.
Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/27 Esas, 2019/2437 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvuruları yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2.Alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka uygun olmadığına,
3.Teşebbüs ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir.
B. Sanık ...
... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Sanık ...'un şaka amacıyla hareket ettiğine,
2.Dosyada sanığın cezalandırılmasını gerektiren somut delil bulunmadığına,
3.Kabul anlamına gelmemekle birlikte eylemin gece ve silahla işlenmediğine,
4.Teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5.Alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka uygun olmadığına,
6.Sanık azmettireni ortaya çıkardığından dolayı daha fazla oranda indirim yapılması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ...'in, ... Petrol isimli iş yeri sahibi mağdur ... (1965 doğumlu)'in yeğeni olduğu, olay tarihinde gece vakti sanıklar ... ve ...'nın birlikte ... Petrol isimli iş yerine geldikleri, mağdur ...'in petrolde bulunan lavaboya girdiği sırada arkasından sanık ...'un da lavaboya girerek üzerinde bulunan kuru sıkı tabanacayı mağdur ...'in kafasına dayadığı ve para istediği, mağdur ...'in de korkarak yaklaşık 300,00 TL parayı sanık ...'a verdiği, bu sırada sanık ...'in lavabonun dışında saklandığı, mağdur ...'in lavabodan seslenmesi üzerine abisi mağdur ... (1996 doğumlu) ile tanık H. S.'nin olay yerine geldikleri, bu kez sanık ...'un tabancayı mağdur ...'e (1996 doğumlu) doğrulttuğu ve yaklaşma dediği, uzman çavuş olarak görev yapan tanık H. S.'nin silahını çıkararak sanık ...'u etkisiz hale getirdiği, olay neticesinde sanık ...'un korkarak almış olduğu parayı mağdur ...'e geri verdiği, sanık ...'in kimseye görünmeden olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır.
2.Mağdurlar ... ve ...'in (1996 doğumlu) aşamalardaki birbirleriyle tutarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3.Sanıkların aşamalardaki savunmalarında sanık ...'in mağdurlar ile akraba olduğunu ve şaka yapmak istediklerini belirterek üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
4.Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
5.Tanık H.S.'nin, mağdurlar ... ve ...'in (1996 doğumlu) beyanlarını doğrulayan beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
6.Suçta kullanılan kuru sıkı tabancaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Adli emanet makbuzu dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda; mağdurlar ve tanık H.S.'nin kolluk ve mahkemedeki beyanları, sanıkların savcılık ve mahkemedeki savunmalarına göre, sanıkların birlikte suç işleme kararı aldıktan sonra olayın işleneceği yere gelerek gözlem yaptıkları, sanık ...'in talimat vererek sanık ...'u suç işlemesi için içeri gönderdiği, sanık ...'in de peşinden içeri girerek olaya müdahale edebilecek mesafede sanık ...'u gözlediği ve suçun işlenmesi esnasında jeneratör kısmında olayı görebilecek mesafede fiili hakimiyetinin bulunduğu, olayın tamamlanmasından sonra tanık H.S.'nin olay yerine gelmesi üzerine sanık ...'in olay yerinden kaçtığının anlaşılması karşısında; sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında müşterek fail olduğu, dolayısıyla sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken sanık ... hakkında azmettirme hükümlerinin uygulanması ve sanık ... hakkında aynı Kanun'un 38 inci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanarak cezada indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Sanıkların yağma suçuna konu eylemleri ile 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birden fazla nitelikli halin aynı anda gerçekleştiği belirlendiğinden, aynı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince Mahkemede gösterilen teşdit gerekçesi ile sanıkların teşdiden cezalandırılmalarına karar verilmesi isabetli görüldüğünden hükümlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanıkların yağma eyleminin tamamlanmasından sonra, uzman çavuş olarak görev yapan tanık H. S.'nin silahını çıkararak sanık ...'u etkisiz hale getirdiği, olay neticesinde sanık ...'un korkarak almış olduğu parayı mağdur ...'e geri verdiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında teşebbüs ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi isabetli görüldüğünden hükümlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/27 Esas, 2019/2437 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.