Esas No
E. 2023/1087
Karar No
K. 2023/1983
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1087 Esas

KARAR NO: 2023/1983

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/05/2023

NUMARASI: 2016/94E, 2023/418K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 27/12/2023

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacı müvekkili aleyhine davalı ... şirketi tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve ... Esas sayılı takip dosyaları ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve ... esas sayılı icra dosyaları ile ve yine davacı aleyhine davalı ... şirketi tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyaları ile takip başlatıldığını, davalı ... ie kantin işlettiği sırada tanışıklığı olduğunu, bezen kendisine hatır çeki verdiğini, ancak dava konusu çeklerdeki imzaların kendisi tarafından keşide edilmediğini, sahte imzalar kullanılarak oluşturulduğunu; söz konusu takip dosyaları sebebi ile bahsi geçen takip dosyalarındaki kişilere borcunun bulunmadığının tespiti ile haciz tehdidi altında davalı ... vekiline ödenen 41.500 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, Tarafların uzun yıllar ortak iş yaptıklarını ve bu süreçte ortak işlerin devamı için davacı ... kendisine ait çekleri kullanması için müvekkili ... verdiğini, dava dilekçesinde belirtilen okul kantini her ne kadar resmiyette müvekkili adına görünmekte ise de taraflar söz konusu kantini ortak olarak işlettiklerini, işletmenin sona ermesinin ardından uzun yıllar sonra davacının imzaların kendisine ait olmadığını iddia etmesi kötü niyetli olduğunun gösterdiğini, Yargılama konusu çeklerin bizzat davacı tarafından aralarındaki ticari ilişki gereği müvekkile verilmiş olup, yine davacının bilgisi dahilinde müvekkili tarafından ciro edilerek işletmenin alışveriş yaptığı 3. Kişilere verildiğini, aynı çek karnesindeki tüm çeklerin davacı tarafından müvekkiline verildiğini, ortak olarak işlettikleri ticari faaliyetler kapsamında kullanıldığını, diğer çekler ödenmiş olduğu için herhangi bir itirazda bulunmayan davacının, işlerinin bozulması ve çeklerin karşılıksız kalmasının ardından kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, ödenen çekler ile dava konusu çeklerdeki imzaların aynı el ürünü olduğu ve davacının kötü niyetle huzurdaki davayı başlattığının bankadan çeklerin istenmesi halinde anlaşılacağını, Davacının takibe itiraz etmediğini, 2 yılı aşkın süre içinde itiraz ya da şikayette bulunmadığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çekler üzerindeki imzalar ile ilgili olarak Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/1404 nolu dosyasından soruşturma devam ettiğini , bekletici mesele yapılmasını talep etttiklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile diğer davalının birlikte hareket etmemiş olmalarının hayatın olağan akışın aykırı olduğunu, çekler hakkında şikayetini 2016'ya bırakılmasının düşündürücü olduğunu, 2014/8230 sayılı dosyada davacının ödeme taahhüdünde bulunduğunu, 2014/11942 sayılı dosyada da ödeme taahhüdünde bulunulduğunu, bir kısım ödemeler de yapıldığını, davanın reddi gerektiğini beyan ederek kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"Ceza mahkemesi kararında katılanın söz konusu çeklerin 2014 yılında sanığa ait otelde çalıştığı esnada sanık tarafından çantasından çalındığını beyan etmesine rağmen çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki iddiası yönünden başvurusunu 2016 yılında yapmış olması ve bu husus yönünden çeklerin çalındığını fark etmediğini beyan etmiş olmasının aradan 2 yıl süre geçmiş olmasına rağmen çantasında bulunan çeklerin çalındığını fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, sanığın aşamalarda alınan istikrarlı beyanlarında katılan ile ortak olduklarını beyan etmesi, yargılama aşamasında beyanı alınan tanıkların sanık ile katılanın ortak olduklarını katılana ait çekleri birlikte kullandıklarını, katılanın bazen boş çekleri doldurması için sanığa gönderdiğini ve sanığın katılanın bilgisi dahilinde çekleri doldurduğunu beyan etmeleri, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca otrakların birbiri adına resmi belgelere imza atmalarının resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmadığının kabul edildiği, bu bilgiler doğrultusunda katılanın soyut beyanı dışında sanığın katılana ait çekleri bilgisi ve rızası dışında çantasından alıp doldurarak piyasaya verdiğine dair katılanın soyut beyanı dışında sanığın savunmalarının aksini gösterir derecede, herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla ayrıca şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetildiğinde sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine, karar verilerek açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." ayrıntılı olarak olay ela alınmış olup, ceza dosyasında yapılan tespitlerden de görüleceği üzere davacı ile davalı ...'ın birlikte hareket ettiği, ortak oldukları, davalının bilgisi dahilinde senetlerin doldurulduğu, yapılan ciro işleminin de davacı ile davalının ortak iradesi ile yapıldığı, davacının iddia ettiği gibi senedin sahte olmadığı, iki tarafın iradesi ile hazırlandığı sonrasında da diğer davalı şirkete ciro edildiği, kesinleşen mahkeme kararının mahkememiz için bağlayıcılığının bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiş, kötüniyet hususunun ispata matuf olması bu yönde ispata elverişli bir delilin sunulmaması sebebiyle davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddiNE karar verilmiştir" şeklindeki gerekçe ile neticeten"1-Açılan davanın reddine,2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:

Davacı vekili istinaf isteminde özetle; müvekkili tarafından yargılama konusu olan çeklere ilişkin davalıya açık veya zıni herhangi bir rıza gösterilmediğini, yerel mahkemenin, ceza mahkemesi kararında çelişkili ve doğruluğu tam olarak araştırılmayan tanık beyanları ile davacı müvekkilin taraflar arasındaki ortaklıktan kaynaklı bir rıza oldusunun varlığına hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ceza dosyasındaki maddi olgulara ilişkin delillerin incelenmesi gerektiğini,Davalı ... işbu dosya da ortaklığın ispatına ilişkin hiç bir delil göstermediğini,

ceza Mahkemesine de ibraz edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 tarihli ve 80/98, 19.04.2005 tarihli ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, rızanın tespit bakımından dikkate alınması gerektiğini, (Yargıtay 11.Ceza Dairesi 2015/9309 E., 2017/7688 K. Sayılı kararı)Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile yargılama konusu olan çekler altındaki imzaların müvekkile ait olmadığı kesinleştiğini, ispat yükünün imza sahteciliğin kesinleşmesinden sonra davalı tarafta olduğunu, davalı tarafın ortaklığın mevcudiyeti ve çeklerin rızaen verilmesine dair bir delil tanık göstermediğini, Müvekkili ile davalının çek keşide tarihinde ortaklığı olmadığını,

Davalı tarafından daha önce bu şekilde keşide edilip ödenen kıymetli evrak olup olmadığının davacı ve davalıdan da sorulmak suretiyle ilgili bankalar ve icra daireleri nezdinde araştırılması, Başka belgelerin de verildiğinin tespit edilmesi halinde, bunlarla ilgili olarak yapılan yargılamalar ya da icra takiplerinde imzaya itiraz edilip edilmediğinin, ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, Davalı ... tarafından çeklerin ciro yolu ile devir edildiği gerçek/tüzel kişi cirantaların adres ve kimlik bilgilerinin tespit edilerek çekin ciro aşamasının nasıl yapıldığı, çekleri ciro ederken çek hesabının ortağı olduğunu iddia ettiği katılana ait olup olmadığını söyleyip söylemediği hususunun araştırılması gerektiğini, kararının kaldırılması halinde rızanın mevcut olmadığına dair taraflar arasında ortaklık tesis edilmediğine dair tanıklar bildirileceğinden süre verilmesini talep ettiklerini, Davacı müvekkilinin , açık veya zımni rızası olmadığı hususunda tam kanaat sahibi olduğundan tanık bildirmediğini, davalının müvekkilini bir şekilde ikna edip oyaladığını, müvekkilinin bu esnada gelen icra takiplerinde işyerinde haciz yapılmaması için mecburen taahhhütte bulunduğunu, ancak davalı takipten kaynaklı borçları ödemediğinden haciz baskısı nedeni ile müvekkilinin ödeme yaptığını,Müvekkili davacı ...'ın davalı ... tarafından işletilen... kantininde 2010-2013 yılları arasında sigortalı olarak çalıştığını, davalı tarafından gayr-i resmi işletilen ... isimli otelde 6 ay sigortalı olarak çalıştığını, ceza mahkemesinde SGK kayıtlarının celp edilmediğini, Tanıkların hiç birisi yargılama konusu çeklerin ortaklığa ilişkin ticari faaliyette kullanımına bizzat şahit olmadıklarını, Tanık ... sanığın kardeşi olduğunu, tanık ... sanığın dayısı olduğunu, Tanık ... nın beyanına göre iddia edildiği gibi taraflar arasında bir ortalılık varsa bile bu ortaklık sona erdiğini çeklerin ortaklık amacı ile kullanıldığı konusunda bu tanığın da bir bilgisi olmadığını, tanık ... ifadeleri çelişkili olduğunu ceza mahkemesi kararının esas alınmasının yerinde olmadığını kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İNCELEME İzmir İcra Müdürlüğü'ne ait takip dosyasına konu senet yönünden davalı ... şirketi yönünden ikame edilen davanın tefrikine karar verilmiştir.

Dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasında; davalı şirket tarafından diğer davalı ... ile davacı aleyhine 30.07.2014 keşide tarihli ... Bankası'na ait ... seri numaralı 28.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak 31.185,58TL nin tahsili talebi ile takip başlatılmıştır.Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasına konu ... Bankası'na ait 25.000,00 TL bedelli çeke dayalı alacağın tahsili talebi ile davalı şirket tarafından davalı ve davacı aleyhine takip başlatılmıştır. Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasına konu 30.06.2014 keşide tarihli ... Bankası'na ait ... seri numaralı 25.000,00 TL bedelli çek yönünden davalı şirket tarafından davacı ve diğer davalı aleyhine takip başlatılmıştır.Alanya 4.Asliye Ceza mahkemesi'nin 2020/131, 2021/271karar sayılı , 25.03.2021 tarihli kararına ilişkin istinaf istemi Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 2021/1407 Esas, 2022/422 Karar sayılı ilamı ile reddedilerek karar kesinleşmiştir.

GEREKÇE Dava konusu, imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İLk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi HMK 355 md gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin ilkeler dikkate alınarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta davacı, çeklerdeki imzanın kendi eli ürünü olmadığını ileri sürmüş ise de davalı ... tarafından bekletici mesele yapılması talep edilen Alanya 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/131, 2021/271karar sayılı, 25.03.2021 tarihli kararı incelendiğinde; davalı ... sanık, davacının katılan olarak yer aldıkları ve mahkemece "aradan 2 yıl süre geçmiş olmasına rağmen çantasında bulunan çeklerin çalındığını fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, sanığın aşamalarda alınan istikrarlı beyanlarında katılan ile ortak olduklarını beyan etmesi, yargılama aşamasında beyanı alınan tanıkların sanık ile katılanın ortak olduklarını katılana ait çekleri birlikte kullandıklarını, katılanın bazen boş çekleri doldurması için sanığa gönderdiğini ve sanığın katılanın bilgisi dahilinde çekleri doldurduğunu beyan etmeleri, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca otrakların birbiri adına resmi belgelere imza atmalarının resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmadığının kabul edildiği, bu bilgiler doğrultusunda katılanın soyut beyanı dışında sanığın katılana ait çekleri bilgisi ve rızası dışında çantasından alıp doldurarak piyasaya verdiğine dair katılanın soyut beyanı dışında sanığın savunmalarının aksini gösterir derecede, herhangi bir delil bulunmadığı" gerekçeleri ile davalı ... hakkında beraat karar verildiği, kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 2021/1407 Esas, 2022/422 Karar sayılı ilam ıile istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği, bununla birlikte Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün .... ve ... esas sayılı dosyalarında borcu kabul edilerek ödeme taahhüdünde bulunulduğu, bir kısım ödemeler de yapıldığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince mevcut delil durumu yeterli görülerek davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85-TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.