Esas No
E. 2020/1954
Karar No
K. 2023/1505
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2020/1954 Esas

KARAR NO: 2023/1505

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/02/2020

NUMARASI: 2019/208 E. - 2020/100 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine, davalının itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalı ... tarafından keşide edilen ... Bankası Gaziosmanpaşa Şubesine ait; 05/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL-10/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 15/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 20/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 25/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL'lik çeklerin, davalının, dava dışı yakın akrabası olan ... ve ...'in yetkilisi bulunduğu ... Taşımacılık Ltd. Şti tarafından ciro edilmek suretiyle müvekkiline intikal ettirildiğini, yakın akraba olan davalı ve davalının dava dışı akrabası olan ..., müvekkilinin hamili bulunduğu ve davalının keşidecisi bulunduğu çeklerin tahsilini geciktirmek ve aleyhlerine kambiyo takibi yapılmasını engellemek için, söz konusu çeklerin ... Ltd. Şti'nin zimmetinde iken zayi edildiği şeklinde gerçek dışı iddia ile ilk çekin ödeme günü 05/11/2015 tarihinde İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1052 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davasının açıldığını, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce çekler hakkında ödemeden men kararı verildiğini, mahkemece verilen karar sebebiyle müvekkilinin çeklerinin vadesinde bankaya ibraz ederek tahsil etmesinin engellendiğini ve çek ibraz sürelerinin geçtikten sonra da ... Ltd. Şti tarafından davaya devam edilmediğini ve 07/03/2016 tarihinde davadan feragat edildiğini, davalı ve davalının dava dışı yakın akrabası olan ... tarafından çeklerin bankaya yasal sürelerde ibrazının engellenmesi, hakkın kötüye kullanılması suretiyle engellendiği gibi davalı ...'in, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na dava dışı diğer müvekkili ile ... ve dava dışı ... aleyhinde suç duyurusunda bulunduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı vererek soruşturma dosyası Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkili tarafından dava konusu çeklerin tahsili için çek keşidecisinin, davalı ... ve çek cirantaları dava dışı ...'in ve ... Ltd. Şti'nin aleyhine alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine sadece ... tarafından yetkisizlik itirazında bulunduğunu ve dosyanın Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesinin talep edildiğini, diğer borçluların borca itiraz etmediklerini, her iki borçlunun da borca batık olduklarından alacağın bugüne dek tahsil edilemediğini belirterek, davalının, Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yönelik haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresi içinde açılmadığını, davacı alacaklının İİK'nın 67. maddesi uyarınca 1 yıl süre içinde itirazın iptali davası açmadığı için davanın süre yönünden reddini talep ettiklerini, icra takibinin dayanağı olan çeklerin yasal süresi içinde muhatap bankaya ibra edilmediğini, ibra edilmemesi nedeni ile davacının müracaat hakkını kaybettiğini, takip dayanağı belge adi havale niteliğinde olacağından ve bu da bir borç ikrarını içermediğinden İİK'nın 68. maddesinde sayılan belgelerden de olmayacağından genel haciz yolu ile takip yapılamayacağını, davacı tarafın iş bu takip dayanağı belge ile bir ilgisinin olmadığını, dava açmada hukuki yararının olmadığını, kanunda öngörülen ibraz süreleri içerisinde, hamilin muhatap bankaya ibraz etmediği çeklerin, Yargıtay kararlarında ve doktrinde maddi hukuk açısından “adi havale” olarak nitelendirildiğini, çekin ibrazı için öngörülen sürelerin zamanaşımı değil, hak düşürücü süreler olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacının Davasının Reddine," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından keşide edilen ve kambiyo senedi borçlusu bulunduğu; ... Bankası Gaziosmanpaşa Şubesine ait; 05.11.2015 keşide tarihli 50.000,00-TL, 10.11.2015 keşide tarihli 50.000,00-TL, 15.11.2015 keşide tarihli 50.000,00-TL, 20.11.2015 keşide tarihli 50.000,00-TL ve 25.11.2015 keşide tarihli 50.000,00-TL toplam 250,000,00-TL'lık dava konusu çekler, davalının yakın akrabası olan ... ve ...'in yetkilisi bulunduğu ... Ltd. Şti. tarafından ciro edilmek suretiyle müvekkile intikal ettirildiğini, yakın akraba olan davalı ve dava dışı ... irade birliği içerisinde birlikte kötüniyetli olarak hareket eden davalı ve çekte cirosu olan yakın akrabası ...; müvekkilin hamili bulunduğu ve davalının keşidecisi/borçlusu bulunduğu çeklerin tahsilini geciktirmek, sürüncemede bırakmak ve aleyhlerine kambiyo takibi yapılmasını engellemek için sözde, sözkonusu çeklerin diğer cirantacısı ...'in yetkilisi olduğu ... Ltd.şti'nin zimmetinde iken zayi edildiği şeklinde gerçek dışı iddia ile ilk çekin ödeme günü 5.11.2015 tarihinde İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1052 Esas Sayılı dosyası tahtında çek iptali davası açılmış, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince çekler hakkında ödemeden men kararı verilmiş, mahkemece verilen ödemeden men kararı sebebiyle müvekkilimin çekleri vadesinde bankaya ibraz ederek tahsil etmesi engellenmiş ve çek ibraz süreleri geçtikten sonra da ...'in yetkilisi olduğu ... Ltd.şti. tarafından davaya devam edilmemiş ve 07.03.2016 tarihinde davadan feragat edildiğini, davalı ve dava dışı birlikte hareket ettiği ... ve ...'in yetkilisi olduğu ... Ltd.Şti. Müvekkil tarafından dava konusu çeklerin tahsili için çek keşidecisi davalı ... ve çek cirantaları dava dışı ... ve ... Ltd.şti. aleyhine alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müd'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı ... tarafından verilen itiraz dilekçesi'inin 4/d maddesinde davalı ...; çekteki imzaların eli mahsulü olmadığını ve 4/g maddesinde de; çeklerin çalındığını iddia ettiklerini, davalı ..., Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/14211 Soruşturma s_ayılı dosyasına 20.04.2016 tarihinde verdiği İfadesinde; dava konusu imzaladığı çekleri ...'e teslim ettiğini açıkça kabuli beyan ve ikrar ettiğini, davalı bizzat imazlayıp keşide ettiği ve borcuna karşılık kendi hür rızasıyla ...'e teslim ettiği dava konusu çeklerle ilgili resmi mercilere verdiği dilekçe, ifade ve beyanlarında sürekli birbiriyle tamamen zıt ve çelişkili beyan ve ifadelerde bulunduğunu, müvekkil tarafından dava konusu çeklere istinaden çeklerin keşidecisi davalı ile cirantalar ... ve ... Ltd.şti. aleyhine İstanbul ... İcra Müd'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine, çek cirantaları KAMBİYO SENEDİ BORÇLUSU CİRANTALAR ... ve ... Ltd.Şti. itiraz etmemiş ve takibin kesinleştiğini, bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap:

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/14211 soruşturma dosyasındaki ifadesinde Müşteki ... ve ...'i tanımadığını, diğer şüpheli ... in alacaklı olduğunu kendisinin iş takip dayanağı belgeler ile bir ilgisinin olmadığını, ... in tatile gittiği için iş bu takip dayanağı belgeleri kendisine erdiğini, kendisinin çekleri ciro ettiğini ası alacaklının ... olduğunu beyan ettiğini, çeklerin kimin tarafından ne amaçla verildiğini, görüşmelerden haberi olmadığını çek ile bir ilgisinin olmadığını beyan etmiştir. dava dışı ... de savcılık ifadesinde, kendisinin takip dayanağı ile bir ilgisinin olduğunu ... in bir ilişkisinin olmadığını beyan ettiğini, çek esas itibariyle bir ödeme aracı olduğu için çekte vadeden farklı olarak kısa ibraz süreleri olduğu, Bir çek keşide edildiği yerde ödenecekse on gün, keşide edildiği yerden başka yerde ödenecekse bir ay içinde muhatap bankaya ibraz edilmesi geretiği, ödeneceği yerden başka bir yerde keşide edilen çek, keşide yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmesi gerektiğini, davacı taraf ile müvekkilim arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını, zira davacı taraf da müvekkil ile aralarında hiç bir ticari ilişkinin olmadığını kabul ettiğini, müvekkil davacı tarafı tanımadığını, bu sebeplerle davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına, yargılama gideri ile mahkeme masraflarının karşı yana yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç: Dava icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Gaziosmanpaşa ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı (GOP icra dairesi ... E.sayılı) dosyasında, davacı tarafından ilamsız icra takibinin yetkisiz ( İstanbul ...İcra Dairesi ... E.) icra dairesinde borçlular ..., ...Taş. Tic. Ltd. Şti. ve ... aleyhine, 250.000,00-TL Asıl alacak, 13.664,38-TL İşlemiş faiz, 25.000,00-TL Tazminat ve 750,00-TL Komisyon olmak üzere toplam 289.414,38-TL alacağının tahsili için 23/05/2016 tarihinde takip başlatıldığı, borçlulardan davalı ...'in 26.05.2016 tarihinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, alacaklı vekilinin yetki itirazı üzerine borçlu ... yönünden dosyanın tefriki ile yetkili icra dairesine gönderilmesini talep ettiği, bilahare yetkili icra dairesinde davalıya yeni bir ödeme emri tebliğ edildiğine ve 18/08/2017 tarihinde süresi içinde borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğine göre , takibin durdurulduğu 18.08.2017 tarihinden itibaren davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. İcra takibine konu asıl alacağın dayanağını ... Bankası Gaziosmanpaşa Şubesine ait 05/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 10/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 15/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 20/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 25/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL'lik 5 adet çek olduğu, çeklerin davalı ... tarafından hamiline keşide edildiği, ilk cironun ... Ltd. Şti tarafından yapıldığı ardından ...'in ve davacının cirosu olduğu, bankaya ibraz edildiği, banka kaşesi üzerine ciromuz iptal edilmiştir kaşesi vurulduğu, karşılıksız işlemi yapılmadığı görülmektedir. Dava konusu edilen çeklerin hamiline olarak düzenlendiği, keşidecisinin davalı ... olduğu, söz konusu çeklerin süresinde bankaya ibraz edilmedikleri, kambiyo vasfını yitiren çeklerde keşideci ve yetkili hamil arasında temel ilişki bulunmadığı ancak 6102 sayılı TTK 'nın 732. maddesi gereğince " Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar." hükmü ve TTK 732/4. maddesine göre; "Hamilin keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak çekin zamanaşımı süresi dolduktan sonra (1) yıl içinde talep ve dava hakkı bulunmaktadır. İspat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir." hükmü çerçevesinde resen değerlendirme yapılması gerektiği, davalıya sebepsiz zenginleşmediğini ispat imkanı tanınarak, delillerinin değerlendirilmesi gerekirken, bu yönde inceleme ve değerlendirme yapılmadığından, eksik inceleme ile karar verildiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.

Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına kesin olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2020 tarih, 2019/208 E. 2020/100 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/11/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog