Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/860
Karar No
K. 2022/860
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/860 Esas - 2023/713

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/860
KARAR NO: 2023/713
DAVACI: ... - ..
VEKİLİ: Av. ....-
DAVALI: 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ....... -
DAVALILAR: 2- ... - .. Vatan Mah. 5.Vakıf Sk. No:4 İç Kapı No:1 Yıldırım/ BURSA
3- ... - ..... Vatan Mah. 5.Vakıf Sk. No: 4 İç Kapı No:1 Yıldırım/ BURSA
VEKİLİ: Av. ......- Uluyol Kıbrıs Şehitleri Cad. Bilgi İş Merkezi K:2 No:49 Osmangazi/ BURSA
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 03/12/2015
KARAR TARİHİ: 30/05/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 29/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29/07/2015 günü Kazım karabekir Mh.Sevinç Caddesinde yolun sağından bisikletle giderken davalılardan ... adına kayıtlı davalı ... Sigorta AŞ tarafından 8567976 poliçe numarası ile sigortalanan ... plakalı davalı ... kontrolündeki aracın davacı müvekkiline arkadan çarptığını, çarpma neticesinde davacı müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle davacı müvekkilinin sağ kaburgası ve sağ kolunun kırıldığını ayrıca hayati tehlike geçirerek ameliyat olduğunu, Sağ kolunu tutan köprücük kemiğinin parçalandığını, davacı müvekkilinin Çekirge Devlet Hastanesinde ameliyat olduğunu, ameliyat sonrasında sağ kaburgalarına ve köprücük kemiğine platin takıldığını, ayrıca akciğerinden ameliyat olduğunu, davacı müvekkilinin tedavi evraklarının Çekirge Devlet Hastanesinde olduğunu, Kazanın oluşumunda tüm kusurun davalı tarafta olduğunu, davacı müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı olan müvekkilinin kaza geçirmeden önce İnşaat ustalığı yapmakta olduğunu günde 100,00 TL yevmiye almakta olduğunu ancak kaza sonrasında çalışma imkanının kalmadığını, ayrıca bazen götürü usulü iş aldığını ve günlük kazancının da 250,00-300,00 TL civarında olduğunu, davacının tazminatının hesaplanmasında bu gelirinin dikkate alınması gerektiğini ,Davacı müvekkilinin evli ve çocuk sahibi olduğunu, bu kaza nedeniyle çocuklarına bakamaz hale geldiğini ve bu nedenle de çok derin acılar çektiğini, ayrıca davacının psikolojisinin bozulduğunu, acısının kısmen telafi edilebilmesi için 120.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin olduğunu, Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, açıklamış oldukları nedenlerden dolayı 120,000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ait dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL geçici sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 29/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılardan müşterek ve mtlteselsilen tahsilini istediklerini, davalıların ... plakalı aracının 3. Şahıslara satışının önlenmesi için trafik kaydına tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilleri aleyhine açılmış olan davayı kabul etmediklerini, öncelikle; davacı tarafın dayanmış olduğu ve dosyaya girmiş olan tüm yazılı delil ve belge örneklerini bir örneğinin tarafımıza tebliğini aksi halde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin sair cevap haklarını saklı tuttuklarını, ayrıca dava dilekçesinde yer alan ve manevi tazminatı arttırmak amacıyla yapıldığı aşikar olan davacının iddia ve ifadelerini kabul etmediklerini, aksine davacı şahsın almış olduğu aşırı derecede alkol nedeniyle (1.807 promil) bu halde yürümenin bile zor olduğu durumda üstelik de emniyetsiz bir şekilde sürmüş olduğu bisikleti ile davalı sürücünün aracının kendisine çarpmasına neden olduğunu, kaza mahallinde özellikle çarpma anında herhangi bir fren izinin olmadığını, davacının bir anda dengesini kaybedip davalının aracının kendisine çarpmasına neden olduğunu gösterdiğini, dolayısı ile meydana gelen kazanın oluşumuna, davacının almış olduğu aşırı alkolün etkisiyle kendi kusurlu ve güvensiz sürüşünün neden olduğuna inandıklarını, bu sebeple davalılara bu konuda yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığını düşündüklerini, Trafik Polisleri tarafından tutulan ve davalı sürücüyü kusurlu gösteren tutanağı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, polisin kusur tespiti yapma yetkisinin olmadığı gibi,K.T.K.nun 52/1C maddesi gereği davalı sürücüye kusur yüklemelerinin, hukuken mümkün olmadığını, bu maddenin, birbiri ardından giden araçların izlemesi ve koruması gereken takip mesafesiyle ilgili olduğunu, davaya konu kazada araçların birbirlerini takip etmesi ya da bir biri ardından peşi sıra gitmeleri söz konusu olmadığını, aksine, kazaya karışan bisiklet, davalı sürücünün önüne bir anda çıktığını ve kazanın meydana geldiğini, yine ayrıca davacıyla ilgili, trafik polislerince, aşırı alkol nedeniyle kesilmiş olan 193306 numaralı 800 TL'sı para cezasını da davalı ...'nin ödemiş olduğunu, dolayısı ile trafik polislerinin , aşırı alkol almış olduğu halde kazaya neden olan davacıyla ilgili sadece alkol nedeniyle 800 TL ceza kesip kendisine kazayla ilgili hiç bir kusur yüklememiş olmalarının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, kazanın meydana geldiği tarihten hemen sonra gerek davalılar, gerekse de ailelerinin davacının bulunduğu hastaneye davacıyı ziyarete gittiklerini , aynı zamanda devamlı olarak herhangi bir ihtiyacı olup olmadığı konusunda kendisine maddi manevi her türlü yardımda bulunduklarını, davalı ...'nin, davacının hastanede yatmış olduğu günlerde davacının yanında gece yarısına kadar refakatçi olarak kalmak suretiyle davacıyla yakından ilgilendiğini ve sıkıntılarını haififletmeye çalıştığını, dolayısıyla kazanın oluşumunda hiç bir kusurları olmadığı halde davacıyla hep ilgilendiklerini ve davacının sağlığına yeniden kavuşması için davalıların maddi manevi çaba göstermelerine rağmen davacının , davalılara karşı açmış olduğu bu davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının para koparma isteğinden başka bir anlam taşımadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini belirtmiştır.

