Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/318
Karar No
K. 2023/819
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/318
KARAR NO: 2023/819
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/04/2022
KARAR TARİHİ: 19/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili Mahkememize verdiği 22/04/2022 tarihli dava dilekçesinde; davacının, ...İzmir adresinde 2013 yılına kadar mülkü kendisine ait olan yerde market işlettiğini, market işlettiği dönemde, 2008 yılı sonrasında mali sıkıntı içine girdiğini, mali sıkıntılarını çevresindekilere anlattıktan sonra önce ... ' nın 2009 — 2010 yılları içinde davacıya borç para vermeyi önerdiğini, davacının ekonomik sıkıntıları sebebiyle bu borç para teklifini kabul ettiğini, davacının, ilk borç parayı aldıktan bir süre sonra yeniden borç para istediğini ancak bu defa, kendisinde para olmadığını, ama abisi olan ...'dan borç alabileceğini söyleyerek davacıyı davalı ...'e gönderdiğini, davacının bu şekilde davalı ...'den de o tarihlerde borç para aldığını ancak ekonomik zorluklar, bankalara olan borçları ve sair nedenlerle borcu zamanında ödeyemeyince davalı ...'nın davacıya, ödemenin geciktiğini, kendisinin de bankalara faiz ödemek zorunda kaldığını, bu yüzden aldığı borç paralar için aylık % 5 oranında faiz istediğini söylediğini ,davacının bunu kabul etmek zorunda kaldığını, o tarihten sonra davalı ... ' in, davacının ödediği paraları sürekli faiz alacağına saydığını, alacağına böylece sürekli tefeci faizi işlettiğini , davacının borcunun hiçbir şekilde bitirilmediğini, davacının halihazırda icra müdürlüğü dosyasında 1.000.000 TL. yi aşkın borçlu gözüktüğünü,davacıya yüksek tefecilik faiziyle verilen paralar, bu paralara karşı hesaplanan faiz tutarları ve davacının alınan ödemelere ilişkin elde bulunan bazı dökümanların, yargılaması sona eren İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında mevcut olduğunu, söz konusu belgelerde davalı ...'in el yazıları bulunduğunu, kendisinin de ceza yargılamasında bunu kabul ettiğini, davalı ...'nın davacıya borç verirken, faiz ve bazı kalemler ekleyerek sürekli olarak yeni rakamlı senet imzalattığını, bu senetlerin 30.08.2010 düzenleme tarihli ve 157.800 TL. bedelli, 28.02.2011 düzenleme tarihli ve 253.000TL. bedelli ,31.07.2011 düzenleme tarihli ve 350.000 TL. bedelli , 30.09.2011 ödeme tarihli ve 420.000TL. bedelli, 30.12.2011 vade tarihli 515.000 TL bedelli, 31.01.2012 ödeme tarihli 552.000 TL. bedelli ve 10.04.2012 ödeme tarihli 650.000 TL bedelli senetler olduğunu, bu süre içerisinde davacının yaşadığı mali krizin derinleştiğini, işyeriyle ilgili olarak Belediye'den kaynaklanan imar ve ruhsat sorunları nedeniyle işyerinin bazen mühürlendiğini, işlerinin aksadığını, bankaların çektiği kredilerle ilgili icra takiplerine başladığını, davalı ...'in 650.000 TL lik bedelsiz tefecilik senedini 'ciro ederek' icraya koydurması ve davacının dükkanına haciz işlemi uygulatmasının da, bankaların bu işlemleri başlatmasına vesile olduğunu , bu süreçte davacının üç adet evinin (... ve Torbalı Ayrancılar'da bulunan ev) icra yoluyla sattırıldığını, davalı ... 'nın, söz konusu esasen bedelsiz olan ve tefecilik yoluyla alındığı İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararıyla sabit olan, imzalattığı 650.000 TL. bedelli bu senedi, davacı ile hiçbir ilgisi olmayan, ticari ve insani bir ilişkisinin de olmadığı ve hatta kendisinin de hiçbir ticari ilişkisinin olmadığı, damadı ...” ın arkadaşı olan diğer davalı ...' e ciro ederek icra takibini bu kişi üzerinden başlattığını, bu kişinin kötü niyetli olarak davalı ...'le birlikte hareket ettiğini, diğer davalı ...'un alacaklısı gözüktüğü ve tefecilik karşılığında alınmış 650.000 TL lik senedin İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla icraya konulduğunu, takipteki rakamın büyüklüğü, ekonomik krizde olduğu bir dönem nedeniyle davacı için dava açmasının çok zor olduğu bir dönemde, senede karşı hukuki müracaat haklarını kullanamadığını , takip sonrası dükkanının üzerine hemen haciz konulduğunu, davacının bu olaylardan sonra davalı ...'in çevrede tefeci olarak bilindiği bu yolla davacı gibi birçok kişinin malına mülküne el koyup, haksız kazanç yoluyla birçok mal varlığı edindiğini öğrendiğini ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına her iki davalı hakkında şikayetçi olduğunu, davalılar hakkında İzmir... Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan ... - ... K. sayılı dosya ile 27.01.2021 tarihinde karar verildiğini, kararda davalılardan ... hakkında tefecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 30.000 TL adli para cezası verildiğini, kararın İzmir BAM ... CD'nin 28.01.2022 t.,... E. - ...K. sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararıyla kesinleştiğini, takip konusu senedin suça konu geçersiz bir senet olduğunu, yani kambiyo senedi vasfında olmadığı ve Türk Borçlar Kanunu 27. Madde karşısında kesin hükümsüz olduğunun ortaya çıktığını, davalı ...'in , Gaziemir ilçesinde pek çok kişiye yüksek faizle para vererek borç para temin ettiğini ve buradan elde ettiği geliri, şirketi olan ... Dayanıklı Tüketim Malları Ltd. Şti üzerinden elde etmiş gibi gösterdiğini, davacının bugüne kadar...'ya olan tefeci borcunun bir kısmını, yine ...'nın talimatı ile davalının şirketine(... Ltd. Şti.) ait pos makinelerinden işlem yaparak ödemek durumunda kaldığını, davacının bu yolla davalı ...'e, hem kendisinin hem de eşinin kredi kartlarından sadece yedi sekiz ayda 72.075 TL. ödemede bulunduğunu, bu kredi kartı alışveriş belgelerinin, ödemelerin tefecilik ödemeleri olduğunu açıkça ortaya koyan belgeler olduğunu, davacının bu ödemesi gözüken belgeler karşılığında ... şirketinden hiçbir şey satın almadığını, davalı ...'in, tefecilik üzerinden elde ettiği geliri işletmesi aracılığıyla akladığını, sanki ortada bir mal ya da hizmet alışverişi varmış gibi gösterdiğini, bu kadar büyük miktarlı bir senedin ... aracılığıyla icra takibine konulmasının başka bir açıklaması olmadığını, davalı ... ve ... arasındaki böyle bir alacak ilişkisinin somut, açıklanabilir, şüpheye yer bırakmayacak şekilde gösterilebilmesi, aralarındaki ilişkinin açıklanması gerektiğini, bir kimsenin esasen alacaklı olmadığı bir kişiye karşı halihazırda da çok yüksek bir rakam olan ve mahkeme kararına göre ödeme de gerçekleştiği tespit edilen, 650.000 TL. lik bir senedi başka bir kişi adına icraya konulması ve icra işlemlerinin gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dolayısıyla diğer davalı ...'ün yaptığı bu eylemin, tefecilik suçunun perdelenmesi suretiyle iştirak niteliğinde olduğu ve senedin de esasen tefecilik eylemleri nedeniyle alınmış olması dolayısıyla kesin hükümsüz yani bedelsiz olduğunun açık olduğunu, davalıların ceza yargılamasındaki ifadelerinin de kendi arasında çelişkili olduğunu, davalı ... kolluktaki ifadesinde diğer davalıdan başlangıçta 50.000 TL peşinat aldığına dair tek bir cümle kurmazken, mahkemedeki ifadelerinde böyle bir ifade kullandığını, halbuki 2011-2012 yıllarında böylesi bir rakamın, kolluk ifadesinde unutulacak kadar küçük olmadığını, bunun da davalıların kötüniyetli işbirliğini gösteren bir başka veri olduğunu, İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesinin, senedin bir suç delili olduğuna hükmederek, davalı ...'in bir bütün olarak eylemlerinin tefecilik suçunu oluşturduğuna kanaat getirdiğini, kararın kesinleştiğini, kararın kesinleşmesini müteakip, arabuluculuk başvurusu yapıldığını,... no'lu arabuluculuk dosyasının anlaşmazlıkla sonuçlandığını, kesinleşen suç karşısında dava açmak zorunluluğu doğduğunu belirtmiş , telafisi imkansız zararların önüne geçmek, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş mahkumiyetle sonuçlanan tefecilik dosyasının önemi, içeriği ve söz konusu senedin açık şekilde tefecilik yoluyla elde edildiği yani suç eşyası olduğunun ceza mahkemesi kararıyla tespit edilmesi sebepleriyle, suça konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra takibinin, ivedilikle ve kesinleşmiş mahkumiyet kararı ve TBK 27. Maddesi de gözetilmek suretiyle öncelikle teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, davacının, davalılara İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, İzmir...

İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına yatan ve bugüne kadar ödenen paranın, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan istirdatına, haksız ve kötüniyetli olarak ve iştirak halinde icra takibi yapan davalılar hakkında müştereken ve müteselsilen, % 20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili Mahkememize verdiği 06/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinin 4. Maddesinde, İzmir ... İcra Müdürlüğü’ nün... E. sayılı icra dosyasına konu senet konusunda aynen; “tefeciliğe rağmen borcunu ödemiş olduğu halde, daha sonra bu senet kötü niyetli diğer davalı ...’a ciro edilmek suretiyle ve görüntüde onun ismi kullanılarak icraya konulmuştur” iddiasında bulunduğunu, davacının iddiasının ödenmiş senedin icraya konulduğu yönünde olduğunu, davacının bu iddiasını yazılı delille ispatla mükellef olup, davacının dosyaya ödeme yaptığına ilişkin yazılı bir delil sunmadığını, davacının bir diğer iddiasının ise davalı ...’ nın tefecilik yaptığı ve ...’ ün kötü niyetli olarak ... ile birlikte hareket ettiği olduğunu, davacının davalı ...’ün ... ile birlikte hareket ettiği iddiasının doğru olmadığının mahkeme kararı ile sabit olduğunu, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... E. ... K. sayılı dosyası ile yapılan yargılamada ...'ün tüm suçlamalardan ve tefecilik suçundan beraat ettiğini, davalı ... tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyası ile davacı hakkında başlatılan icra takibine konu senedin ...’e ciro yolu ile geçtiğini , davalının iyi niyetli üçüncü şahıs olduğunu, senet ciro edildiği sırada davacı ... ile diğer davalı ... arasındaki senede dayalı hukuki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını, davacının istirdat talebinin yerinde olmadığını ,davacının istirdat talebini tefeciliğe dayandırdığını, davacının tefecilik iddiasını kabul etmemekle birlikte bir an için borcun tefecilikten kaynaklandığı varsayılsa bile bu borcun eksik borç olup, eksik borç def’inde bulunulduğunu, eksik borç nedeni ile yapılan ödemelerin BK M.605’ de ifade edildiği üzere geri istenemeyeceğini, davacının dava dilekçesinde, davalı ...’nın tefecilik yaptığı, buna dayalı ceza aldığı, davalıdan aldığı 50.000 TL. – 60.000 TL. yi kat kat fazlası ile ödediği, ödediği paraları faize saydığı bu nedenle borcun bitmediği, borcu ödediği halde zorla senetler imzaladığı, son olarak 650.000,00 TL bedelli senet imzalatıldığı, senedin diğer davalı tarafından icraya konulduğu, bu yüzden üç adet evinin satıldığı, ailevi sorunlar yaşadığı hatta, kızının okulu bırakmak zorunda kaldığı iddiası ile icra dosyasına konu borçlu olmadığının tespitini istediğini, davacının ekonomik ve mali sıkıntıya girmesinin sebebinin ... olmadığını, davacınnı, 2008 yılında mali sıkıntıya girdiğini dilekçesinde açıkça belirttiğini, davacının davalı ile girdiği hukuki ilişkiden çok önce bütün gayrimenkullerini ipotek vererek bankalara teminat gösterdiğini, krediler aldığını, bu nedenle davacının üç adet evinin satılması, aile sorunları yaşaması ve kızının okul bırakmasının davalı ile uzaktan yakından bir alakası olmadığını , diğer yandan davacı ... ile davalı ... nın akraba olduğunu, tarafların akraba olmaları ve yıllardır aynı mahallede yaşamaları nedeni ile birbirlerini çok iyi tanıdığını, yıllarca, aynı mahallede davacının market işlettiğini, davalı ... ' in ise beyaz eşya işi yaptığını, market işletmekte olan davacının, 2008- 2009 yıllarında ekonomik sıkıntıya girdiğini, bu nedenle dava dilekçesinde bahsettiği kendisine ait üç adet evini ve dükkanı bankalara teminat göstererek krediler aldığını, aldığı bu kredileri ödeme güçlüğüne düşen davalının, borçlarını ödeyebilmek için işletmekte olduğu marketin mülkünün ikiye bölüp yarısını davalıya satmayı teklif ettiğini, davalının da bu teklifi kabul ettiğini ve davacının, anlaşma doğrultusunda mülkün ikiye bölünmesi için tadilat projeleri hazırlaması ve dükkanın ikiye bölünmesi işlemlerinin uzadığını, bu süreçte davalının anlaşmaya istinaden davacıya nakit para ödemeler yaptığı ve kendisine ait tapuda ...adına kayıtlı Torbalı’da bulunan evi verdiğini ve her yaptığı ödeme karşılığı davacıdan senet aldığını, satışa konu dükkanın tadilat projelerinin hazırlanması ve ikiye bölünmesi aşamasında dükkanın yüzölçümü konusunda belediyede karışıklıklar oluştuğunu, dükkanın yüzölçümünün 140 m2’lerden sadece 42 m2lere düştüğünü ve belediye tarafından dükkanın mühürlendiğini, bu konuda davalar açıldığını ,( İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... K. sayılı davası ve İzmir ... İdare Mahkemesi’nin ... sayılı davası) bunun üzerine taraflar arasındaki alım satım işinin geri kaldığını, anlaşmanın bozulduğunu ,davalının bahsedilen alım satım işine istinaden davacıya yaptığı ödemeler nedeni ile davacının davalıya borçlu olup, İcra takibine konu senedin bu alış verişten kaynaklanan ödemeler karşılığı düzenlenen senet olduğunu, davacının, davası ile tefeciliğe rağmen ödemiş olduğu borcuna karşılık alınan senedin icraya konulduğundan bahisle icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğini, davacı dilekçesinde ve Ceza Mahkemesi önünde verdiği ifadelerinde; davalıdan hem 50.000,00 TL. - 60.000,00 TL. nakit para aldığını, (ki; aldığı rakam dilekçesindeki kabulünün çok çok üstündedir) hem de davalıya ait olan tapuda...adına kayıtlı Torbalı’da bulunan evi aldığını kabul ettiğini, davacının bu beyanı ve ifadeleri ile davalıya borçlu olduğunu ikrar ettiğini, davacının bu ikrarı dışında ayrıca davalının banka kartlarından davacının işyerinden çekilmiş sliplerin de mevcut olduğunu, buna karşın davacının davalıya borcunu ödediğine ilişkin herhangi bir belgenin olmadığını, bu konuda davacının “bir kısmını elden bir kısmını de kendimin ve eşinin kredi kartlarıyla ödedim” şeklindeki soyut ifadelerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının davalıdan aldığı parayı ödedi ise bunu yazılı olarak ispatlamakla mükellef olduğunu, davacının davalıya sattığı dükkanın Gaziemir Belediyesi tarafından mühürlenmesi neticesi tapudan devrini yapamadığından taraflar arasındaki alım satım anlaşmasının bozulduğunu, davalının bu satış dolayısı ile davacıya nakit ve taşınmaz bedeli karşılığı 650.000,00 TL ödediği bedeli davacıdan alamadığını, davacının dilekçesinde bahsettiği banka kartı ile yaptığını iddia ettiği ödemelerin davalıya yapılmış ödemeler olmadığını, ödemelerin davalının da ortak olduğu ... Ltd. Şti.’ne yapılmış ödemeler olduğunu, davacının, ekonomik sıkıntı içinde olduğundan o dönemde yaygın olarak yapıldığı bilinen taksitle mal alıp, o malı peşin paraya çevirdiğini, bu ödemelerin tümünün mal satışı karşılığı yapıldığını, her ödemenin karşılığında da banka sliplerine istinaden de faturalar kesildiği şirket kayıtları ile ortada olduğunu, ödemelerin davalıya değil ortağı olduğu şirkete yapıldığını, bu şirketin tek ortağının davalı olmadığını, davalı ... ' nın yargılandığı İzmir... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ...E. ... K. sayılı dosyasında bedelsiz senedin tahsili suçundan beraat ettiğini, tefecilik suçundan ceza aldığını, mahkeme, cezaya gerekçe olarak, davacının banka slipleri ile davalının ortağı olduğu şirkete yapmış olduğu ödemeler gösterildiğini , mahkeme kararı ve gerekçesinde senedin bedelsiz kaldığına ve bu yönde suç oluştuğuna dair gerekçe ve ibare olmadığını, bu nedenle davalının alacaklı olduğu senedin ödendiği ve bedelsiz kaldığının davacı tarafça ispatı gerektiğini, davacının senet bedelini ödediğini ispatlamadığı sürece davalıya borçlu olacağını, davacının davalıdan nakit para aldığını ve davalıya ait Torbalı ' da bulunan taşınmazı aldığını beyan ve ikrar etmekle davalıya borçlu olduğunu kabul ettiğini, davacının, icra takibine konu senedin tefecilikten kaynaklanmadığını, “hile ile alındığı”, taraflar arasından “her hangi bir para alışverişi olmadığını” davalılara keşide ettiği İzmir ...Noterliğinin 11.02.2013 tarih ve... No.lu ihtarnamesi ile de açıkça ortaya koyduğunu, davacının istirdat talebinin yerinde olmadığını, davacının istirdat talebini tefeciliğe dayandırdığını, davacının tefecilik iddiasını kabul etmemekle birlikte bir an için borcun tefecilikten kaynaklandığı varsayılsa bile bu borcun eksik borç olup, eksik borç def’inde bulunulduğu eksik borç nedeni ile yapılan ödemelerin BK M.605’ de ifade edildiği üzere geri istenemeyeceğini belirtmiş , her iki davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İzmir ...İcra Müdürlüğü ' nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ..., borç miktarının 650.000,00 TL asıl alacak, 11.219,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 661.219,18 TL takip dayanağının 20/03/2012 vade, 10/04/2012 ödeme tarihli 650.000,00 TL bedelli bono, takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip olduğu belirlenmiştir.

İzmir... Ağır Ceza Mahkemesinin... Esas , ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; katılanların Maliye Hazinesi, ..., sanıkların ..., ..., suçun tefecilik yapmak, bedelsiz senedi kullanmak olduğu, sanık ...'ün üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olmaması sebebiyle beraatine, sanık ... ' nın üzerine atılı bedelsiz senedi kullanmak suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine, tefecilik yapmak suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 1000 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi ' nin ... Dosya, ... Karar numaralı 28/01/2022 tarihli İstinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kesin kararı ile 28/01/2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

İzmir ... İcra Müdürlüğü ' nün ... Esas sayılı dosyasına yatan ve ödenen paranın miktarı ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, alınan 03/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına tahsilat ve reddiyat makbuzları kapsamında ... adına yatırılmış olan toplam tutarın 188.220,00 TL olduğu, davalı ... tarafından da ... esas icra dosyasına 2.000,00 TL masraf avansı, 1.920,95 TL sehven hesabına yatırılan para iadesi, 10,00 TL banka müzakkere masrafı olarak toplam 3.930,95 TL yatırıldığının tespit edildiği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Mahkememizin 01/06/2023 tarihli celsesinde davacı vekiline dava konusu edilen senet kapsamında davalıdan alınan borç miktarı ile senede mukabil davalıya yapılan ödeme miktarı ile ilgili HMK nun 31. Maddesi kapsamında açıklama dilekçesi sunmak üzere 2 haftalık süre verilmiş , davacı vekili Mahkememize verdiği 14/06/2023 tarihli dilekçesinde ; davacının davalı ...’den toplamda 90.800 TL borç para aldığını ve genel toplamda da 505.785,00 TL ödemede bulunduğunu belirtmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça davalı ... ' dan alınan borç para karşılığında verilen senetlerin tefecilik yolu ile elde edildiği, ana para borcunun fazlasıyla ödendiğinden bahisle İzmir ...cra Müd.'nün... Esas sayılı dosyası dolayısıyla davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitine ve icra dosyasına ödenen paranın istirdadına karar verilmesine yönelik olarak davalılar hakkında Mahkememize menfi tespit davası açıldığı, İzmir ... İcra Müd.'nün ... Esas sayılı dosyasına konu senedin tefecilik ilişkisi nedeniyle verildiğinin İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi 'nin ... Karar sayılı kesinleşen ilamı ile belirlendiği, ceza davası sonucu tefeciliğe ilişkin maddi vakıa kesinleştiğinden ve 6098 sayılı TBK'nun 27/1 maddesi uyarınca kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı sözleşmeler geçersiz olduğundan dava ve takip konusu edilen senedin geçerli olmayıp hükümsüz olduğu, söz konusu hükümsüzlüğün her kese karşı ileri sürülebileceği , davacı tarafça davalı ...' dan alınan borç paranın ödendiği ancak davalı ... ' nın dava konusu edilen senedi davalı ... ' e ciro ederek davacı hakkında icra takibi başlatılmasına sebebiyet verdiği tüm bu hususlar göz önüne alındığında söz konusu takip dosyasına konu senet dolayısıyla takip borçlusu davacının takip alacaklısı davalı ... ile davalı ... ' ya borçlu bulunmadığı, davalı ... ' nın tefecilik sonucu elde edilen senedi ciro ederek davacı hakkında icra takibi açılmasına sebebiyet verdiği , kötü niyetli olduğu ve davalı ... yönünden kötü niyet tazminatı koşullarının oluştuğu ancak davalı ... ' ün senedin tefecilik sonucu elde edildiğini bilerek icra takibine başladığı ve kötü niyetli olduğu hususunun kanıtlanamadığı ve davalı ... yönünden kötü niyet tazminatı talebinin reddinin gerektiği ,davacı tarafça dava konusu edilen takip dosyasına 188.220,00 TL lik ödeme yapıldığı , yapılan ödeme yönünden her iki davalı açısından da yapılan ödemenin istirdadına ilişkin yasal koşulların oluştuğu , davacı tarafça dava dilekçesinde istirdata yönelik olarak 15.000,00 TL lik talepte bulunulduğu söz konusu talep yönünden HMK 26. Maddesi gereğince taleple bağlı kalınmasının gerektiği , incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KISMEN KABULÜNE

Davacı ... ' un İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası, dolayısıyla davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, Takibin DURDURULMASINA, İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyasındaki takip miktarı olan 650.000,00 TL üzerinden hesaplanan % 20 kötü niyet tazminatı 130.000,00 TL nin davalı ... ' dan alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... yönünden kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,

İcra dosyasına yapılan 15.000,00 TL lik ödemenin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine ,

2.Alınması gerekli 45.426,15-TL harçtan peşin alınan 11.100,38-TL ' nin mahsubu ile bakiye 34.325,77-TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına,

3.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 99.100,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine ,

4.Davacı tarafından yapılan 13 davetiye gideri 217,50-TL , bilirkişi inceleme ücreti 440,00 TL yargılama gideri ile davacı tarafça yatırılan 11.325,58-TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına , Dair, tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı asil ... ve davalılar vekili Av...'in yüzüne karşı açıkça okunup anlatıldı.19/10/2023 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.