Esas No
E. 2013/17635
Karar No
K. 2013/23320
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2013/17635 E.  ,  2013/23320 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza (... 16. Asliye Ceza)

... İstasyon Amirliği ekiplerince düzenlenen 14/02/2012 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının iptali ve yeniden kusur oranının belirlenmesi talebinin Sulh Ceza Mahkemesinin görevleri arasında olmadığından bahisle reddine dair Kartal 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/04/2012 tarihli ve 2012/421 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin (...

16.Asliye Ceza) 28/05/2012 tarihli ve 2012/285 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Uyuşmazlık Mahkemesinin maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının iptaline karşı yapılan itirazlara bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi ile ilgili olarak benzer bir olay hakkında vermiş olduğu 01/02/2010 tarihli ve 2009/150 esas, 2010/10 sayılı kararında belirtildiği üzere, maddi hasarlı tespit tutanağı, kazaya karışan taraflar arasında çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların çözümüne esas olacak ve trafik zabıtasınca düzenlenecek bir belge olup, idari işlem niteliği de bulunmayan bu belgenin adli yargı yerlerinde çözümü sırasında o mahkemelerce değerlendirilecek olduğundan, maddi hasarlı tespit tutanağına itirazen açılan ve idari yargı yerinde görülmesi olanağı bulunmayan davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu nazara alındığında; başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 14/09/2012 gün ve B.03.0.CIG.0.00.00.04-105-34-7330-2012/14599/52329 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2012 gün ve 2012/245266 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Kanun yararına bozma istemine konu uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, ... İstasyon Amirliği ekiplerince düzenlenen 14.02.2012 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının iptali ve yeniden kusur oranının belirlenmesine yönelik davada, Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olup olmadığının çözümlenmesi noktasında toplanmaktadır.

Talepte bulunanlar vekili, talep dilekçesine ek olarak,

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü tarafından verildiği anlaşılan, 01.02.2010 tarihli ve 2009/150, 2010/10 sayılı kararını ibraz etmiş, söz konusu kararda, maddi hasarlı trafik kazasının iptali isteminin adli yargının görevli olduğunun belirtildiği için, sulh ceza mahkemesinin talebin reddine ilişkin kararına itiraz etmiştir. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un "Kararlar arasındaki çelişmelerin giderilmesi" başlıklı 30. Maddesi "Uyuşmazlık Mahkemesi Bölümlerinin kararları arasındaki çelişmeler, Genel Kurulca verilecek ilke kararları ile giderilir… Görev konusundaki ilke kararları;

Uyuşmazlık Mahkemesini ve bütün yargı mercilerini, hüküm uyuşmazlıkları dolayısıyla verilecek esasa ilişkin ilke kararları ise yalnız Uyuşmazlık Mahkemesini bağlar." hükmünü taşımaktadır.

Bu hükme göre, Uyuşmazlık Mahkemesinin kendisi dahil tüm yargı mercilerini bağlayıcı nitelikteki kararları, sadece, bölümler arasındaki çelişmelerle ilgili olarak Genel Kurul'un vereceği görev konusuna ilişkin ilke kararlarıdır. Bunun dışındaki kararlar, sözü edilen türden bir bağlayıcılık taşımamaktadır.

Yukarıda değinilen ve talepte bulunanlar vekilinin ibraz ettiği kararın, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümüne ait olması nedeniyle, tüm yargı mercilerini bağlayıcılık niteliğine sahip bulunmadığı kuşkudan uzaktır. O halde, somut olayda, Dairemizce bu karar çerçevesinde değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.

Sulh Ceza Mahkemelerinin görevi, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemede, “Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezaları ve bunlara bağlı adli para cezaları ile bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezalarına ve güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanması, sulh ceza mahkemelerinin görevi içindedir.” Buna göre, sulh ceza mahkemelerinin görevi, başta 5237 sayılı TCK olmak üzere diğer ceza kanunlarındaki iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezaları ve bunlara bağlı adli para cezaları ile bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezalarına ve güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasıdır.

Bundan başka, sulh ceza mahkemeleri özel kanunlarda kendisine verilen görevleri de yerine getirecektir. Örneğin; 5326 sayılı Kabahatler Kanununda, idari merciilerce verilen idari para cezası ve idari tedbirlere karşı, ilgilerce sulh ceza mahkemelerine başvurulacağı öngörülmüş, adı geçen Kanunun “Yaptırım Türleri” başlıklı 16. maddesinin 2. fıkrasında, idari para cezalarının yanı sıra, idari tedbirlerin çerçevesi çizilerek “İdari tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir.” denilmiştir. Böylece, sulh ceza mahkemelerinin, ilgili kanunlarda yer alan diğer idari tedbirler konusunda da başvuru yeri olduğu düzenlenmiş olmaktadır. Somut olayda ise, maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağının iptali istemiyle Sulh Ceza Mahkemesinden talepte bulunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Trafik kazalarına el koyma ve bilirkişilik" başlığını taşıyan 83. maddesinde; "Trafik kazalarına;

a)Adli yönden gereği yapılmak üzere mahalli genel zabıtaca,

b)Kazanın oluş nedenlerini, iz ve delillerini belirleyerek trafik kaza tespit tutanağı düzenlemek üzere de trafik zabıtasınca el konulur. Trafik zabıtasının görevli olmadığı veya bulunmadığı karayollarında meydana gelen kazalarda trafik kaza tespit tutanağı mahalli genel zabıtaca düzenlenir ve bir örneği o yerin trafik zabıtasına gönderilir. Karayollarında meydana gelen ve yalnız maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarında tarafların anlaşması halinde ve fiil başka bir suç oluşturmuyorsa adli kovuşturma yapılmaz ve Türk Ceza Kanununun 565 inci maddesi hükmü uygulanmaz. Trafik kazalarında yolun trafiğe kapandığı hallerde; trafik zabıtası veya genel zabıta; iz ve delilleri kaybolmayacak şekilde işaretledikten ve gerekli işlemleri yaptıktan sonra, karayolunu trafiğe açmaya yetkilidir.

Karayolunun trafiğe kapanmasına ölümlü ve hayati tehlike yaratan yaralanmalı kazalar neden olmuş ve bu kaza can, mal ve trafik güvenliğini etkiliyor ve başka bir yoldan geçiş verilemiyorsa Cumhuriyet savcısının gecikeceğinin anlaşılması halinde, gerekli işaretlemeler yapılıp ... ve ölüler kenara alınarak durum bir tutanakla tespit edildikten sonra yol trafiğe açılır. Trafik zabıtası, usul kanunlarına göre görevlendirilirse, trafik kazalarında bilirkişilik yapar. Trafik kazaları, kaza tahkik memurluğu, bilirkişilik ve bunlarda aranacak şartlar ile diğer esaslar yönetmelikte gösterilir." denilmiştir. Yine aynı Kanunun "Bu Kanundaki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkileri" başlıklı 112. maddesinin birinci fıkrasında; "Sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması hariç olmak üzere bu Yasadaki; hafif para cezasını veya bununla birlikte hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali cezasını veya işyerlerinin kapatılması cezasını gerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılır" hükmü yer almıştır. 2918 sayılı Karayolları trafik Kanunu'na dayanılarak çıkarılmış bulunan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin, "Trafik Kazalarına EI Konulması" başlıklı 154. maddesinde; "Trafik kazalarına el konulmasında aşağıda gösterilen esas ve usuller uygulanır.

a)Trafik kazalarına;

1.Adli yönden gereği yapılmak üzere mahalli genel zabıtaca,

2.Kaza nedenlerini, iz ve delillerini belirleyecek "Kaza Tespit Tutanağı" düzenlemek üzere de trafik zabıtasınca (polis veya jandarma), el konulur. Trafik zabıtasının görev alanı dışında kalan yerler ile el koyamadığı durumlarda, trafik kaza tespit tutanağı, örneğine uygun olarak mahalli zabıta tarafından düzenlenir ve bir örneği o yerin trafik zabıtasına gönderilir.

b)Trafik kazalarında yolun trafiğe kapandığı hallerde; Trafik zabıtası ve genel zabıta; iz ve delilleri bozmayacak şekilde belirleyip işaretledikten ve gerekli tespitleri yaptıktan sonra, karayolunu trafiğe açmaya yetkilidir.

Karayolunun trafiğe kapanmasına ölümlü veya ölümle sonuçlanabilecek şekilde yaralanmalı bir kazaya neden olmuş ve bu kaza can, mal ve trafik güvenliğini etkiliyor ve başka bir yoldan geçit verilemiyor ise; cumhuriyet savcısının gecikeceğinin anlaşılması halinde, gerekli işaretleme ve tespitler yapılarak durum bir tutanakla tespit edildikten sonra yol trafiğe açılır. " denilmiş; aynı Yönetmeliğin, "Trafik Kazalarına İlişkin İşlemler" başlıklı 156. maddesinde de, "Trafik kazaları ile ilgili olarak yapılacak işlemlerde aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır.

a)Trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmesi

1.Örneğine uygun olarak; kaza yerinin durumu, iz ve deliller, kazaya karışan sürücüler, varsa ölü veya yaralılar, hasar veya zarar, gün ve saat ile gerekli görülen diğer hususlar belirtilmek üzere düzenlenir ve olay yerinin durumu bir krokide gösterilir. Tutanağa kazazedelerin olay yerindeki ölüm veya yaralanma durumu işlenir. Trafik Kazası Tespit Tutanağı; soruşturma evrakına eklenmek, dosyasında saklanmak ve sayısına göre taraflara verilmek üzere yeter sayıda düzenlenir. Trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmesi ile tutanakta yer alan bilgilerin bir veri tabanında toplanmasına ve bu bilgilerin ilgili taraflarla paylaşımına ilişkin usul ve esaslar Emniyet Genel Müdürlüğünce belirlenir.

2.Trafik kazası tespit tutanağı düzenlemeye 154 üncü maddenin (a) bendi gereğince trafik zabıtası ve genel zabıtanın görevli personeli yetkilidir. Tutanaklar en az iki görevli tarafından düzenlenir. Hafif yaralanmalı veya hasarlı kazalarda tek görevli tarafından rapor şeklinde de düzenlenebilir. Ancak, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait araçların karıştığı trafik kazalarında bir askeri temsilcinin bulundurulması mecburidir.

3.Tutanak düzenleyenler, tutanakta taraflar için kusur oranı belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini belirtirler.

4.Karayolu üzerinde ölüm veya yaralanma ile sonuçlanıp, olay yerindeki iz ve delillerin tespit ve değerlendirilmesi sonucunda trafik kazası olduğu anlaşılan durumlarda; kazaya karışan taraf veya unsurlardan birinin, birkaçının ya da tamamının olay yerinden ayrılmış olması halinde de trafik kazası tespit tutanağı düzenlenir.

5.Önceden meydana gelmiş veya olay yerinden kaldırılmış araçların karıştığı ve yalnız maddi hasarla sonuçlanan kazalar için trafik zabıtası ve genel kollukça hasar tespitine dair kazaya karışanlara verilmek üzere tutanak veya rapor düzenlenmez. Bu durumlarda hasar tespitleri ilgililerin sigortalarına veya yetkili mahkemelere başvurmaları suretiyle yapılır. Ancak; Can, mal ve trafik güvenliğini etkileyen veya yolun trafiğe kapandığı maddi hasarlı trafik kazalarında, kazaya karışanların kazanın oluşuna göre iz ve delilleri işaretleyerek, mümkün olduğu takdirde olay yerinin fotoğraflarını çekerek araçlarını en yakın ve uygun yerlere çekmeleri,

Karayolu üzerinde birden fazla sayıda aracın karıştığı sadece maddi hasarla sonuçlanan ve tarafların bu Yönetmelik çerçevesinde Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlemediği trafik kazalarında; taraflara ait araçlardan en az birinin olay yerinde bulunması ve olay yerindeki iz ve delillerden kazanın oluşumu ile o yerde meydana geldiğine kanaat getirilmesi, hallerinde görevlilerce trafik kazası tespit tutanağı düzenlenir.(...)" denilmiştir.

Bu düzenlemelere göre, maddi hasarlı kaza tespit tutanağı, kazaya karışan taraflar arasında çıkabilecek cezai ve hukuki uyuşmazlıkların çözümüne esas olacak ve trafik zabıtasınca düzenlenecek bir belgedir. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10. maddesi çerçevesinde, Sulh Ceza Mahkemesine görev yükleyen “Diğer Kanun” niteliğindeki 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile bu Kanuna göre çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinde, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının iptali için Sulh Ceza Mahkemesine başvurulacağı yönünde hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun “İdari Yaptırımlar” başlıklı 16. maddesinde yer alan idari para cezası ile idari yaptırımlar kapsamına da girmemektedir. Esasen; maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmesi ile, ilgililerin iptali için başvuruda bulunabileceği, bir idari yaptırım veya tedbir niteliğinde bulunmayan durum (ve/veya delil) tespitinden ibarettir. Özel Kanunlarla çözümü, Sulh ceza mahkemelerine bırakılmış, idari yaptırım veya tedbir niteliği de bulunmayan bu belgenin, adli veya idari yargı yerlerinde çözümlenecek uyuşmazlıkların görülmesi sırasında, o mahkemelerce değerlendirilecek bir tutanak olduğundan, maddi hasarlı kaza tespit tutanağına yönelik davanın iptali isteminin, bu açıdan da Sulh Ceza Mahkemesinde görülmesi olanağı bulunmamaktadır. Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, ileride görülecek uyuşmazlıklarda, bir idari işleme veya adli yargının görev alanına giren konularda bir mahkeme kararına konu edildiği takdirde, ilgililerce idari işlem veya adli merciilerce verilen kararın kanun yolu incelemesinde, itirazların ileri sürülebileceği belge olduğundan ve maddi hasarlı trafik kazasının iptali ve kusur oranının yeniden belirlenmesi talebinin Sulh Ceza Mahkemesinin görevleri arasında bulunmadığından, talebin reddine dair Kartal 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/04/2012 tarihli ve 2012/421 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2012 tarihli ve 2012/285 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog