Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/1090
Karar No
K. 2023/1218
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/1090
KARAR NO: 2023/1218
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - İçerenköy Mah. Topçu İbrahim Sok. Ören Sitesi A Blok No:15 D:4 Ataşehir/ İSTANBUL
DAVALILAR: 1- ... - ...

:2- ... - ... Kızılcıklı Mah. Mehmet Akif Ersoy(600) Cad. No:1B7 İç Kapı No:30 Nilüfer/ BURSA :3- ... - ... :4- ... - ... :5- ... - ... :6- ... - ...

VEKİLİ: Av. ... - Sakarya Mah. Kıbrıs Şehitleri Cad. No:22 Çatak İş Merkezi K:3 D:17 Osmangazi/ BURSA
DAVA: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ: 19/02/2016
KARAR TARİHİ: 29/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 15/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili Bursa 6.Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı müvekkili ile davalıların miras bırakanı ...'ın 1997 yılında .... Emlak İnşaat Turizm Tekstil Gıda Temizlik ve Kozmetik Sanayi Tic. Ltd. Şti.'ni iki ortak olarak kurduklarını, iki kardeşin yıllar boyu birlikte çalıştıklarını ve edinimlerin ne yapılacağına ise muris ...'ın karar verdiğini, iki kardeşin gece gündüz demeden çalıştıklarını ve tüm kazandıklarının ise muris ...'ın üzerine yapıldığını, davacı müvekkilinin ise küçük kardeş olması nedeni ile abisi olan muris ...'a her zaman güvenmiş olduğunu ve bu konuyu bir sürünceme konusu yapmadığını, davalıların murisi ...'ın aniden rahatsızlanması neticesinde vefat ettiğini, vefatından sonra müvekkilinin hakkını alamadığı gibi aynı zamanda da davalıların inkarı ile karşılaşarak bir nevi ortada bırakıldığını, miras bırakan ...'ın sahilbi olduğu taşınmazlardaki 1/2 hissesinin, davacı müvekkili ile ortak olmaları nedeniyle uzun yıllar birlikte çalışmaları ve davacı müvekkili ile davalıların miras bırakanın kardeş olmaları nedeni ile davacı müvekkilinin küçük kardeş olmasından dolayı abisine güvenmesi ve bugüne kadar hakkını helal etmemesi ve davalıların miras bırakanın 01.03.2013 tarihinde vefat etmesi nedeni ile davacı müvekkilinin hakkını alamamasından, mirasçıların da davacı müvekkilinin hakkını inkar etmeleri nedeni ile davalılara mirasen intakel eden tüm taşınmazlardaki davacı müvekkilinin hakkı olan 1/2 hissenin davacı müvekkili adına tesciline, bunun mükün olmaması halinde bedelinin davalılardan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini ve ayrıca yine vefat eden miras bırakan ... adına kayıtlı olana iş bu dava öncesinde muvazaalı olarak üçüncü bir kişiye satışı yapılan ... plakalı araçtaki müvekikilinin 1/2 hakkının bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafça talep edilen müvekkillere babalarından intikal eden mirastaki gayrimenkullerden bir yıllık hak düşürücü süre ile on yıllık zamanaşımına uğramış olanların bulunduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak ise talep edilen gayrimenkullerden şirket ortaklığından önce ve sonrasına ait olanların bulunduğunu, davacı yanın bu gayrimenkuller içinde herhagi bir söz hakkının yada talep hakkının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER ve GEREKÇE :

Dava, şirket ortaklığından elde edilen ortak gelir ile davalıların miras bırakanı adına satın alınan taşınmazların tapu kaydının ½ oranında iptali ile davacı adına tescili, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili ve yine davalıların miras bırakanı adına satın alınan aracın piyasa rayicinin ½ oranındaki bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Bursa 6.Asl.Huk.Mah. 19/02/2015 ve 2014/447 esas 2015/125 karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiş, mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur. Davalıların miras bırakanı ...'ın, kızı ..., mirası reddetmesi nedeniyle, ...'ın oğlu ... mirasçı durumuna geçmesi nedeniyle davaya dahil edilmiştir.

Dinlenen davacı tanığı... beyanında; davalı ...'in babasından miras olarak 2009 model Koleos marka aracın kaldığını, hatırası olduğu için binemediğini, satmak istediğini söylemesi üzerine almak istediğini söyleyince 31.500,00 TL'ye anlaştıklarını, aracının davalının evinin önünde durduğunu, ancak kapıları kitli vaziyette olduğunu, anahtarın amcası olan şu an davacı olan ...'da olduğunun söylendiğini, alım - satım işlemini noterden bitirdikten sonra ...'a anahtarı vermesi için ihtarname gönderdiğini, ancak geri dönüş olmadığını, daha sonra da taraflar arasında dava sürecinin başladığını,arabanın nerede olduğu bilmediğini, anahtarın da teslim edilmemesi nedeniyle arabayı alamadığını, ödenen paraların davalı ...'de olduğunu , arabayı dışarıdan incelediğini, sadece kapıları açamadığı için içerisine bakamadığını, araç bedelinin büyük kısmını aracın vergi borçlarına ödediğini, ayrıca davalıların aracın anahtarını ellerine geçirdiklerinde arabayı da teslim edeceklerini söyledikleri için kendilerine güvendiğini, davalıların anahtarı vermediği için davacıyı C.Başsavcılığına şikayet ettiklerini, orada da aracı bana sattıklarını belirttiklerini, resmi mahkeme önünde olduğu için güven duyduğunu belirtmiştir.

Dinlenen davacı tanığı ... beyanında; davacı ve mütevefa abisini iş sebebiyle tanıdığını,kendisi ve arkadaşlarının birlikte arsa alıp satmaya karar verdiklerini ve bu iş için ... ve ...'ıgörevlendirdiklerini,kendileri için arsa baktıkları sırada ...'ın kendilerinden kazandığı parayla Lapseki'de arsa aldığını öğrenince ...'a bu arsanın tapusunu kendisi ve kardeşi ...'un üzerine yapmasını aksi takdirde ileride sorunlar çıkabileceğini söylediğini,...'ın ise çocuklarının amcalarına yanlış yapmayacağını söylediğini beyan etmiştir.

Dinlenen davacı tanığı ... beyanında; Davacı ve mütvefa kardeşi ...'un birlikte çalıştıklarını ancak gayrımenkul alım satımı yaptıklarını bilmediğini, Renault marka aracı herikisininde kullandığını ancak mülkiyetinin kime ait olduğunu bilmediğini söylemiştir. Dinlenen davacı tanığı ... beyanında; Tarafların ortak olarak taşınmaz alım satımı yaptıklarını,taşınmazları ortak olarak alıp tapusunu davalının üzerine yaptıklarını,Renault marka aracada her iki tarafında bindiğini beyan etmiştir.

Dinlenen davacı tanığı ... beyanında;tarafların birlikte çalıştıklarını,ancak hesaplarını ne şekilde tuttuklarını bilmediğini,ancak arabanın ortak alındığını beyan etmiştir.

Davacı tanığı ... verilen sürelere rağmen adresi bildirilemediği gibi duruşmada da hazır edilemediğinden dinlenilmememiştir. Taraflarca gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, dava konusu edilen parsellerin harca esas değerlerinin tespiti yönünden talimat yazılmış, ayrıca mahkememizce mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak , tanıklar dinlenmiştir.

Çanakkale ili, Lapseki ilçesinde bulunan taşınmazların değerlerinin tespiti yönünden talimat yazılmış, Lapseki Asliye Huk .Mah. 2017/6 Tal. Sayılı dosyasında alınan 19/04/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; Çanakkale ili, Lapseki ilçesi, Hacıgelen Mah. 109 ada 76 parsel, 131 ada 6 parsel , Çanakkale ili, Lapseki ilçesi, Harmancık Mah 106 ada 11 parsel, 115 ada 25 parsel, 137 ada 1 parsel, 115 ada 38 parsel , 125 ada 1 parsel , 137 ada 5 parsel , 122 ada 11 parsel , 122 ada 12 parsel, Çanakkale ili, Lapseki ilçesi, Gazi Süleyman Paşa Mah. 126 ada 176 parsel, 126 ada 121 parsel, 126 ada 122 parsel, 126 ada 58 parsel, 122 ada 1 parsel ve 119 ada 6 nolu parselin aynı anda 5 parselle birleşerek 119 ada 7 parsel olan taşınmazların değer tespitleri yapıldığı, 06/04/2017 keşif tarihi itibarıyla toplam değerlerinin 2.976.689,11 TL, dava tarihi olan 01/08/2014 itibarıyla toplam değerinin 2.396.880,80 TL olarak belirlendiği görülmüştür.

