Esas No
E. 2010/5298
Karar No
K. 2012/4267
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2010/5298 E.  ,  2012/4267 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına,

CMK'nun 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak,

Hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmının sonuna "beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına,

CMK'nun 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca, 450 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanık ...'a verilmesine" ibaresinin eklenmesi, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CYY.'nın 322. maddesi "uyarınca davanın esasına, 29.02.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY :

Tehdit suçundan açılan kamu davasına ilişkin yerel mahkemece sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle verilen beraat hükmünün sanık müdafii tarafından 12.11.2007 havale tarihli temyiz dilekçesiyle beraatin gerekçesine yönelik temyizi bulunmayacak şekilde sadece müvekkili olan sanığın kendisini vekille temsil ettiği ve bu nedenle yargılama neticesinde beraat kararı verildiğine göre, müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz edilmesi üzerine, " Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına,CMK'nun 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi" nedeniyle sanık müdafiinin temyiz iddiaları yerinde bulunarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına,CMK'nun 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca 450 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanık ...'a verilmesine ibaresinin karara eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ise de; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 305. maddesine göre Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilecek, ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalar ile ölüm cezalarına ait hükümleri hiçbir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re'sen tetkik olunacak, karar tarihi itibariyle ikibin liraya kadar (ikibin dahil) para cezalarına dair olan hükümler ile yukarı sınırı onbin lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri ve bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, temyiz olunamayacaktır. Tehdit suçundan verilen beraat kararının gerekçesine yönelik olarak temyiz bulunduğu takdirde dava konusu eyleme uyan TCK'nun 106/1- 1. cümlede öngörülen cezanın türüne göre hükmün temyizinin mümkün bulunduğunda kuşku bulunmamaktadır.

Sanık müdafii tarafından hüküm sadece vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiş bulunduğundan vekalet ücretinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir.

Avukatlık ücretleri CMK'nun 324/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sayılmakta ise de; bu husus vekalet ücretinin şahsi hak niteliğini ortadan kaldırmayacaktır. Bu durumda da temyiz sınırının belirlenmesi bakımından CMUK'nun 305/3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasanın 2/A-c maddesiyle değişik 427/2. maddesindeki parasal değerlere bakılmalıdır. Karar tarihi itibariyle istenen ve verilmesi gereken avukatlık ücretinin miktarı HUMK'nun 427. maddesindeki temyiz sınırının altındadır.

Açıklanan nedenlerle, kararın gerekçesine yönelik temyizin bulunmadığı, hükmedilmesi istenen avukatlık ücretinin de karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi yollaması ile tarifenin 2. kısım 2. bölümünde yer alan düzenleme uyarınca 450 TL olduğu gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiğini, hükmün esasının incelenemeyeceğini düşündüğümüzden, sayın çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.