2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Osmangazi/ BURSA
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedarı bulunduğu davalı şirketteki hisselerinin bir kısmını 10/06/2010 tarihinde hisse devir, hissedarlar temlik sözleşmesi ile dava dışı şirket ortakları olan ..., ... ve ...'e devrettiğini, hisse devrinden önce şirketin nevinin değişerek Anonim şirkete dönüştüğünü, bu hususta ortaklar kurulu kararı alındığını ancak ortaklar kurulu toplantısı yapılmadığı halde toplantı yapılmış gibi gösterilerek müvekkilinin toplantıya davet edilmediği gibi sahte imza atılmak suretiyle toplantıya katılmış gibi gösterildiğini, şirketin nevi değiştirilerek ticaret sicilinde tescil edilerek gazetede ilan edildiğini, sahte imza içeren limited şirket ortaklar kurulu kararı ve anonim şirket ana sözleşmesinni mevzuat hükümlerine aykırı olduğu,butlanla malul olduğunu belirterek, 07/03/2011 tarih ve 2011/3 sayılı şirketi ortaklar kurulu kararının davalı şirketin ana sözleşmesinin hükümsüzlüğünün yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, şirketin 07/03/2011 tarih ve 2011/3 sayılı ortaklar kurulu kararındaki davacıya ait imzaların sahte olmayıp, ortaklar kurulu kararının hukuka uygun olduğunu, davacının genel kurul kararının ipali davası açması gerektiği halde açmadığını, davacının kötü niyetli olarak şirketin işleyişini bozmak amacıyla dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
KANITLAR:
Bilirkişi raporu, KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; A.F.E. Elektrik Üretim Ticaret Sanayi A.Ş. Ana sözleşmesindeki imzaların davacıya ait olmadığının ve sahte olduğunun tespiti ile davalı şirketin 07/03/2011 tarih ve 2011/3 sayılı şirket ortaklar kurulu kararının ve anonim şirket ana sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitine yönelik açılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bam 5. HD'nin 2019/1749 E- 2022/276 K. Sayılı ilamı ile; "...Somut olayda, hükümsüzlüğü istenen 07.03.2011 tarihli ortaklar kurulundaki davacı imzası ile anonim şirket anasözleşmesinin 1,2,3 sayfasındaki imzaların davacının eli ürünü olmadığının, anasözleşmenin 4 sayfasındaki imzanın ise eli ürünü olduğunun belirlendiği, yine Bursa 1 ATM’nin 2017/13 esas sayılı dosyasında alınan ATK raporunda, 29.06.2011, 17.08.2011, 13.08.2012 tarihli yönetim kurulu kararındaki imzaların davacının eli ürünü olmadığının, karar defterinde yer alan diğer kararlardaki imzaların ise davacının eli ürünü olduğunun açıklandığı, ancak davacının eli ürünü olduğu belirtilen yönetim kurulu kararlarının hangi kararlar olduğu rapor içeriğinden anlaşılamamıştır. Öte yandan, birleşen dava, şirket ana sözleşmesindeki davacı imzasının sahte olması nedeniyle, imzayı tasdik eden notere karşı açılmış sahtecilik davası niteliğinde olup,
HMK’nın 208/4 maddesine göre, ayrı bir dava açılarak sahtecilik iddiasının incelenmesi gerektiği, ancak davalı noterin tacir olmadığı, genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi görevli olduğu halde, birleştirme kararı verilerek, işin esası hakkında karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bu itibarla, ortaklar kurulunun yapıldığı 07.03.2011 tarihinden sonra, dava tarihinden önce, davacının bizzat katıldığı, daha önceden yapılan imza incelemeleri dışındaki, yönetim kurulu toplantılarında bulunan imzalar incelenerek, yönetim kurullarındaki hangi imzaların davacının eli ürünü olduğu belirlenerek, yine daha önceki mahkeme kararları ile eli ürünü olmadığı belirlenen genel kurul tutanak ve hazirun cetvelleri dışında, başkaca davacının bizzat katılıp imzaladığı genel kurul tutanak ve hazirun cetvelleri olup olmadığı araştırılarak, yapılacak inceleme ile elde edilecek deliller ile daha önce toplanan deliler bir bütün olarak değerlendirilip, davacının ortaklar kurulu kararı ile anasözleşmeden haberdar olup olmadığı, TMK’nın 2.maddesin aykırı olarak işbu davayı açıp açmadığı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek; yine birleşen dosya hakkında tefrik kararı verilip, görevsizlik kararı verilmesi, dosyanın sonucunun beklenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılması" gerekçesiyle kararımız kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmekle yukarıda esası belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır. Birleştirilen Mahkememizin 2017/676 esas sayılı dosyasının tefrik edilerek, yeni esasa kaydedilmiştir. Taraflar arasında Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/13, 2017/15,107/1685 esas sayılı dosyalarında davalar görülüp karara bağlanmıştır. Bu dosyalardaki gerekçeli karar örnekleri dosyamız içerisine celp edilmiştir.
Bursa 1.Asl.Tic.Mah. 2017/13 esas sayılı dosyasında aldırılan, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 12/07/2018 tarih ve 2018/20313/1767/662 sayılı raporda; davacı ... ...'ye atfen atılı basit tersimli imzalar ile ile ...'nin mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından , söz konusu imzaların mevcut imzalarına kıyasla muhtemel ...'nin eli ürünü olmadığı, inceleme konusu karar defterinde yer alan kararlarda diğer kararlarda ... adına atılı basit tersimli imzalar ile ...'nin mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar , istif , eğim, doğrultu, seyir , hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlik saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'nin eli ürünü olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafından 07/03/2011 tarihli ortaklar kurulu toplantısındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmesi nedeniyle, davacının imza örnekleri alınmış, imzalarının bulunduğu mukayese imzaları ilgili kurum ve kuruluşlardan getirtilerek, 07/03/2011 tarihli ortaklar kurulu toplantısında davacıya ait olduğu iddia edilen imzaların davacıya ait olup olmadığı yönünden grafoloji bilirkişisinden asıl ve ek rapor aldırılmıştır.
Alınan asıl ve ek bilirkişi raporlarda; inceleme konusu davalı şirketin ana sözleşmesinin 1,2,3 sayfalarındaki kurucu ortak ... adına atılı imzaların dava dosyasındaki mevcut mukayese imzalarına atfen ... eli ürünü olmadıkları, taklit imzalar oldukları ve bu imzaların kendi aralarında uyumlu aynı mürekkepli kalemle atılmış oldukları, 4.sayfasındaki imzaların atıldığı kalemden farklı mürekkepli bir kalemle atılmış olduğu ve 4.sayfadaki imzanın davacının eli ürünü olduğu bildirilmiştir.
SMM bilirkişi ... 08/03/2023 tarihli raporunda; davacının 23/08/2011 tarihli Olağanüstü Genel Kuruluna, 28/08/2012 tarihli Olağanüstü Genel Kuruluna,29/03/2013 tarihli Olağanüstü Genel Kuruluna,08/03/2014 tarihli Olağanüstü Genel Kuruluna,24/10/2016 tarihli oturumlarda asaleten imzasının bulunduğu bildirilmiştir.
BAM kararı doğrultusunda dosyanın Grafoloji bilirkişiye tevdi ile bilirkişiden hazirun cetvellerindeki imzaların davacı eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor aldırılmasıa karar verilmiş olup, aldırılan 14/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; İnceleme konusunu oluşturan; 23.08.2011, 28.08.2012 ve 24.10.2016 tarihli genel kurul toplantı tutanaklarında ... adına atılı imzalar ile ...’nin örnek imzalarının mukayesesinde; İmzalarının göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikler bakımından dosyadaki mevcut mukayese imzalara göre birbirlerine kıyasen refleks yapılanmaları ve karakteristik özellikler bakımından aynı yapı ve görünümde imzalar oldukları, başka bir ifadeyle 23.08.2011, 28.08.2012 ve 24.10.2016 tarihli genel kurul toplantı tutanaklarındaki imzaların ... tarafından atıldığı/imzalandığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememiz dosyasında ve Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/13 esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporlarından; davalı şirketin ana sözleşmesinin 1,2,3. sayfalarındaki imzaların davacı eli ürünü olmadığı, 4.sayfadaki imzanın davacı eli ürünü olduğu, 23.08.2011, 28.08.2012 ve 24.10.2016 tarihli genel kurul toplantı tutanaklarındaki imzaların eli ürünü olduğu, 29.06.2011, 17.08.2011, 13.08.2012 tarihli yönetim kurulu kararlarındaki imzanın davacı eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı şirket enerji sektöründe faaliyet göstermekte olup, şirketin Anonim şirketine dönüştürülmesi yasal zorunluluktan kaynaklandığından ve şirketin anonim şirkete dönüştürülmesi davacının aleyhine sonuçlar doğurmadığından bu kararın davacı aleyhine etkileri yoktur. Kaldı ki, iptali istenen nevi değişikliği kararı TTK 189/1-c maddesi uyarınca 3/4 oy nisabıyla alınabileceğinden ve davacının hissesinin %20 olduğu dikkate alındığında yasanın öngördüğü oy oranıyla alındığından davacı toplantıya katılmış olsaydı bile oyunun karara tesiri olmayacaktır.
Davalı şirketin nevi değişikliğine ilişkin kararı 07.03.2011 tarihli ortaklar kurulu kararıyla alınmış ve 04/05/2011 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmiştir.Davacı davasını bu ilan tarihinden yaklaşık 6 yıl sonra açmıştır. Davacı nevi değişikliğine ilişkin genel kurul kararından sonra yapılan 23.08.2011, 28.08.2012 ve 24.10.2016 tarihli genel kurul toplantılarına katılmıştır. Davacının katıldığı 3 genel kurul toplantısına ve nevi değişikliğine ilişkin kararın üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen hissedarı olduğu şirketin nevi değiştirdiğini bu kadar süre içerisinde öğrenememesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Kanaatimizce ortaklar arasındaki ilişkinin iyi olduğu dönemlerde davacı yerine imza atılmasına ses çıkarmamış, ortaklar arasında ilişki bozulunca bu durumu dava konusu yapmıştır.Bu da hakkın kötüye kullanılması olduğundan nevi değişikliğine ilişkin sözleşme ve genel kurul kararındaki imzalar davacıya ait olmasa bile davacının davasını hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde açtığından davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davanın reddine,
2.Harçlar Yasası gereğince; alınması gereken 269,85- TL harcın peşin alınan 31,40- TL den mahsubu ile 238,45- TL harcın davacıdan tahsiline,
3.Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davalı yararına ölçümlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/11/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)
Davalı gideri; 100,00 TL