Davalı ... Sigorta cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 20.04.2015 ila 20.04.2016 tarihlerini kapsamak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi tahtında sigortalandığını, İşbu poliçe ile kişi başına toplam 290.000,00 TL’lik sakatlanma ve ölüm zararı teminatı sağlandığını, her koşulda müvekkil şirketin işbu limitle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin ferilerden de bu limit oranında sınırlı sorumlu olduğunu, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil kurumun zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limitleri ve ... plakalı aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, bu nedenle adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi nezdinde kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, maluliyet oranının kaza sonucu oluşan araçların kaza ile illiyetleri de tespit edilmek suretiyle belirlenmesi gerekmekte olduğunu, adli tıp kanunu’na göre, vücut fonksiyon kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı konusunda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle görevli olan adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi’nden veya adli tıp bölümü bulunan bir üniversite hastanesinden alınacak raporla işgöremezlik oranının belirlenmesi ve zararın buna göre hesaplanması gerektiği yargıtay tarafından kabul edildiğinden, bu konudaki yargıtay kararına göre denetime elverişli ve doyurucu bir rapor temin etmek üzere dosyanın ilgili kuruma gönderilmesini talep ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının maddi zararı ancak aktüeryal inceleme sonucu tespit edilebilir olduğunu, bu incelemede mütevveffanın geliri belge ile ispat edilemezse asgari ücret esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik dönemi tazminat hesabına dahil edilmemesi gerektiğini, zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları’na göre dolaylı zararlar teminat kapsamı dışında olduğunu, yapılacak hesapta bu hususun da dikkate alınması gerektiğini iş görülemeyen dönemin hesabında %100 üzerinden uygulanmamasını talep ettiklerini, bunun yanında, davacının sgk'dan geçici iş görmezlik ödeneği alıp almadığının da tespitini talep ettiklerini, zira, sgk ödediği bu ödenekleri kuruma rücu etmekte ve kurum mükerrer ödeme yapmak durumunda kaldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla manevi tazminat taleplerin teminat dışı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin müvekkil kurum yönünden reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bisiklete kask ve koruyucu elbise giyilmeden binildiği için hesaplanacak tazminattan ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, dava tarihinden önce müvekkil şirkete başvuru yapılmadığını, bu sebeple müvekkil şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, araç hususi olduğundan ve davanın temeli de haksız fiil olduğundan kabul anlamına gelmemek kaydıyla, her koşulda, alacağa yasal faiz işletilmesi hukuka uygun olacağını, bu nedenlerde davanın usul ve esasa ilişkin olarak sundukları gerekçeler dikkate alınarak reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davacıya tahmil edilmesini belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalıların sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır.

Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir. Mahkememizin 2015/1340 Esas ve 2020/356 Karar sayılı ilamının taraflarca istinaf edilmesi üzerine; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2021/1147 Esas ve 2022/874 Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırıldığı anlaşılmaktadır. İstinaf kaldırma ilamında mahkememizin kaldırma kararı öncesinde aldığı kusur raporuna ilişkin bir kaldırma gerekçesi olmadığından kaldırma kararı öncesinde aldırılan kusur raporu aynı şekilde hükme esas alınmıştır.

Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonetle seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, hızını trafik levhaları ve mahal şartlarına göre ayarlaması, önünde ve yolun sağında gitmekte olan davacı idaresindeki bisikleti farkettiğinde güvenli mesafe solundan geçerek ya da aracını zamanında durdurarak kazayı önlemesi gerektiği halde bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş olup arkadan çarpma kuralını ihlal ettiğinden kazada % 100 kusurludur.

İstinaf kaldırma ilamında maluliyet raporu ile ilgili açık istinaf başvurusu olmadığından yanlış yönetmeliğe göre rapor alınması hususu sadece eleştiri konusu yapılmış, kaldırma sebebi yapılmamıştır. Bu bağlamda aynı maluliyet raporu mahkememizce hükme esas alınmıştır. Bu rapora göre davacının 3 ay geçici iş göremezliğinin ve % 10,1 sürekli iş göremezliğinin olduğu tespit edilmiştir. Davacının UYAP'tan alınan hizmet dökümü fiziken dosyamız arasına alınmış ve davacının kaza tarihinde aldığı ücret belirlenmiştir.

Davacı vekilinin kaldırma ilamı öncesinde 15. celse verdiği beyanlarına karşı 15. celse zaptı eklenerek varsa beyanlarını sunmak üzere davalılara 2 hafta süre verilmiş ve istinaf kaldırma ilamında belirtilen hukuki dinlenilme hakkına ilişkin usuli eksiklik ikmal edilmiştir. Müterafik kusura ilişkin kaldırma gerekçesi gereğince, soruşturma dosyasında bulunan ve davacıya ait olduğu anlaşılan alkol ölçüm raporu Uyapa taranmıştır. Davacının kaza tarihi ve sonrasında sigortalı işçi olarak çalıştığı hizmet dökümünden anlaşılmaktadır. Bu husus ile maluliyet raporu gözetilerek ve güncel asgari ücret verileri kullanılarak; TRH 2010 yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre aktüerya raporu aldırılmıştır.

Aktüerya raporunda davacının 301.643,66 TL maddi tazminat alacağının olduğu hesaplanmıştır. Rapor istikrar bulmuş Yargıtay uygulamalarına ve istinaf kaldırma ilamına uygun olarak hazırlandığından ve davacının kaza tarihindeki vergilendirilmiş hizmet dökümünde görünen ücreti üzerinden hesaplama yapıldığından hükme esas teşkil edebilecek nitelikte kabul edilmiştir.

Soruşturma dosyasında bulunan alkol ölçüm raporunda davacının alkollü olduğu anlaşılmaktadır. Davacı kaza anında 1,80 promil alkollüdür. 1,80 promil alkol KTK'da öngörülen sınırların üzerindedir ve istikrar bulmuş Adli Tıp Uygulamalarına göre bu derece promilde güvenli araç sürüş yeteneğinin kaybolduğu kabul edilmektedir. Davacı 1,80 promil ile bisiklet ile seyir halinde iken davalı her ne kadar kendisine arkadan çarpmış ise de davacının 1,80 promil ile bisikletini güvenli şekilde süremediği ve zararın artmasında müterafik kusurunun olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Bu nedenle toplam tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Müterafik kusur sonrasında davacının toplam tazminat alacağının 241.314,92 TL olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki davada talep sonucuna bakıldığında fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davanın ikame edildiği görülmektedir. Bu durumda davanın bir kısmi dava olduğunu söylemek gerekir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/7512 Esas ve 2022/3198 Karar sayılı ilamında aynen, "Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle cismani zararın tahsili istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından; eldeki davanın, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açıldığı, 10/08/2018 tarihli 1. ıslah dilekçesi ile davacının, talebini 34.607,71 TL’ ye çıkardığı; uyuşmazlık hakem heyeti tarafından, 34.607,71 TL yönünden davanın kabulüne karar verildiği, bu karara tarafların itiraz etmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince alınan hesap raporu uyarınca davacı tarafından 2. kez ıslah dilekçesi verilerek talebin 42.308,23 TL’ye çıkarıldığı ve itiraz hakem heyetince, 2. ıslah dilekçesi kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Islah dilekçesi, her davada bir kez verilir, ikinci kez ıslah yoluna başvurulamaz.

Şu durumda, itiraz hakem heyetince, davacı tarafından ikinci kez ıslah yoluna başvurulamayacağı gözetilmeksizin, davanın hatalı şekilde belirsiz alacak davası olarak nitelendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir." şeklinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulamasının talep edildiği hallerde davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle davacının kaldırma ilamı öncesinde kaldırma ilamında da belirtildiği üzere talebini 126.366,68 TL'ye yükselttiği mahkememizce kabul edilmiş ve yapılan 20.000,00 TL'lik geçici ödeme mahsup edilerek davacı lehine 106.366,68 TL'ye hükmedilmiştir. Ancak geçici ödeme miktarı ile birlikte toplam 126.366,68 TL üzerinden karar ve ilam harcı hesaplanmış ve bakiye karar ve ilam harcı hüküm fıkrasında gösterildiği şekilde davalılara yüklenmiştir.

Davacının kararı istinaf etmesi sebebiyle davalı lehine usuli kazanılmış hakkın doğmadığı izahtan varestedir. Bu bağlamda aldırılan aktüerya raporunda güncel asgari ücret verileri kullanılmış ve mahkememiz karar tarihindeki ücret dikkate alınarak davacının tazminatı hesaplanmıştır. Toplam tazminattan müterafik kusur sebebiyle % 20 tenzilat yapılması sonrasında davacının 241.314,92 TL maddi tazminat alacağının olduğu, ikinci kez ıslah yapılamayacağından mahkememizce geçici ödeme mahsup edilmek suretiyle 106.366,68 TL'ye hükmedildiği, bu durumda davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması sebebiyle 114.948,24 TL maddi tazminat alacağı olduğu anlaşılmakla; davacının maddi tazminat talebi yönünden; fazlaya dair 114.948,24 TL maddi tazminat alacağı hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

Manevi tazminat miktarı kaldırma sebebi yapılmadığından hükmün infazında tereddüt oluşmaması adına kaldırma ilamı öncesinde hükmolunan manevi tazminata aynı şekilde hükmedilmiştir. Sigorta poliçesine bakıldığında poliçenin tanzim tarihi ve kazanın aynı yıl olduğu görülmekle; sağlık gideri teminatının kişi başına 290.000,00 TL ve ölüm ve sakatlık teminatının kişi başına 290.000,00 TL olduğu, hükmolunan maddi tazminatın poliçe limiti dahilinde olduğu anlaşılmaktadır.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;

1.Maddi tazminat talebi yönünden; davacıya yapılan 20.000,00 TL'lik geçici ödemenin mahsubu sonrasında kalan 106.366,68 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması kaydıyla, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 29/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,

2.Davacının maddi tazminat talebi yönünden; fazlaya dair 114.948,24 TL maddi tazminat alacağı hakkının saklı tutulmasına,

3.Manevi tazminat talebi yönünden; 40.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 29/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

4.Maddi tazminat yönünden hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 8.632,10 TL karar ve ilam harcından; maddi tazminat için yatırılan 3,41 TL peşin harç, 359,88 TL ıslah harcı ve 68,31 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye; 8.200,50 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına,

5.Manevi tazminat yönünden hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 2.732,40 TL karar ve ilam harcından; manevi tazminat yönünden yatırılan 409,87 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.322,53 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına,

6.Davacı tarafından maddi tazminat talepleri yönünden yatırılan; 3,41 TL peşin harç, 359,88 TL ıslah harcı ve 68,31 TL tamamlama harcı toplamı olan 431,60 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,

7.Davacı tarafından manevi tazminat talepleri yönünden yatırılan; 409,87 TL peşin harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,

8.Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvurma harcı, 45,60 TL tedbir talebi harcı, 206,30 TL keşif harcı, 1.860,00 TL bilirkişi ücreti, 100,00 TL keşif aracı ücreti, 80,00 TL tanık ücreti, 465,40 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.785,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,

9.Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

10.Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden; hüküm tarihi itibariyle AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 19.955,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,

11.Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.10 ve m.13 hükümlerine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin, davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,

12.Manevi tazminatın reddolunan kısmı yönünden davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT m.10/2 ve m.13 hükümlerine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılar ... ve ...'ye eşit olarak verilmesine,

13.HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

14.Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/05/2023 Katip ......

(e-imzalıdır)

Hakim ..

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.