7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----tarafından, --- tarihinde meydara gelem kazada vefat eden işçi ----- ilgili doğan peşin değerli kurum zararını rücuen tazmin etmek amacıyla -----talepli dava açıldığını, bu davanın tarafları; davacı müvekkil şirket ----- olup, daha sonra ---- ihbarı ile davaya ihbar olunan sıfatıyla ---- dahil edildiğini; ----- zararın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de anılan karar temyiz üzerine ------- sayılı dosyadan ile devam edildiğini; anılan dosyadan ---- tarihinde (davacı ıslahı)101.536,73.-TL zaranın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini; bu aşamada sehven temyiz yoluna başvurmayan davacı müvekkili şirket bakımından karar kesinleşmesi üzerine ------ ödeme yapılınak zarunda kalındığını; anıları karar termyiz Üzerine ---- tarafından tekrar bozulmuş ve yargılamaya---sayılı dosyadan ile devam edildiğini, ------ tarihinde tekrarla karar verilmiş ve bu karar ---- tarihinde kesinleştiğini; kesinleşen karar uyarınca davalıların, ---- gelirin yanı sıra gelir bağlama onay tarihi olan --- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden, ---nispi karar ve ilam harcından ve --- dava vekalet ücreti ile karar tarihi olanı----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden müştereken ve mütesefsilen sorumlu oldukları sabit hale geldiğini; Kesinleşen son karara göre kusur oranları; %10 ---- işçi, %50 --- %25 ----% 15 ---- olarak belirlendiğini; aynı icra dosyasına -----aynı icra dosyasına,--- tarihinde ----mükerrer ofarak ödeme yaptığı ancak İcra Müdürlüğü tarafından --- günü iade edildiğini; bu ödemeye ilişkin ------ açtığı rücu davasının da reddedildiğini; rücu talebinin sözlü olarak iletildiğini; olumlu sonuç çıkmaması üzerine ---- ihtarname keşide edildiğini, davalıların ödeme yapmadığını; müvekkilinin payından fazla ödeme yapması nedeniyle fazladan ödenen toplam 99.637,40 TL tutarın, 15.09.2022 ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Sigorta Şirketi vekili ----- tarihli cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki rücuen tazminat davasına konu edilen iş kazası ---- tarihinde meydana geldiğini; davanın ise ---- senesinde yani rizikonun meydana geldiği tarihten 14 sene sonra açldığını; YYK.m.1420 ve 1482 hüküm davanın zamanaşımına uğradığını; öte yandan, huzurdaki davanın bir rücuen tazminat davası olduğunu; davacı tarafından 26.12.2016tarihte yapılan ödemenin 6 yıl sonra ileri sürüldüğünü; huzurdaki davaya konu alacak ödemenin yapıldığı tarihten 2 yıl sonra zamanaşımına uğradığını; müvekkili şirketin sorumluluğu sigortasının sorumluğu ve kusur oranıyla sınırk olduğundan bahisle yerinde olmayan davanın reddini istemiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen rücuen tazminat alacağı zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı def-i ileri sürüldüğünü, davanın işin esasına girilmeksizin zamanaşımı nedeniyle reddini, davanın -----senesinde yani rizikonun meydana geldiği tarihten 14 sene sonra açıldığını, davanın bir rücuen tazminat davası olduğu ifade edildiğini, davacı tarafından ----tarihte yapılan ödemenin Müvekkili Şirket nezdindeki poliçeden tanzimi talep edildiğini, Bu açıdan da somut uyuşmazlıkdeğerlendirildiğinde huzurdaki davadaki istemin 6 yıl sonra gerçekleştirildiği görüldüğünü, Oysaki rücuen tazminat talepli davalarda zamanaşımı süresi 2 sene olduğunu, davacı tarafından ise ödemenin yapıldığı tarihten 6 yıl sonra rücuen tazminat talebinde bulunulduğunu, Huzurdaki davaya konu alacak ödemenin yapıldığı tarihten 2 yıl sonra zamanaşımına uğradığından davanın zamanaşımı nedeniyle esasa geçilmeksizin reddine karar verilmesini, Davanın öncelikli olarak zamanaşımı yönünden incelenerek esasa geçilmeksizin zamanaşımı nedeniyle reddine, Davanın tümden reddi ile vekalet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; davacının müteselsil sorumlu sıfatıyla yaptığı ödemeyi davalılardan rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığın; -----dosyasında müteselsil sorumluluk esası ile kurulan hükme istinaden davacı tarafından mahkemece daha önce verilen karara itiraz edilmediğinden icra dosyasına borcun ödendiği iddiası kapsamında ----- dosyasında alınan bilirkişi raporundaki kusur oranı dikkate alınarak davalıların sorumlu olup olmadığı sorumlu ise miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Dosyanın bilirkişiye verilerek rapor aldırılmasına, karar verilmiştir.
Bilirkişi 02/08/2023 Tarihli raporunda; davacının rücu edebileceği alacak miktarını 89.724,21 TL olduğu ödeme tarihi olan 27 Aralık 2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep hakkı bulunmakla beraber, vaki istem ve kabul biçimine nazaran talep gibi 15.09.2022 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini isteyebileceği; Davalılardan Sigorta Şirketi yönünden teminat limitinin aşılmadığının görüldüğü; rapor edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçelerde dikkate alınarak; dava dışı ----- geçirdiği iş kazasına bağlı olarak vefatı sebebiyle hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin değerinin rücusu için ----tarafından -----iş bu dosyanın davacısı -------aleyhine ---- tarihinde dava açıldığını, iki defa bozam geçirdiği, ikinci bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda---- tarihli karar --- tarafından ----tarihinde onandığı; ilk bozma sonrasında ---yılında verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmediği ve --- tarihinde icra dosyasına ödeme yaptığı, diğer davalılar tarafından temyiz edildiği, davacı tarafından huzurdaki davalılara----- yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiği ve ------ tarihinde arabuluculuğa başvuru yapıldığı anlaşılmakla;
TBK 149. Madde gereğince, ''Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.'' düzenlemesi kapsamında ödemeden itibaren zaman aşımı 2 yıldır. Sorumluların kimler olduğu bellidir.
TBK 149. Madde de alacağın muaccel olmasından bahsetmiştir. Davacı ödemekle alacağı muaccel hale gelmiştir. Diğer davalıların (müteselsil sorumluların) kusur ve sorumluluk miktarı belirlenmesi için yargılama devam ediyorsa bu ancak süresinde açılan davada bekletici mesele teşkil eder. Davacı zaman aşımı geçmeden dava açması ve mahkemece diğer davanın sonucu beklenmesi gerekirdi. Ayrıca somut olayda ceza zaman aşımı ile de bir alakası yoktur. Zira müteselsil sorumlular arasında rücu davasın da zaman aşımı uygulanmaz. Ayrıca somut olayda “rücu davası” söz konusu olduğu; bu durumun ise yasada özel olarak düzenlendiği; ---- tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun rücu isteminde zamanaşımını düzenleyen 73. maddesinde; "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar" hükmü düzenlenmiştir. Açıklanan gerekçelerle dava konusu alacak kaleminin zamanaşımına uğradığı sebebiyle; davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davanın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE,
2.Peşin alınan 1.701,56 TL harçtan, alınması gereken 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.431,71 TL harcın, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davalı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalılar yararına taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.200,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8.Tarafların yatırmış olduğu gider avansından artan tutar varsa hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde------------Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/11/2023