1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/05/2015 tarihinde, İzmir Alsancak...nda meydana gelen yaralamalı trafik kazasında, davalılardan ... sevk ve idaresinde bulunan...plakalı aracı ile müvekkilinin içinde bulunduğu ve davalılardan ...nin kullandığı ... plakalı aracın ... önünde çarpıştığın, trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi ...esas sayılı dosyasında mevcut İzmir Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen 11/05/2015 tarih ve ... sayılı Kaza Tespit Tutanağının tüm olayları gözler önüne serdiğini, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim edilen raporda müvekkilinin kaza sonucu yaralanmasına ilişkin ayrıntıları gösterdiğini, Dokuz Eylül Üniversitesinin raporuna göre müvekkili ...'ün dava konusu trafik kazası nedeniyle çalışma gücünü sürekli olarak %12 oranında kaybettiğini, İzmir ... ASCM'nin ... Esas sayılı dosyasında mevcut bilirkişi raporunda davalılardan ...nin kazanın oluşumunda tali kusurlu, ...n da asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, müvekkilimi ...'ün ise kusursuz olduğunun ortaya çıktığını, ...'ün garsonluk yaparak hayatını kazandığını ve tedavisi sürecince mesleğini icra edememiş ve tam gelir kaybına uğradığını, maluliyet nedeniyle de sürekli malul hale gelmiş, ekonomik geleceğinin sarsıldığını, ... plakalı aracın ... Sigorta ...Nolu poliçe ile sigortalı olup söz konusu sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın da ... Sigorta ... Nolu poliçe ile sigortalı olup söz konusu sigorta şirketine 22/03/2016 Tarihinde başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, Davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin kaza nedeniyle yaşadığı manevi acı, zorluk ve üzüntü için 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...den ve ayrıca araç sahipleri olan ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın mesnetsiz ve haksız olması sebebiyle itiraz ettiklerini, konu ile ilgili ayrıca İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. sayılı davasının temyiz aşamasında olduğunu ve kararın henüz kesinleşmediğini, dosyada bilirkişi incelemesi yapılarak hata ve kusur oranı tespit edilmesi gerektiğini, olay günü müvekkili ... yasal hız sınırları içerisinde aracını kullanmaktayken diğer davalı...n de dahili ile kaza meydana geldiğini, müvekkilinin kaza anında hızını azaltmadığı iddiasının asılsız olduğunu, mahalinde keşif yapıldığı taktirde haklılıklarının ortaya konulacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde çift taraflı trafik kazası meydana geldiği, her iki araç sürücünde de kusur bulunduğu genel olarak belirtilmiş ise de gerçekleşen kazada kusur durumunun net olarak tespiti için somut vakıanın daha ayrıntılı açıklanması gerektiğini,... plakalı aracın sürücüsü olan davalı ... İzmir ... ASCM'nin ... E sayılı dosyasında verdiği ifadesinin esasen kazada kusurun kimde olduğunu ortaya çıkardığını, trafik kazasında ilk geçiş hakkına sahip ve kendi istikametinde seyir halinde olan ... plakalı araç sürücüsü davalı...nin herhangi bir kusurunun bulunmadığının açık olduğunu, ceza yargılaması sırasında bilirkişi raporunda trafik kazasında ağırlıklı olarak asli düzeyde kusurlu olanın...Tali düzeyde kusurlu olanın... olduğu tespit edilmiş ise de tali kusura ilişkin hatalı bu kanaatin temyiz incelemesi sırasında düzeltilmesinin mümkün olduğunu, ceza dosyasının kesin hükümle sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davacının meslekte kazanma gücünün % 12 oranında kaybettiği iddia edilmiş ise de buna ilişkin raporun kabulünün mümkün olmadığını, davadan önce tazminat talebi başvurusu dolayısıyla davacı tarafa toplam 57.365,00 TL maluliyet tazminatı ödendiğinin belirtildiğini, daha sonra verilen beyan dilekçesinde ise ibraname ve sulh anlaşması gereğince davadan ve fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinden feragat edildiğinin açıklandığını, ibraname ve sulh anlaşması başlıklı belgede maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin toplam 34.500,00 TL tutarında ödeme yapıldığı ve dava konusu kaza ile ilgili sigorta şirketinin araç işleteni ve sürücüsünün ibra edilerek her türlü maddi ve manevi tazminat taleplerinden feragat edildiğinin görüldüğünü bildirerek ibraname ve sulh anlaşması gereğince davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacılar tarafından işbu dava açılmadan önce müvekkili şirkete yapılan poliçeden kaynaklı tazminat talebi dolayısıyla, davacı ...'e 01/07/2016 tarihinde 57.365,00-TL maluliyet tazminatı ödendiğini, müvekkilinizin sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkili aleyhine tazminata karar verildiğinde yasal faiz oranı dikkate alınarak güncellenmiş tazminat tutarının hesaplanan tazminattan tenzil edilerek ödenebilir ek tazminat farkının hesaplanmasını talep ettiklerini, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araç sürücüsünün dava konusu maluliyetin oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada tarafların, maluliyetin meydana gelmesinde etkili olan kusur oranlarının tespit edilmesi gerekmektiğini, davacının maluiyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevki ile kaza ile illiyeti bulunan maluliyete ilişkin rapor alınmasını, dava konusu olayda kusur dağılımı ve davacının maluliyet durumu tespit edildikten sonra, maddi tazminat taleplerinin netleştirilebilmesi için aktüer bilirkişiden aktüer raporu alınmasını talep ettiklerini, açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın gerçekleştirilen ödeme nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğu sona erdiğinden haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ... E., ...
K. Sayılı ilamında;
"Somut olayda; davacı vekili davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin trafik kazası sonucu yaralanarak maluliyet zararına uğradığını ileri sürerek davacının yolcu olarak bulunduğu araç maliki ve sürücüsünden, karşı aracın maliki ve sürücüsünden ve her iki aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden maluliyet tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Her iki tarafın kabulünde olduğu üzere, davadan sonra davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 01.07.2016 tarihinde 57.365,00 TL maluliyet tazminatı ödendiği, yine davadan sonra davalı sigorta şirketi ile davacı vekili arasında düzenlenen 05.10.2016 tarihinde ibraname ve sulh anlaşması ile 15.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminat ve vekalet ücreti ile faiz ve yargılama giderine ilişkin toplam 34.500,00 TL yönünden ibraname ve sulh anlaşması yapıldığı, söz konusu anlaşmada ... Sigorta Şirketinin belirtilen bedeli ödemekle poliçedeki tüm taahhütlerini tamamen yerine getirdiğinden sigorta şirketi, araç işleteni ve araç sürücüsünün 11.05.2015 tarihinde gerçekleşen mahkemedeki işbu dosyasında dava konusu trafik kazası ile ilgili her türlü maddi ve manevi tazminattan dolayı poliçe teminatına kadar borç, yükümlülük, faiz ve taahhütlerinden ibra edilerek feragat edildiğinin belirtildiği, ibranamede belirtilen 34.500,00 TL'nin davacı tarafa ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde ibraz edilen ve hasar dosyası içinde de bulunan İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesince düzenlenen 29.01.2016 tarihli raporda davacının meslekte kazanma gücünü % 12,1 oranında kaybettiği bildirilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 05.10.2016 tarihli ibraname tarihinden sonra Ege üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen 07.12.2017 tarihli raporda ise davacının meslekte kazanma gücünde kaybı olmadığı belirtilmiştir. Anılan bu ibraname, davacının maluliyet oranının yani zararının belirlenmesi için mahkemece maluliyet raporu ve aktüerya bilirkişi raporu alınmadan önce verilmiş olmakla, davacının maluliyet oranı ve hak edeceği tazminatı belirlemeden önceden verdiği bu ibranamenin henüz belirli hale gelmemiş alacağa ilişkin olduğu açıktır. Davacı vekili, cevaba cevap dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde, ödenen miktarların yetersiz olup davacının zararını karşılamadığını, ibranamenin makbuz hükmünde olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, KTK'nın 111/2. maddesi gereğince ödeme tarihindeki verilere göre ödenen miktar ile ödenmesi gereken miktar arasında aşırı fark bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek KTK'nın 111/2. maddesi kapsamında ibranameden dönme ve ibranamenin iptali iradesini ortaya koyduğundan ibranamede belirtilen sulh ve feragata hukuki bir değer izafe edilmesi ve ibranamenin davacı tarafı bağladığını kabul etmek mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Dairesinden kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmasından sonra, aktüer bilirkişi incelemesi yaptırılması ile davalı tarafından yapılan ödemelerin, ödeme tarihlerindeki verilere göre yeterli olup olmadığı tespit edilip yetersiz ise daha sonra güncel verilere göre hazırlanacak rapor tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ödemelerin güncellenerek toplam tazminattan mahsubu ile bakiye tazminat miktarı hesaplattırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın esasına etkili deliller toplanmadan yazılı şekilde dava açıldıktan sonra verilen ibranamenin davacı tarafı bağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf itirazları haklı bulunmuştur. Nitekim Yargıtay... HD'nin ... K içtihatları da bu doğrultudadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir." Mahkememiz ...Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar vermiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 16/05/2016 Tarihli ve ... Sayılı Raporunda; Davalı ...’ın asli derecede kusurlu, davalı ...nin tali derecede kusurlu olduğu beyan edilmiştir.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulunun... sayılı ve 07/12/2017 Tarihli Raporunda; Olay tarihinde garson olarak çalıştığını beyan eden 26.06.1999 doğumlu ...'de davaya konu 11.05.2015 tarihli trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen yaralanma ilgili yönetmeliğe göre, Meslekte Kazanma Gücü Azalma Oranına etki edebilecek kalıcı bir arızaya yol açmadığından şahsın maluliyetine neden olmadığı tıbbi iyileşme süresinin 3 ay olduğu beyan edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'nin 21/06/2022 Tarihli ve ... Sayılı Raporunda; Davacı ...’ün 11/05/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 03/08/2013 tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. 6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.
Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir, Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacının kaza tarihi itibarıyla reşit olmadığı, maluliyet hususunda kaza tarihi itibarıyla hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, kaza tarihinde yaşı itibarıyla davacının geçici maluliyetinden bahsedilemeyeceği, bu haliyle kaza sebebiyle davacının maddi ve manevi olarak zarar uğramamış olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.)Davanın REDDİNE,
2.)Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcının 290,32 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 20,47 TL nin karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE,
3.)Mahkememiz dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
4.)Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara VERİLMESİNE, (maddi tazminat yönünden)
5.)Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara VERİLMESİNE, (manevi tazminat yönünden)
6.)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)