4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2011/15184 E. , 2011/20002 K.
"İçtihat Metni"
Suç üstlenme suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı TCK.nun 270,62,50/1 -a,52/2. maddeleri gereğince 500,00 TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, ...
2.Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen, 30.10.2007 günlü karar aleyhine, Adalet Bakanlığının 15.06.2011 gün 34297 sayılı kanun yararına bozma isteğini içeren, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2011 gün ve 233652 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü :
İstem yazısında "Suç üstlenme suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 270, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ...
2.Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2007 tarihli ve 2005/310 esas, 2007/463 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; suç tarihinin 23/05/2004 olduğu somut olayda, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesine nazaran ve mahkemenin alt hadden hüküm tesis etmiş olması karşısında sanığın eylemine uyan 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 283/1. maddesinin sanık lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5237 sayılı TCK.nun 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmekle bu tarihten önce işlenen suçlar açısından anılan Yasanın zaman bakımından uygulama başlıklı 7.maddesinin 2.fıkrası hükmü uyarınca failin lehine olan yasanın saptanması gerekmektedir. Lehe yasanın belirlenmesinde izlenecek yöntem ve uygulamanın nasıl yapılacağı 5252 sayılı Yürürlük ve Uygulama Yasasının 9/3.maddesinde "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." biçimindeki hüküm ile açıklığa kavuşturulmuştur. Yargıtay İBK.nun 23.2.1938 tarih ve 1938/23-9, YCGK.nun 14.10.1985 tarih ve 1985/194-525, 25.5.1999 tarih ve 1999/133-142, 23.12.2003 tarih ve 2003/270-290, 30.3.2004 tarih ve 2004/46-78, 20.9.2005 tarih ve 2005/99-103, 27.12.2005 tarih ve 2005/162-173 sayılı kararlarında da lehe yasa belirlenirken gözetilecek ilkeler ve ölçütler gösterilmiştir. Anılan kararlardan sonuncusunda, "… sabit kabul edilen olaya her iki yasanın ilgili tüm hükümleri birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirir” denilmektedir. İncelenen somut olayda, karşılaştırma, belirtilen ilkelere uyulmadan ve denetime olanak vermeyecek biçimde yapılmıştır. Sanığın sabit kabul edilen eylemi, mağdurun bıçakla yaralanması suçunu üstlenmektir.Doğru sonuca ulaşabilmek için anılan eyleme 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili hükümlerinin birbiriyle karıştırılmaksızın uygulanması gerekir. Her iki yasa yönünden ceza uygulamasını sanık yararına, alt sınırlardan uzaklaşmadan somutlaştırdığımızda aşağıdaki sonuçlara ulaşılacaktır.
A)765 sayılı TCK'a göre: Sanığın (TCK.nun 283/1 maddesi gereğince 7 gün hapis, 59.maddesi gereğince 5 gün hapis,647 sayılı Yasanın 4. mad. gereğince özgürlüğü bağlayıcı cezanın günlüğü takdiren 11,00 TL.den 55,00 TL. adli para cezasına çevrilmesine) sonuç olarak, 55,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, ./.. B)5237 sayılı TCK'a göre ise; Sanığın (TCK.nun 270/1 maddesi gereğince 1 ay hapis,62 maddesi gereğince 25 gün hapis,50/la maddeleri gereğince de cezanın günlüğü 20,00 TL den 500 TL) sonuç olarak 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar vermek gerekecektir. Elde edilen sonuç cezaları karşılaştırıldığında, 765 sayılı TCK.nun failin lehine olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemenin saptaması hukuka aykırıdır
Açıklanan nedenlerle, istem yazısındaki düşünce yerinde görüldüğünden, suç uydurma suçundan sanık ... hakkında ...
2.Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen, 30.10.2007 gün ve 2005/310-2007/463 sayılı kararın, CYY.nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK.nun 309/4.maddesine göre, karardaki hukuka aykırılık daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle; lehine olduğu saptanan 765 sayılı TCY.nın 283/1 maddesi gereğince 7 gün hapis, 59.maddesi gereğince 5 gün hapis, 647 sayılı Yasanın 4. mad. gereğince özgürlüğü bağlayıcı cezanın günlüğü takdiren 11,00 TL.den 55,00 TL. adli para cezasına çevrilmesine, sonuç olarak, 55,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 01/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.