1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/7831 E. , 2023/7449 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2021/507 Esas, 2022/437 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 15.09.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2023/11043 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93768 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93768 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, hüküm tarihinden önce zamanaşımını kesen en son işlemin sanığın ilk kez savunmasının alındığı 24.12.2012 tarihi olduğu ve sanık hakkında verilen 27.01.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 26.03.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 22.07.2016 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 27.01.2015 ile 22.07.2016 tarihleri arasında (1 yıl 5 ay 25 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 22.07.2016 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, sanığın savunmasının alındığı tarih olan 24.12.2012 ile hükmün açıklandığı 15.09.2022 tarihleri arasında (9 yıl 8 ay 22 gün) 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak, sanık hakkında açılan davanın düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlenmiştir.
2.Hükümlünün katılana vurarak basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şeklinde yaraladığı anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrasının (e) bendine göre; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer." 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre ise; "Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." Buna göre hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.
3.Hükümlünün atılı suçu 07.06.2012 tarihinde işlediği, Mahkemesince 24.12.2012 tarihinde savunmasının alındığı, 27.01.2015 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 26.03.2015 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 22.07.2016 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca zamanaşımının 26.03.2015 ilâ 22.07.2016 tarihleri arasında 1 yıl 3 ay 26 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 22.07.2016 tarihinden itibaren yeniden işlediği anlaşılmakla; 24.12.2012 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 15.09.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 11.01.2022 tarihinde dolması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2021/507 Esas, 2022/437 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.