Bursa ili, Osmangazi ilçesi 5312 ada 20 parselde kayıtla taşınmazın değerinin tespiti yönünden mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu konusunda uzman İnşaat Mühendisi , Kadastro Teknisyeninden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Alınan 12/12/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; Bursa ili, Osmangazi ilçesi, Selçukhatun Mah. Beğendi Sk. H22D7A pafta, 5312 ada , 20 parselde kayıtlı, Selçukhatın Mah. Beğendi Sk.Muti Apt.N.1 D.14 Osmangazi Bursa adresinde bulunan mesken nitelikli taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerinin 170.000,00 TL , keşif tarihi itibarıyla değerinin 300.000,00 TL olabileceğinin bildirildiği görülmüştür.

Davanın değeri 2.396.880,80 TL olarak tesbit edildiğinden bu tutar üzerinde eksik harç ikmal ettirilmiştir.

Celpedelin BTSO kayıtlarından ... Emlak İnşaat Turizm Tekstil Gıda Temizlik ve Kozmetik Sanayi Ticaret Limitet Şirketinin 20/06/1997 tarihinde ... ve ... tarafından 1/2 hisseyle kurulduğu,10/01/2007 tarihli Ortaklar Kurulu kararıyla ... hissesinin ...'a deviredildiği, 20/07/2017 tarihli Ortaklar Kurulu kararıyla da ... hissesini ...'a devir ettiğinden şirketin tek hissedarının ... olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazların tapu kaydı, dava konusu aracın trafik kayıtları dosyaya celp edilmiştir.Taşınmazların büyük bir kısmının ve aracın (muris adına kayıtlı iken ölümünden sonra satılmış) davalılar murisi adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Dosyadaki kanıt ve belgelere, alınan tüm bilirkişi raporu , dinlenen tanık anlatımına, tüm dosya kapsamına göre; tarafların kardeş olup, ... Emlak İnşaat Turizm Tekstil Gıda Temizlik ve Kozmetik Sanayi Ticaret Limitet Şirketinde 1/2 oranında hissedar oldukları anlaşılmıştır.

Davanın reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bam 1.HD'nin 28/09/2022 tarih, 2022/50 E. 2022/1380 K.sayılı ilamı ile "...Somut dosyada davacı tarafın herhangi bir şahsi hakka veya inanç sözleşmesine dayanmadığı, davalıların murisi ... ile önce tüzel kişilik statüsündeki ... Emlak, Tur.... Ltd.Şti ve sonrasında ise adi ortaklıkta ortak olduklarını, bu şirket ve ortaklığın geliri ile taşınmaz ve araç aldıklarını, tüzel kişilik adına kaydının yapılmayıp, davalıların murisi adına tescil edildiğini ileri sürerek 1/2 payının kendi adına tescili talebinde bulunduğu görülmüştür. Bilindiği üzere; adi ortaklık iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzelkişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur. Adi ortaklık ilişkisi 6098 Sayılı TBK'nun 639. maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Kural olarak adi ortaklık ilişkisinin geçerliliği herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak uyuşmazlık çıktığında adi ortaklık ilişkisinin varlığını ispat yükü iddia edene düşer. Bu iddiayı ileri süren taraf adi ortaklık ilişkisi bir sözleşme olduğundan iddiasını 6100 Sayılı HMK'nun 200. maddesi gereğince senet (kesin delille) ispat etmelidir. Ancak senetle ispatı gereken adi ortaklık sözleşmesi bunun hakkında bir delil başlangıcı var ise 6100 Sayılı HMK'nun 202. maddesi gereğince ve 203/1. fıkrasında gösterilen istisnai hallerde tanıkla ispat edebilir. Bu durumda; davacının 25/03/2019 tarihli dilekçesi ile adi ortaklık iddiasında bulunduğu görüldüğünden, ilk derece mahkemesinin sadece limited şirket yönünden araştırma yapıp adi ortaklık yönünden herhangi bir değerlendirme yapmaması nedeni ile bu yönden de değerlendirme yapması gerektiği anlaşılmıştır.Bu itibarla, davacının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılıp yukarıda belirtilen hususlarda yeniden yargılama yapılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın kaldırılması..." gerekçesiyle kararımız kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmekle yukarıda esası belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır.

