3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacının Bakırköy .... Noterliği'nin 01.02.2018 tarihli ... Yevmiye Numaralı sırasına kaydedilmiş anasözleşme ile dava konusu şirketi kurduğunu,, Silivri .... Noteri huzurunda 06.06.2018 tarihinde şirketteki tüm paylarını davalı ...'e devrettiğini, devir sözleşmesinde açık hüküm bulunmasına rağmen davalının devri ilgili kurumlar nezdinde tescil ve ilan ettirmediğini, söz konusu devrin üzerinden beş yıldan uzun zaman geçtiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı bu hareketi dolayısıyla, müvekkilinin her ne kadar paylarını devretmiş olsa da bu hususun noterlik dışında resmi makamlar önünde tamamlanmadığını, müvekkilinin kendisinin hala daha şirket paylarının sahibiymişçesine vergi mükellefi kabul edildiğini, müvekkilin BAĞ-KUR prim borçları biriktiğini, beş yıldır müvekkil ne bir şirket sahibi gibi iş yapmış ne de ticaret hayatında benzeri bir faaliyet yürüttüğünü, karşı tarafın sözleşmeye aykırı hareketinden kaynaklı tazmin taleplerimizi saklı tutmakla, eldeki davayı ikame etme gereği doğduğunu, sonuç olarak davamızın kabulüne, ekteki evrak doğrultusunda müvekkilin dava konusu şirketteki paylarını 06.06.2018 tarihinde devrettiğine, söz konusu şirketteki payların 06.06.2018 tarihi itibariyle davalı ... adına tesciline, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Huzurda görülen dava, limited şirket hisse devrinin tespiti ve hisse devrinin ticaret siciline tescil talebine ilişkindir.
Limited ortaklıkta payın devri TTK m 595’de düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, pay devri, sözleşmesinin yazılı ve imzası noterden tasdikli şekilde yapılması, payın devrinin ortaklığa bildirimi ve genel kurulun onayı ile gerçekleşir. Genel kurulun devre onayı açık ve örtülü şekilde olabilir. Açık onay genel kurulun toplanarak, açıkça devri onaylaması suretiyle olur. Buna karşın TTK 595/VII’de kanun koyucu örtülü olarak onay anlamına gelen bir faraziyeye işaret etmiştir. Buna göre, başvurudan itibaren üç ay içerisinde genel kurul reddetmediği takdirde, onay vermiş sayılır. Böylece 3 aylık sürenin geçmesiyle, bu sürenin sonu itibarıyla pay da devralana geçmiş olur ve ortaklık hak ve yükümlülükleri de devralan tarafından ihtisap edilir. Ayrıca devre onay genel kurulun devredilemez yetkileri arasında yer almaktadır(TTK m 616/1-9). (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/428, K. 2022/2613 sayılı kararı)
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında imzalanan Silivri .... Noterliği'nin 06/06/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile davacının dava dışı şirkette yer alan payını davalı ...'e devrettiği; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre ise söz konusu pay devir sözleşmesinin tescil ve ilan edilmediği anlaşılmıştır.
TTK'nın 595/1. maddesi uyarınca, limited şirket hisse devrine dair sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onanması geçerlilik şartıdır. Somut olayda bu koşulun gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Ancak limited şirketlerde, hisse devrinin hüküm ifade edebilmesi için hisse devrinin hisse devrinin yapıldığı şirkete bildirilmesi ve pay defterine kaydı gerekmekte olup pay devrinin şirkete bildirildiğine dair şekil şartının yerine getirilmemesi durumunda zamansız açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/4053, K. 2019/1088) Her ne kadar davacı tarafından pay devir sözleşmesinin tarafı olan ... aleyhine dava açılmış ise de pay devrinin tespitine ilişkin davanın pay devri yapılan şirket aleyhine açılması gerektiğinden davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacının davalı ... hakkında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2.Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.000,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 16/10/2023 Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim ... ☪e-imzalıdır.☪