Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/816
Karar No
K. 2023/834
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/816
KARAR NO: 2023/834
DAVA: İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/12/2021
KARAR TARİHİ: 20/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalıya ait ... Hastanesinde hizmet vermek üzere 01/11/2014 tarihinde Restaurant ve Kafeterya Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmenin taraflar arasında 02/11/2015 tarihinde imzalanan Restaurant ve Kafeterya Hizmet Sözleşmesi ile mutabakata varılarak sona erdirildiğini ve yeni sözleşme imzalandığını, yine tarafların 02/11/2015 tarihinde imalanan sözleşmeye ek protokol imzalayarak sözleşme süresi ve sözleşme hükümlerinden bir kısmının revize edildiğini, buna göre sözleşmenin süresinin 02/11/2017 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile uzatıldığını, davalı tarafından ....Noterliğinin 14/01/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile "ek protokolün 3.1 maddesi uyarınca sözleşme süresinin uzatılması hususunda mutabakat olmaması nedeniyle sözleşmenin sona erdirildiği"'nin bildirildiğini, davacının da ....Noterliğinin 21/01/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile akdedilen sözleşmenin kira sözleşmesi olduğu fesh edilmesinin hukuka aykırı olduğunun bildirildiğini, akabinde taraflar arasında karşılıklı ihtarlar gönderildiğini, davalının talep edilen ekipman ve malzemelerin bedellerini davacıya ödememekte ısrar etmesi üzerine ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı şirketin, sözleşmeye aykırı hareket ederek kira bedelini daha da artırmak amacıyla davacıyı tahliye etmek istediğini, bunun için hukuk dışı yollara başvurduğunu, davacının davacıya ait yerdeki kafeteryasını işletmesini engelleyici tavır ve davranışlarda bulunduğunu, davacı şirketin bu baskıya dayanamayıp işletmesindeki çalışmasını devam ettiremez hale geldiğini, bu nedenle taşınmazı tahliye etmek istediğini, davalı şirketin bu kerre de hukuksuz bir şekilde davacı şirketin işlettiği kafeteryadaki malzeme ve ekipmanlarına el koyup iade etmediğini, davacının bahse konu kiralanan bölümünün, davacıdan habersiz şekilde içindeki ekipmanlarla birlikte başka birine kiralandığını, davacının da bilgisi ve izni haricinde gerçekleşen bu kiralama işlemi nedeniyle kendisine ait ekipman ve malzemelerin bedelini talep etmiş ise de davalı tarafın bu bedelin ödenmesine de yanaşmadığını, davalı tarafın imzalanan sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığını, restoran ve kafeterya hizmet sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmenin imza tarihinden başlamak üzere 1'er yıllık süreler ile uzatılarak toplamda 5 yıl devam etmesi halinde söz konusu ekipman , züccaciye ve demirbaş bedelsiz olarak ...'a devredileceği hükmünün düzenlendiğini beyan ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği ve içeriğinden kira sözleşmesi olduğunun görüldüğünü, davalının davacı ile imzalanan sözleşmeyi fesih şartlarının oluşmadığını, taraflar arasında 02.11.2015 tarihinde imzalanan sözleşmeye ek protokol imzalanarak sözleşmenin süresinin 02.11.2017 tarihinden itibaren 3 (üç) yıl süre ile uzatıldığını, dolayısı ile davalının sözleşmeyi feshetme hakkının 10 yıllık sürenin sonunda 02.11.2027 tarihinden sonra devam eden uzama yılından 3 ay önce olacağını, davalının, akdedilen sözleşmeyi kanuni açıdan feshetme yetkisi olmadığını, sözleşmede her ne kadar aksi durumlar kararlaştırılmış olsa da sözleşmelerin emredici kanun hükümlerine aykırı olamayacağından sözleşmedeki hükümlere dayanarak sözleşmeyi feshetmesinin hukuka aykırı olacağını, davalının sözleşmenin 3.4. Maddesindeki 5 yıllık sürenin bitmesi nedeniyle söz konusu ekipman, züccaciye, demirbaş ve sair malzemenin bedelsiz devredildiğini iddia etse de sözleşmenin devamında ''işbu süre dolmadan Sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde ekipman, züccaciye ve demirbaş, ... talep ederse yatırımın amortismanı düşüldükten sonra kalan tutarı üzerinden ... tarafından fatura karşılığı devir alınacaktır.'' düzenlemesine yer verildiğini, sözleşmede davalının sözleşmeyi sözleşme süresi sonunda fesih yetkisi düzenlenmiş ise de bahse konu sözleşme hükmünün TBK 347. Maddesinde düzenlenen emredici kanun hükmüne aykırı olduğundan geçerli olmadığını, bir an dahi bu hükmün geçerliliği kabul edilse bile davalı ile imzalanan 02.11.2015 tarihli sözleşmeye ek olarak 02.11.2017 tarihli ek protokol uyarınca sözleşmenin 3 yıllık imzalandığını, 02.11.2015 tarihli sözleşmenin 3.4 maddesinde düzenlenen birer yıllık süreler ile uzatılarak toplamda 5 yıl devam etmesi şartı somut olayda gerçeklemediğinden davalının ekipman ve malzemelere sözleşme hükmü gereği el koymasının mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan 02.11.2021 tarihli esas sözleşmeye ek protokol ile sözleşme süresinin tek seferde 3 yıllık olarak revize edildiğini, davalının ileri sürdüğü birer yıllık uzama süresinin gerçekleşmediğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptali ile %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş, süresi içinde davaya cevap verilmemiş,

Davalı vekili 26/04/2022 tarihli dilekçesinde; dava dilekçesi tebliğ mazbatası üzerinde imzaya yetkili olduğu bildirilen kişinin imzaya yetkili olmadığını, bu nedenle yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, 01/11/2017 tarihli ek protokolün salt sözleşmenin süresine ilişkin revizelerden ibaret olup ek protokolün diğer hükümler başlığı altında işbu ek protokol ile düzenlenmeyen her konuda sözleşme hükümleri aynı hüküm ve şartlar ile caridir hükmünün düzenlendiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi düzenleyen esas sözleşme 02/11/2015 tarihli Restaurant ve Kafeterya Hizmet Sözleşmesi olup davalı şirketin işbu sözleşmenin 5.3 maddesinden doğan fesih hakkını kullanarak sözleşmeyi ....Noterliğinin 04/02/2021 tarihli 03242 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshettiğini, anılan hüküm kapsamında sözleşme taraflarının dilediği zaman 3 ay önceden bildirimde bulunmak suretiyle sözleşmeyi gerekçesiz ve teminatsız feshetme olanağına sahip olduğunu, bu doğrultuda 04/05/2021 tarihi itibarı ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshedildiğinin kabulü gerektiğini, ancak davacı tarafından yapılan bu fesih bildiriminin gerekleri yerine getirilmediği gibi taraflarına davalı hastane içerisinde yer alan ... Cafe'yi kiracı sıfatı ile çalıştırdıkları, akdedilen sözleşmenin kira sözleşmesi mahiyetinde olduğu, davalı şirket tarafından yapılan ihtarın tahliye niteliğinde olduğu, ancak işletmeye yatırım yaptıklarını ve kiraların düzenli ödendiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia eden bir cevabi ihtar çekildiğini, taraflar arasında bir kira sözleşmesi bulunmamakta olup davacının kiracı sıfatına haiz olmadığını, sözleşme ticari nitelikte bir hizmet sözleşmesi olup ortada bir kira ilişkisi olmadığını, aksi halde davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde ikame edilmesi gerektiğini, sözleşmenin 3.4.maddesi ile "işbu sözleşme konusu hizmetin işbu sözleşme imza tarihinden itibaren başlamak üzere 1'er yıllık süreler ile uzatılarak toplamda 5 yıl devam etmesi halinde söz konusu ekipman, züccaciye, demirbaş bedelsiz olarak ...'a devredilecektir." dendiğini, aradaki sözleşme ilişkisinin imza tarihinden itibaren toplamda 5 yıl devam etmesi koşulunun 02/11/2020 tarihi itibarı ile tamamlanmış olup davacıya ait ekipman, züccaciye ve demirbaşların 04/05/2021 tarihi itibarı ile sözleşmeyi fesheden davalı şirkete devredileceğini, 02/11/2015 tarihli sözleşmede yer alan birer yıllık ibaresinin sözleşme süresinin 1 yıl süre ile sınırlı olarak akdedilmesi dolayısı ile eklenmiş olup sözleşmenin ruhuna bakıldığında ilgili maddenin sözleşmenin devamlılığının sağlanması amacı güttüğünü, 02/11/2015 tarihli sözleşme süresinin bitmesinin ardından taraflar arasındaki ilişkinin devam etmesi üzerine her sene yeni bir sözleşme yapma külfetinin önüne geçebilmek adına 02/11/2017 tarihli ek protokol imzalanarak sözleşme süresinin 3 yıl daha uzatıldığını, bu nedenlerle davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafça her ne kadar tebliğ usulsüzlüğü ileri sürülmüş ise de cevap dilekçesinde tebliği öğrenme tarihinin belirtmediği gibi duruşma esnasında sorulmasında da tebliğe muttali tarihin bildirilmediği anlaşıldığından usulsüz tebligat itirazının usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından reddine, davalı tarafın cevap süresinin süresinde olmadığının tespitine, davalı tarafça sunulan beyan ve delillerin inkar kapsamında dosyaya kabulüne karar verilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:

Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, 01/11/2014 tarihli Restaurant ve Kafeterya Hizmet Sözleşmesi, 02/11/2015 tarihli Restaurant ve Kafetarya Hizmet Sözleşmesi, 02/11/2017 tarihli ek protokol, taraflar arasında gönderilen ihtarnameler, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları dosya içerisine alınmıştır. ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 600.750 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının yetki itirazı üzerine dosyanın İstanbul Adliyesine gönderilmesine karar verildiği, dosyanın ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına kayıt edildiği ve davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak makine mühendisi bilirkişi eşliğinde mahallinde keşfen inceleme yapılarak halen davalı uhdesinde bulunduğu belirtilen ve dava dilekçesinde yer alan ekipmanların dava tarihi itibarı ile rayiç değerlerinin tespiti ile rapor tanzimi istenmiş, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... talimat sayısı ile 06/09/2022 tarihinde makine mühedisi bilirkişi refakatinde mahallinde keşif yapılmış, 08/12/2022 tarihli rapor ile; davacı tarafından .... Noterliğinin 17.06.2021 tarih ve 14147 yevmiye numaralı ihtarında yer alan ekipman listesi için beyan ettiği toplam değerin 144.500,00TL olduğu, listede bulunan ve keşif ile tespit edilen makine teçhizatların güncel sıfır kullanılmamış değerlerinin tarafından yapılan araştırmaya göre minimum 141.511,00TL, maksimum 172.228,00TL olduğu, 20.12.2021 dava tarihi itibari ile sıfır kullanılmamış değerlerinin 149.375,00TL olduğu, güncel ikinci el değerlerinin minimum 60.680,00TL, maksimum 70.130,00TL olduğu, 20.12.2021 dava tarihi itibari ile ikinci el değerlerinin 62.595,00TL olduğu, toplam değerinin 385.500,00TL olduğu, güncel sıfır kullanılmamış değerlerinin minimum 510.521,00TL, maksimum 555.516,00TL olduğu, 20.12.2021 dava tarihi itibari ile sıfır kullanılmamış değerlerinin 508.813,00TL olduğu, güncel ikinci el değerlerinin minimum 285.548,00TL, maksimum 330.498,00TL olduğu, 20.12.2021 dava tarihi itibari ile ikinci el değerlerinin 294.339,00TL olduğu belirtilmiştir.

