10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının ...alanında faaliyet gösteren ... ...A.Ş.'nin %50 pay sahibi ve kurucu ortağı olduğunu, davacının 22/01/2018 tarihinde kuruluş ile birlikte 3 yıl için yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, davacının yönetim kuruluna seçildiği tarihten itibaren üzerine düşen her türlü görevi eksiksiz yerine getirdiğini, ancak şirketin eski yönetim kurulu başkanı ...'in görevlerini yapmaması ve yönetim kurulunu toplantıya çağırmaması nedeniyle şirketin yasal süresi içerisinde 2018,2019 ve 2020 yılı Olağan Genel Kurul toplantılarını gerçekleştiremediğini, aynı sebeple davalı şirketin Ağustos 2019 tarihinde fiili olarak çalışamaz hale geldiğini, mesul müdürün işten ayrılmak zorunda kaldığını ve mal sahibi tarafından feshedildiğini, davacının ...'den şirket olağan genel kurul toplantılarının yapılması için ortakları toplantıya çağırmasını talep ettiğini ancak ...'in bu talebi yerine getirmediğini, son olarak bu hususta ...
5.Noterliğinin 15/06/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderilmesine rağmen eski yönetim kurulu başkanı ...'in toplantılara çağrıyı gerçekleştirmediğini, bu defa davacının ....ATM ... esas sayılı dosyası ile TTK m.410/2 uyarınca genel kurula çağrı yapabilmek için yetki talep ettiğini, mahkeme tarafından verilen yetkiye istinaden davacının ortakları genel kurula çağırdığını, genel kurul toplantısının 05/11/2021 tarihinde şirket merkezinde yapıldığını ve toplantıya davacıdan başka katılan pay sahibi olmadığını, genel kurulun 6.gündem maddesi uyarınca şirketin 22/01/2021 tarihinde görev süresi dolan yönetim kurulunun yeniden teşkilinin sağlanması amacıyla yönetim kurulu üyelerinin seçimine geçilmişse de, üye olmak isteyen bulunmadığından yönetim kurulunun teşkilinin sağlanamadığını, şirketin organsız kaldığını, kurumlar vergi beyannamelerinde de görüleceği üzere şirketin fiili olarak hayatını sürdürmediğini ve son iki yıldır borca batık halde bulunduğunu, bu nedenlerle TTK hükümleri uyarınca şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahale talep eden ... vekili dilekçesinde özetle; davalı şirketin özel olarak bir yanık kreminin reçelendirilmesi, üretimi, pazarlanması ve satışı amacıyla kurulmuş olup ilerleyen süreçte ...'in tesadüfen davalı şirketin reçelendirilmesi, üretim ve pazarlamasını gerçekleştirdiği Narted isimli yanık kreminin dava dışı ... ... ...A.Ş.isimli şirket tarafından satışının gerçekleştirildiğini öğrendiğini, söz konusu şirketin davacının akrabasının tek pay sahibi olduğu bir anonim şirket olup davalı şirket kayıtlarında yapılan kontrollerde davacının ürünün üretimine dair formülü, aylık satış listeleri, ürünlerin fiyat listeleri, fiyat teklifleri, satış noktaları ve şartları gibi ticari sır ve bilgileri şirket dışına çıkarttığının tespit edildiğini, davacının şirketi uğrattığı zararların tazmini amacıyla ....ATM ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bunun yanı sıra haksız rekabet ve güveni kötüye kullanma suçlarından ... ve ... esas sayılı dosyalar ile İstanbul C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, şirketin feshi halinde davacının davalı şirkete aktarmış olduğu sermaye ve emeğinin zarar göreceğini, bu nedenlerle müdahale taleplerinin kabulüne, davacı kusurlu olduğundan şirketin feshine yönelik ileri sürdüğü haklı sebepler gerçekleşmediğinden reddine, şirketin geleceği ve ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi açısından Yönetim Kurulu üyesi olan davacının kanun ve esas sözleşmeden doğan görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmesi ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralına uyarak gözetme yükümlülüğü altında iken yükümlülüklerini ve kendisinden beklenen özeni yerine getirmemesi, şirket faaliyetlerini sekteye uğratması, karşılıklı güven ilişkisini kaldıracak mahiyette davranışlar sergilemesi ve bu davranışlarını sürdürmesi nedeniyle 6102 Sayılı TTK 531.maddesi gereğince ayrılma akçesi ödenmeksizin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava şirketin haklı sebeple feshi talebidir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, şirket esas sözleşmesi, ihtarname ve tebliğ mazbatası, hazirun cetveli, genel kurul toplantı tutanağı, 2018-2019-2020 yıllarına ait kurumlar vergi beyannamesi, genel kurul müzakere defteri, yönetim kurulu karar defteri, pay defteri, ....ATM ... esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, İstanbul C.Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Dosya mali müşavir, sektör uzmanı ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen 01/09/2022 tarihli raporda; taktir mahkemeye ait olmak üzere davalı şirketin ortakları arasında şirketi devam ettirme iradesinin olmadığının anlaşılması, borca batık olması ve affectio societatis (şirketin amacının gerçekleşmesine eylemli katkıda bulunma) unsurunun ortadan kalktığına ilişkin kuvvetli işaretlerin (şirketin yönetim kurulu üyesinin seçilmemesi) olması sebebiyle davalı şirketin feshi için aranacak şartların varlığı yolundaki kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dosya müdahil vekilinin itirazları hususunda ayrıca davalı şirketin şirkete borçlar kaleminin açılarak şirketin borçlarının hangi ortağa olduğu hususunun da açıklanması amacıyla yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor tanzimi istenmiş, düzenlenen 21/03/2023 tarihli ek raporda; 31.12.2021 tarihli kapanış kayıtlarına göre, davalı şirketin ...’a 66.639,12 TL, diğer ortağı ...’e ise, 428.500,00 TL borcunun göründüğü belirtilmiştir.
Davacı vekili mahkememiz 07/06/2023 tarihli celse ara kararı uyarınca, 13/06/2023 tarihli dilekçesi ile müdahale talep eden ...'in davaya dahil edilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının hisse sahibi olduğu şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dahili davalı ... ile birlikte davalı şirketin %50'şer hissedarı oldukları, davacı şirketin fiili olarak hayatını sürdürmediği ve son iki senedir borca batık halde bulunduğunu beyanla şirketin feshini talep etmiş, davalı şirketin diğer ortağı dahili davalı ... ise davacının ticari sırları şirket dışına çıkarttığını, dolayısı ile rekabet yasağına aykırı davrandığını beyanla davacıya ayrılma akçesi ödenmeksizin ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiştir.
6102 sayılı TTKnun 531.maddesinde " (1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir" denilmektedir.
Davacı ve dahili davalı ...'in davalı ... ...A.Ş.nin ortakları oldukları, davalı şirketin 2018-2019 ve 2020 yılı Olağan Genel Kurula ait hazirun cetveline göre genel kurula sadece davacının katıldığı, diğer ortak ...'in katılmadığı, toplantı tutanağının 6.maddesinde yönetim kurulu seçim ve görev süresinin belirlenmesinin amaçlandığı ancak yönetim kurulu üyeliğine aday olan kimse olmadığından yönetim kurulunun teşkil edilemediği, şirketin borca batık durumda olduğu, şirket kayıtlarında ilaveten rayicen değerlendirilebilecek herhangi bir malvarlığının görülmediği, şirket ortakları arasında şirketi devam ettirme iradesinin olmadığı, şirketin amacının gerçekleşmesine eylemli katkıda bulunma unsurunun ortadan kalktığı, şirket ortağı ...'in davacının şirketin ticari sırlarını ve bilgilerini şirket dışına çıkartmakla rekabet yasağına aykırı davranışlarda bulunduğunu iddia ettiği ve bununla ilgili Cumhuriyet Savcılığınca soruşturmaların yürütüldüğü ve dava açıldığı, ortaklar arasında iletişim kalmadığı ve ortaklar arası güven ve işbirliğinin, şirketin kuruluş amacını gerçekleştirmesini engelleyecek mahiyette bozulduğu, şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılması esas olup; düzenleme uyarınca, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesi zorunlu kılınmıştır. Bunun için şirketin ticari faaliyetlerinin devam ediyor olması en önemli sebeptir. Ancak somut olayda dava konusu şirketin ana sözleşmesinde yer alan faaliyet amaçlarını gerçekleştirmeye yarar hiçbir taşınmazın olmadığı, şirketin borca batık durumda olduğu, rayiç değerlerinin olmadığı, şirketin faaliyetinin olmadığı, bu hali ile şirketin devam ettirilmesi ve kuruluş amacını gerçekleştirmesi bu aşamadan sonra mümkün olmadığından, davacı ortağın şirketten çıkarılmasının da bir çözüm sağlamayacağı anlaşıldığından şirketin haklı nedenle feshine ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜNE, ... Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... ...Anonim Şirketinin feshine,
2.Tasfiye memuru olarak bilirkişi ...'nun tayinine,
3.Tasfiye memuru için aylık 10.000,00 TL ücret takdirine,
4.6 aylık tasfiye memuru ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilmesine,
5.Kararın kesinleşmesi ve depo işleminin yapılmasından sonra tasfiye memurunun görevinin başlayacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı)
6.Karar kesinleştiğinde bir suretin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,
7.Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 269,85-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 59,30-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 210,55-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
8.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9.Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 59,30-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 130,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.248,60TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
10.Davalı ve dahili davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
11.Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK.'nın yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/11/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)