Mahkememiz 18/10/2023 tarihli duruşmasında davacı vekiline dinlenilmeyen tanığı ...'a gelecek celse hazır etmesi için süre verilmesine rağmen davacı vekilinin 29/11/2023 tarihli duruşmada tanığını hazır etmediği ve adresini de bildirmediği, daha önce tanık dinlendiği de göz önüne alındığında bu tanığın beyanının da davanın esasına etkisi olmayacağı anlaşıldığından davacı vekilinin tanığının adresini bulmak için yeniden süre verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin 25/03/2019 tarihli dilekçesinde şirket ortaklığı sona erdikten sonra kardeşlerin taşınmaz ve araç alım satımına devam ettiklerine ilişkin iddiası nedeniyle davanın şirket ortaklığı dönemi ve şirketin feshinden sonraki adi ortaklık dönemi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacıların tapusunu veya bedelini istedikleri taşınmaz ve otomobil resmi tescile tabidir.Yani resmi kayıtlarda kimin adına tescilli ise tescil sahibinin malik olduğu kabul edilir.

Davacı vekili 29/01/2019 tarihli oturumdaki beyanında, ticari defterlerinin imha edilmesi nedeniyle ibraz edilemeyeceğini bildirmiştir.Şirket defter ve kayıtları ibraz edilmediğinden incelenememiştir. Şirket defter ve kayıtları incelenemediğinden,şirketin kar ve zarar durumu, yaptığı ticari işlemler ve şirket adına alınıp satılan taşınır veya taşınmaz olup olmadığı tespit edilememiştir. Taraflar kardeş olsalar bile, davacının iddiası şirket ortaklığından kaynaklandığından tanık beyanlarına itibar etmek mümkün değildir. Bu nedenle şirket ortaklığı döneminde alındığı iddia edilen taşınır/taşınmazlarla ilgili iddiasını ispat edememiştir.

Adi ortaklık dönemine ilişkin olarak yapılan inceleme de ise; adi ortaklık ilişkisinin varlığını ispat yükü iddia edene düşer. Bu iddiayı ileri süren taraf adi ortaklık ilişkisi bir sözleşme olduğundan iddiasını 6100 Sayılı HMK'nun 200. maddesi gereğince senet (kesin delille) ispat etmelidir. Ancak senetle ispatı gereken adi ortaklık sözleşmesi bunun hakkında bir delil başlangıcı var ise 6100 Sayılı HMK'nun 202. maddesi gereğince ve 203/1. fıkrasında gösterilen istisnai hallerde tanıkla ispat edebilir.

Davacı tarafından adi ortaklığa ilişkin yazılı delil sunulamadığı gibi yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge de sunulamadığından tanıkta dinlenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davanın reddine,

2.Harçlar yasası gereği alınması gereken 269,85- TL harçtan peşin alınan 41.103,53 -TL ( peşin ve ıslah harcı toplamı) harcın mahsubu ile bakiye 40.833,68‬- TL 'nin karar kesinleştiğinde istem halinde yatırına iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalılar vekili yararına ölçümlenen 257.844,04- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5.Davalı ... tarafından yapılan 80,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

6.Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/11/2023 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Davalı gideri ; 80,00 TL

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.