Davalı vekili 15/02/2023 tarihli dilekçesi ile, davaya konu ekipmanların bir kısmının davalı şirkete ait ... ... hastanesi nezdinde, bir kısmının ise yer sıkıntısı nedeniyle davalı şirketin İstanbul depolarında bulunduğunu belirterek malzemelerin bulunduğu depoların adreslerini bildirmiştir.

Mahkememizce ekipmanların bulunduğu mahalde makine mühendisi bilirkişi refakatinde davalı vekili tarafından bildirilen depolarda 09/06/2023 tarihinde keşif icra edilmiş, makine mühendisi, nitelikle hesaplama uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/09/2023 tarihli raporda; davacının uyuşmazlık konusu olup keşif sonucu tespit edilen makine, teçhizat ve malzeme bedelinin 21.12.2021 dava tarihi itibarıyla sıfır kullanılmamış bedelinin 87039 TL olabileceği, güncel ikinci el değerlerinin 176 500.TL olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye Ek Protokol düzenlendiği söz konusu protokolde sözleşmenin bitiş tarihinin 01.11.2020 tarihi olarak belirlendiği, dolayısıyla emredici nitelikteki kanun hükmünü dikkate aldıklarında tacir sıfatını haiz davalının hukuken geçerli bir fesih bildiriminin olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca davacı tarafa ait olup davalı uhdesinde bulunan malzeme bedellerinin davalıdan tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.

Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ... Hastanesinde restoran ve kafeterya hizmetleri vermek amacıyla 01.11.2014 tarihinde “Restorant ve Kafeterya Hizmet Sözleşmesi” imzalandığı ve daha sonra taraflar arasında 02.11.2015 tarihinde imzalanan “Restorant ve Kafeterya Hizmet Sözleşmesi” ile karşılıklı olarak varılan mutabakata göre taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin sona erdirilerek “Restorant ve Kafeterya Hizmet Sözleşmesi ‘ne ek Protokol” imzalanarak sözleşme süresi ve bazı hükümlerin revize edildiği ve sözleşme süresinin 02.11.2017 tarihinden itibaren üç yıl uzatıldığı, davalının .... Noterliğinin 14.01.2021 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarı ile “ek Protokolün 3.1 maddesi uyarınca sözleşme süresinin uzatılması konusunda mutabakat olmadığı gerekçesiyle sözleşmenin sona erdirildiği” hususunun bildirildiği ve bu süreçte taraflar arasında noterler kanalıyla sürekli ihtarlar yapıldığı ve nihai olarak davacı yanın .... Noterliğinin 13.08.2021 tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarı ile “bahse konu kira sözleşmesinin tek seferde 3 yıllık olarak revize edildiğini, birer yıllık uzama koşullarının oluşmadığını” ve bu nedenle ekipmanlara ilişkin bedelin ödenmesi gerektiği” bildirildiği, davalı tarafından ekipman ve malzemelerin bedellerinin ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünde ... Esas no ile yapılan İcra Takibine davalı yanın itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu dava ile itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen ek protokolün 3.2 maddesi ile "Taraflar, Sözleşme'nin 5.1 maddesinde düzenlenen Sözleşme süresinin, 02/11/2017 tarihinden itibaren 3 (üç) yıl süre ile uzatmak hususunda mutabıktır. Taraflar Sözleşme'nin uzama süresi sonu olan 01/11/2020 tarihinden bir ay önce, Sözleşme'nin süresini uzatmak konusunda yazılı şekilde mutabık kalmadıkları takdirde; Sözleşme, ayrıca bir bildirime hacet olmaksızın kendiliğinden sona erecektir." şeklinde, 4.1 maddesi ile de işbu ek protokol ile düzenlenmeyen her konuda sözleşme hükümleri aynı hüküm ve şartlar ile caridir." şeklinde kararlaştırılmıştır. TTK m.118/III uyarınca " Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile" yapılır . Davalının ....Noterliğinin 14/01/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarı ile mevcut geçerli 02.11.2015 imza tarihli sözleşmenin ek protokolünde bulunan süre uzatımı “3.2 maddesi kapsamında sözleşmenin uzama tarihinin bitiş süresi olan 01.11.2020 tarihinden bir ay önce sözleşmenin süresini uzatmak hususunda yazılı bir şekilde mütabık kalınmadığı takdirde ayrıca bir bildirime gerek kalmaksızın sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği“ hükmüne dayanılarak sözleşmenin 31.01.2021 tarihi itibari ile feshedileceğinin ihtar edildiği, taraflar arasında akdedilen 02/11/2015 tarihli sözleşmenin 5.3 maddesi ile "sözleşme süresi içinde herhangi bir zamanda, taraflardan her biri diğer tarafa en az 3 (üç) ay önceden yapacağı yazılı bildirim ile sözleşmeyi sebep göstermeksizin ve teminatsız olarak feshetmek hakkına sahiptir. Bu tür bir fesih halinde taraflar fesih tarihine kadar yerine getirilmiş yükümlülüklerden dolayı işbu sözleşmede belirtilen şart ve hükümler kapsamında birbirlerine karşı sorumlu olacaklardır. Bu tür bir fesih halinde tarafların herhangi bir tazminat, beklenen kar, kar kaybı ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir tazminat ve başkaca bir ödeme borcu bulunmayacaktır." şeklinde olduğu, sözleşme bitiş tarihinden itibaren 1 ay öncesinde yazılı bir mutabakat yapılmadığı, dolayısı ile davalı tarafça hukuken geçerli bir fesih bildiriminde bulunulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen 02.11.2015 tarihli sözleşme ile “01.11.2014 tarihli sözleşmenin sona erdiği ve birbirlerini ibra ettiklerini” belirtildiğinden 01.11.2014 tarihli sözleşmenin hükmü kalmadığı, beş yıllık sürenin 02.11.2020 tarihinde sona erdiği, sözleşmenin 3.4 maddesinde sözleşme imza tarihinden itibaren birer yıllık süreler ile beş yıl devam etmesi durumunda söz konusu ekipman-zücaciye-demirbaş malzemelerin bedelsiz olarak davalıya devredileceğinin, beş yıla ulaşmadan sözleşmenin sona ermesi durumunda davalının talep etmesi halinde yatırımın amortismanı düşüldükten sonra kalan tutarı üzerinden davalı tarafından fatura karşılığı devir alınacağı belirtilmiştir.

Taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin 02/11/2015 tarihinde akdedildiği, fesih bildirimi ile 04/05/2021 tarihinde sona erdirildiği, dolayısı ile taraflar arasında hizmet sözleşmesinin 5,5 yıl devam etmiş olduğu ve bu durumda ekipman-zücaciye-demirbaş malzemelerin bedelsiz olarak davalıya devri koşullarının oluştuğu, davacının bunlar üzerinde talep hakkı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin tarafları ticari şirket olup, tacir oldukları, tüm eylem ve işlemlerinde basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda bulundukları, sözleşme serbestisi olup sözleşmeyi özgür iradeleri ile düzenleyip imzaladıkları, sözleşmenin hükümlerinin taraflar için bağlayıcı olduğu dikkate alınarak davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemedğinden, talep yargılama gerektirdiğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının davasının REDDİNE,

2.Kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,

3.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 6.985,71-TL'nin kararın kesinleşmesini müteakip istek halinde yatıran tarafa iadesine,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 90.105,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,

7.Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,

8.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/12/2023 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

İşbu evrak, 5070 Sayılı Elektronik İmza Yasası kapsamında imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.