Esas No
E. 2012/528
Karar No
K. 2013/16145
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2012/528 E.  ,  2013/16145 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hakaret, tehdit, yaralama
HÜKÜM: Beraat, mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

A-Sanık ... hakkında tehdit, Gülşah ... hakkında hakaret suçlarından verilen beraat kararlarının gerekçesine yönelik bulunmayan temyizde hukuki yararlarının bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanıklar ... ve Gülşah ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,

B-Diğer suçlara ilişkin hükümlere yönelik temyizlere gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:

1.Sanıklar Gülşah ... ve Melek Özen hakkında hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizde; Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan sanık ... müdafii ile katılan ... ve katılan sanık ... ... müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

2.Sanık ... hakkında tehdit, sanıklar Gülşah ... ve Melek Özen hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

a)Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.

Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak kanuni indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.

Somut olayda; yukarıda yapılan bu açıklamalara aykırı olarak sanık ...'ın katılan ...'e söylediği "dua et kızsın yoksa seni öldürürüm" sözlerinin objektif olarak korkutucu nitelikte olduğu gözetilmeden, tartışma ortamında fevren söylenen sözlerde kasıt unsuru oluşmadığından şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,

b)5271 sayılı CMK'nın 231/6-c maddesinde belirtilen zarar kavramının, somut ve maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması ve incelenen dosyada, sanıklara yükletilen kasten yaralama suçlarının kişilere karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması karşısında,

CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen diğer uygulama koşullarının değerlendirilmesi yerine, "katılanın zararının karşılanmadığı" biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması,

Kanuna aykırı, katılan sanık ... müdafii ve sanık ... ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog