7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2013/13819 E. , 2014/3193 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 7 - 2013/222490
MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/03/2011
NUMARASI : 2010/378 (E) ve 2011/191 (K)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle sanığın eyleminin 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4.fıkrası kapsamında kaldığı düşünülmeden 5607 sayılı Yasa'ya muhalefetten yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.01.03.2008 tarih ve 26803 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 26.02.2008 tarih ve 5739 sayılı Yasa'nın 5.maddesiyle, 5275 sayılı Yasa'nın 106/10.maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununun 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının infazında, aynı maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri saklıdır." şeklindeki hükmün yürürlükten kaldırılmış ve yine aynı Yasa'nın 4.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 50/6.maddesinde yer alan "yaptırımın" ibaresinin "tedbirin" şeklinde değiştirilmiş olması karşısında, hasipten çevrilen adli para cezası ile doğrudan hükmolunan adli para cezasının infaz rejimleri arasında bir fark kalmadığı gözetilerek hüküm tesisi yerine, hapisten çevrilen adli para cezasına ilişkin olarak yaptırımın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde 5237 sayılı TCK'nun 50/6.maddesi uyarınca işlem yapılacağı yönünde hüküm oluşturulması,
3.Suça konu nakil aracının trafik kaydına göre Orhan Bozkurt adlı bir şahsa ait olduğunun anlaşılması karşısında, anılan kayıt maliki dinlenilerek iyiniyetli 3. Kişi durumunuda olup olmadığı tespit edilmeden eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
4.Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itbarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK 326/son fıkrasının gözetilmesine, 17.02.2014 gününde 2 ve 3 numaralı bozma nedenleri yönünden oybirliğiyle 1 ve 4 numaralı bozma nedenleri yönünden ise oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
1.Ceza tayini sırasında takdiren alt sınırdan ceza tayin edileceği belirtildiği halde, hapis cezası alt sınırdan tayin edilirken adli para cezasında teşdit uygulanması,
2.4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri yada taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak İÇKİ bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. İzah edilen nedenlerle 1 ve 4 numaralı bozma nedenine ayrıca asgari hadden ceza tayin edileceği belirtildiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayinin bozma nedeni sayılması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kararına katılmıyorum.