Esas No
E. 2022/14826
Karar No
K. 2023/21249
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2022/14826 E.  ,  2023/21249 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/979 E., 2022/1304 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/442 E., 2022/46 K.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme

Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre, 5235 sayılı Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca 20.07.2016 tarihinde göreve başlamasından önce 31.12.2009 tarihinde sanık hakkında verilen hükmün Yargıtay’ın temyiz denetiminden geçmiş olması karşısında hükmün temyiz kanun yoluna tabi bulunduğu bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 20.04.2022 tarihli düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve sanık müdafiinin 07.03.2022 tarihli istinaf başvuru dilekçesinin temyiz talebi olduğu kabul edilerek; ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan incelemede;

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2009 tarihli ve 2009/705 Esas, 2009/1199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince hükmolunan cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

2.Hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 22.11.2012 tarihli 2012/16148 Esas, 2012/27635 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2013 tarihli ve 2013/155 Esas, 2013/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile. cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 nci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

4.Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar neticesinde; Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2021/442 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanmıştır.

5.Hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi'nin 20.04.2022 tarihli ve 2022/979 Esas, 2022/1304 Karar sayılı kararı ile asli dava zamanaşımının hükmün açıklandığı tarihten önce dolduğu belirtilerek sanık hakkında açılan davanın düşmesine ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın af yasasından faydalanıp faydalanmadığı, yapıyı eski haline getirip getirmediğine bakılmaksızın eski kararın açıklandığı bu nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

2.Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin özetle; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile ihbara konu suç tarihi arasındaki durma süresi eklendiğinde zamanaşımının gerçekleşmediği ve düşme kararı verilemeyeceği, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. GEREKÇE

1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozma ilamından önce mahkumiyet hükmünün verildiği 31.12.2009 tarihinin olduğu ve bu tarihten sonra verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de eklendiğinde suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşmesi yerine yargılamaya devamla yazılı biçimde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog