45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2239
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında evsel ve ambalaj atıklarının mevzuata uygun bir şekilde toplanması, taşınması, ayrıştırılması ve bertaraf edilmesi amacıyla 22/03/2018 tanzim tarihli 01/03/2018-28/02/2021 tarih aralığını kapsayan 3 yıl süreli "Evsel ve Ambalaj Atık Toplama, Ayrıştırma ve Bertaraf Hizmeti Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkili şirketin bu iş için personel alımının yanı sıra gerekli makine ve teçhizat aldığını, çeşitli sigortalar yaptırdığını, vergiler ödediğini ve hizmet edimini sunmaya başladığını, müvekkili şirket sözleşmesel yükümlülüğünü gereği gibi ifa ederken, davalı şirketin daha sözleşmenin kurulmasından 3 ay sonra 30/05/2018 tarihinde Kartal ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 10.1 maddesini gerekçe göstererek tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, her ne kadar sözleşmede davalı şirkete tek taraflı fesih hakkı tanınmış ve fesih halinde herhangi bir alacak talebinde bulunulamayacağı hususları belirtilmiş ise de MK gereğince hak ve borçların kullanımı ve ifasında iyi niyet kurallarına uyulması gerektiğini, müvekkili şirketin sunmuş olduğu hizmet ediminde hiçbir kusuru olmadığı halde 3 ay gibi kısa bir süre sonra tek taraflı fesih bildiriminin haksız, kötü niyetli ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların tazmini gerektiğini, müvekkili şirketin uzun yıllar emek sarf ederek kazanmış olduğu ticari itibarının yaşanan bu hadise ile zedelendiğini, müvekkilinin sözleşmeye esas yapılan gider kalemlerinin (1-... A.Ş'den alınan aşırı yük kontrol sistemi, 2-... Sigorta işveren sorumluluk sigorta poliçesi, 3-... Sigorta kobi paket sigorta poliçesi, 4-Damga vergisi, 5-Banka teminat mektubu komisyon tahsilatı, 6-Davacı şirket personeline daimi kart verilmemesi sebebiyle haksız olarak kesilen follow me ücretinden oluşan) toplam 80.848,67 TL ve 3.961,00 Euro olduğunu beyan ederek; fazlaya dair her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi zararın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH Davacı vekili 30/01/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini; 18.202,27 TL makine masrafı, 3.712,00 TL işveren sorululuk sigorta poliçesi masrafı, 965,50 TL kobi paket sigorta poliçesi masrafı, 49.485,60 TL damga vergisi ücreti, 2.000,00 TL teminat mektubu kesintileri ve 3.961,00 Euro follow me ücreti olarak ıslah ettiğini beyan etmiş ve harcını yatırmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin hizmete başladıktan sonra yüklendiği edimleri zamanında ve sözleşmede belirtilen şekilde yerine getirmediğini, yüklendiği işi dava dışı üçüncü bir şirkete devrettiğini, 22/03/2018 tarihli sözleşmenin "Devir ve Temlik" başlıklı 9.maddesi uyarınca davacı şirketin yüklendiği işi başka bir şirkete devretmesinin sözleşmeye açık şekilde aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirketin gerek verilen hizmetteki aksamalar gerekse sözleşmenin 9.maddesine açık aykırılıklar sebebiyle ihtarname keşide ederek taraflar arasından akdedilen sözleşmeyi sözleşmenin 10.1 maddesine uygun olarak tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkili şirketin 30 gün önceden yazılı bildirim yapmak şartıyla sözleşmeyi istediği gibi her an tek taraflı olarak feshedebileceğini ve fesih sebebiyle yüklenicinin herhangi bir hak ve alacak talep edemeyeceğinin sözleşmenin imzalanması sırasında davacı şirketçe bilindiğini,
TTK 20/2. maddesi gereğince davacı şirketin sözleşmenin feshinden sonra huzurdaki davayı ikame etmesinin bu sebeple kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine verilen hizmetin ayıplı olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun yerine getirilemeyen hizmet sebebiyle taraflar arasındaki ticari ilişkiden gerekli menfaati sağlayamadığını ve daha fazla zarara uğramamak için sözleşmeyi feshettiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sözleşmeyi hukuka aykırı şekilde feshettiği varsayılsa bile maddi tazminat adı altında sayılan kalemlerin müvekkil şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin uzun yıllar boyunca sarf ederek kazanmış olduğu ticari itibarın zedelenmiş olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını beyanla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararı talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı davacıya gönderdiği ihbarname ile sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca ihbarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün sonra geçerli olmak üzere tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih ettiğini bildirmiştir. Sözleşme 10.1.madde uyarınca sözleşmenin bitim tarihinden önce herhangi bir sebep gösterilmeden işveren tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi durumunda davacının herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunamayacağı kabul edilmiş, bilirkişi tarafından sözleşmenin 10.1 ve 10.2 maddesi uyarınca feshinin haklı olup olmadığı değerlendirilmiş, davalının dosyaya sunduğu belgelerin değerlendirmesi ile iş sağlığı ve güvenliği yönetmelikleri, ambalaj atıklarının kontrolü yönetmeliği ve sözleşme şartlarına aykırı hareket eden davacı şirketin kusurlu olduğu, ancak sözleşmenin kusur nedeniyle fesih şartını düzenleyen 10.2 maddesine göre davalı ... firması sözleşmeyi bu kusurları gerekçe göstererek sözleşmeyi fesih edebilirken gene taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki olan teknik şartnamenin V nolu maddesine göre gerekli tüm fesih şartları oluşmadığından dolayı bu kusurların haklı fesih için yeterli olamayacağı kanaati bildirilmiş, davalı ... şirketinin feshini dayandırdığı sözleşmenin fesih şartlarını düzenleyen 10.1 maddesine göre ise sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinin mümkün olduğu ancak bu tek taraflı fesih hakkının kötüye kullanılıp kullanılmadığı yada geçerli sayılıp sayılmayacağı hususunun davanın ana uyuşmazlık konusunu oluşturduğu ve mahkemenin hukuki değerlendirme ve takdir yetkisi içinde olduğu belirtilmiştir. Tarafların rapora karşı itirazlarını sunması üzerine itirazlar giderilmek üzere ek rapor alınmış, davacının talebi üzerine zarara uğradığını belirttiği zarar kalemleri hesaplanmıştır.
Bilirkişi raporu ile de belirtildiği üzere ana uyuşmazlık konusu sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca feshinin haklı olup olmadığı hususu olduğu, sözleşmenin 10.2 maddesinin uyuşmazlık konusu olmadığı, zira davalının sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğine ilişkin bir iddiasının olmadığı, sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca feshinde ise davalının sözleşme ile bu hakka sahip olduğu, basiretli bir tacir olan davacının sözleşmenin bu maddesinin sonuçlarını bilerek kabul ettiği, davalı tarafın tuttuğu tutanaklardan anlaşıldığı üzere davacının yükümlülüklerini yerine getirirken kusurlu davrandığı, her ne kadar bu kusurlu davranışlar sözleşmenin 10.2 maddesi uyarınca haklı sebeple feshi için yeterli olmasa da davalıya 10.1 maddesinde tanınan fesih hakkını kullanmasına engel olamayacağı dolayısıyla davalının sözleşmeden doğan hakkını kullanımında kötü niyetli sayılamayacağı ve sözleşmenin bu şartlar altında feshinin davacıya her hangi bir hak talep etme hakkı vermeyeceği kanaatine varıldığından davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine ilişkin bir iddiasının olmadığı ifade edilmiş ise de aksine davalının cevap dilekçesinde fesih gerekçesi olarak kusura yönelik savunma yaptığını, bilirkişi raporunda haklı fesih için yeterli kusurun bulunmadığı teyit edildiği gibi sözleşme konusu edimin en üst hizmet kalitesiyle ve bizzat müvekkili tarafından ifa edildiğini, davalı şirketin 3 ay gibi kısa bir süre sonra sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, mahkeme kararında davalı tarafın tutmuş olduğu tutanaklar nedeniyle müvekkili şirketin kusurlu davrandığı kanısına yer verilmiş ise de bu hususta herhangi bir delil bulunmadığını, bahse konu tutanakların davalı şirketçe tek taraflı düzenlendiğini ayrıca sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan Teknik Şartnamenin V. maddesinde açıklanan usule göre bir ihtar ve bildirim yapılmadığını, davalı şirketin sözleşmeyi feshetmesinin asıl sebebinin Pendik Belediyesi'nin (enkaz döküm sebebiyle her hangi bir döküm bedeli ödememesi sebebiyle) daha cazip bir teklif vermesinden kaynaklandığını, maddi tazminat yönünden AAÜT 13/4 uyarınca 3.400,00 TL karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı olarak 13.735,81 TL'ye hükmedildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, taraflar arasında imzalanan Evsel ve Ambalaj Atık Toplama, Ayrıştırma ve Bertaraf Hizmeti Sözleşmesinin, davalı tarafça haksız olarak feshedildiği iddiasıyla sözleşmeden kaynaklanan zararlar ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Sözleşme ve teknik şartnameTaraflar arasında Evsel ve Ambalaj Atık Toplama, Ayrıştırma ve Bertaraf Hizmeti Sözleşmesi imzalanmış olup davacı "Yüklenici", davalı "..." olarak anılmaktadır. Sözleşmenin konusu 1.maddede; İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı bünyesinde tehlikeli olmayan evsel ve ambalaj atıkların düzenli olarak ve yasal mevzuata uygun şekilde toplanması, taşınması, ayrıştırılması ve bertaraf edilmesi olarak açıklanmıştır. Yüklenicinin Yükümlülükleri başlıklı 2.maddesinde; "2.1.1. Yüklenici, Hizmeti Sözleşmenin 1 numaralı ekindeki Teknik Şartname'ye uygun olarak yerine getirecektir.2.1.6. Yüklenici hizmetin ifasında kullanılmak üzere personeline ilgili yasal mevzuata ve yapılan işe uygun olarak gerekli iş kıyafeti ve ayakkabı (yüklenicinin unvanı belli şekilde kıyafetler üzerinde yer alacaktır.) temin edeceğini kabul, beyan ve taaahüt eder.2.1.16. ...nin yetkilendireceği kişiler Hizmetin işbu sözleşme yükümlülüklerine göre yerine getirilip getirilmediğini, istenilen sayıda personel çalışıp çalışmadığını, sözleşme ve teknik şartname şartlarına uyulup uyulmadığını denetlemeye ve buna ilişkin her türlü belge ve bilgiyi istemeye ve kontrol etmeye yetkilidir. Yüklenici söz konusu kontroller için tüm belge, doküman ve diğer materyalleri ... yetkililerine istenildiğinde sunmakla yükümlü olduğunu ve itiraz etmemeyi kabul ve taaahüt eder.2.2.3. Yüklenici hizmetin ifasında görevlendirdiği personelinin görevleri başındayken yakalarında kimlik kartı taşımaları da dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, personelinin ..., Havalimanı Mülki İdare Amirliği, Güvenlik Komisyonu ve Havaalanı Otoritesi tarafından yayınlanan bildirimlere ve bütün yönetmeliklere tamim ve talimatlara aynen uymasını sağlayacaktır.2.2.4. ...'nin, Yüklenici tarafından istihdam edilen herhangi bir personelinin etik ve iyiniyet ilkelerini ihlal ettiğini, işyeri disiplini ve huzurunu bozduğunu tespit etmesi halinde, bu durumu Yükleniciye bildirecek ve Yüklenici söz konusu personeli derhal yenisi ile değiştirecektir." hükümlerine yer verilmiş,Ayrıca 2.2.9.maddesinde sigortalara ilişkin olarak, Yüklenicinin "yangın bütün rizikolar - ilave yangın kapsamı / kar kaybı - iş kesintisi sigortası 100.000,00 Euro'dan az olmamak üzere", "üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası 350.000,00 Euro'dan az olmamak üzere", "işveren mali mesuliyet sigortası 100.000,00 Euro'dan az olmamak üzere" yaptıracağı ve tüm sigortalarda ...'nin ortak sigortalı olarak yer alacağı düzenlenmiştir. Sözleşmenin 3.maddesinde; 3 yıl süreli olduğu, 01/03/2018 tarihinde yürürlüğe gireceği ve 28/02/2021 tarihinde hiçbir ihtar, ihbar yada bildirime gerek kalmaksızın kendiliğinden sona ereceği, Sözleşmenin 6.maddesinde; Yüklenicinin, ...'ye 3 yıl 6 ay süreli, kesin, kayıtsız ve şartsız, ...'nin ilk talebinde nakde çevrilebilen 200.000,00 TL bedelli banka teminat mektubu vereceği,Sözleşmenin 7.maddesinde, sözleşmeden kaynaklanan her türlü vergi, resim, harçlar ve sair giderlerden Yüklenicinin sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Sözleşmenin "Devir ve Temlik" başlıklı 9.maddesinde; "9.1. Yüklenici, hizmeti ve işbu sözleşmeden doğan her ne nam altında olursa olsun hak, alacak ve yükümlülüklerini kısmen veya tamamen üçüncü kişilere devir ve temlik edemez. ...'nin önceden yazılı onayı alınmaksızın bir başka kişi ile ortak olamaz, hisselerinin tamamını veya bir kısmını bir başka gerçek veya tüzel kişiye devir edemez." "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 10.maddesinde; "10.1. ..., Sözleşmenin sona erme tarihini beklemeksizin en az 30 gün öncesinden yazılı bildirimde bulunmak suretiyle işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmek hak ve yetkisini haizdir. Böyle bir fesih durumunda Yüklenici, her ne nam altında olursa olsun hiçbir şekil ve surette alacak, hak, iddia ve tazminat talebinde bulunamaz. ...'nin herhangi bir sebeple işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi halinde, Yüklenici fesih tarihine kadar olan ve henüz ödenmemiş edimlerinin karşılığını fesih tarihinden sonra 15 gün içinde fatura karşılığında talep edebilir. Yüklenici, bunun haricinde her ne nam altında olursa olsun bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını peşinen gayrikabili rücu olarak beyan, kabul ve taahhüt etmiştir.10.2. ..., Yüklenici sözleşmede her alan yükümlülüklerinden herhangi birini kısmen veya tamamen yerine getirmediği veya ... Yüklenici'nin hizmet kalitesinden veya performansından memnun kalmaması veya hizmetin aksaması halinde Yüklenici'ye vereceği bir yazılı bildirimle işbu sözleşmeyi hiçbir sorumluluk ve yükümlülük altına girmeden haklı nedenle derhal feshedebilir. Yüklenici, ...'nin bu nedenle uğrayacağı tüm zararları karşılamakla yükümlüdür..."Sözleşmenin 14.maddesinde; "İşbu sözleşme ve 1 numaralı ekindeki teknik şartname, buradaki bütün hususlara ilişkin ... ve Yüklenici arasında tek sözleşmeyi teşkil eder." hükümlerine yer verilmiştir.Evsel ve Ambalaj Atık Toplama, Ayrıştırma ve Bertaraf Hizmeti Teknik Şartnamesinde, Yüklenici firmanın sorumlulukları ve yükümlülükleri başlıklı kısımda; "...Yüklenici, ...'nin belirleyeceği geçici atık depolama alanlarının temizlik ve düzeninin sağlanması amacıyla hem apron atık depolama tesisinde, hemde terminal binası servis katı atık depolama alanında 7/24 sabit birer personel vardiyalı olarak çalıştıracaktır. Yüklenici personelinin gecici depolama alanlarının temizliği, terminal alanlarında sıvı kısıtlaması yönetmeliği kapsamında toplanan sıvı artıkların depolandığı alanda imha süreci öncesi ayrıştırması, depolama alanlarının düzeni, atık getiren firmalar tarafından uygun kullanımı, uygunsuzlukların tesbit edilerek raporlanması ve atık miktarlarının ölçülmesinden sorumlu olacaktır. Belirlenen sabit personel tespit ettiği uygunsuzlukları ilgili belgeler (fotograf uygunsuzluk formu vb.) ile terminal operasyon ekip sorumlusuna bildirecektir.Yüklenici, ...'nin belirleyeceği alanlardan ambalaj atıklarını ve evsel atıkları belirlenen farklı araçlarla toplayacaktır. Yüklenici kaynağında ayrı bir şekilde biriktirilmiş ambalaj atıklarının toplanması ve kendi ayrıştırma/bertaraf tesisine taşınması için kapalı kasalı bir araç ve apronda bulunan geçici atık depolama alanındaki konteynerlerin ayrıştırma ve bertaraf tesisine taşınması amacıyla kancalı kamyon temin edecektir. Yapılacak iş kapsamında evsel atık toplama araçlarında bir şoför ve iki toplama görevlisi; ambalaj atıkları toplama araçlarında ise bir şoför ve bir toplama görevlisi çalıştıracaktır.Yüklenici sözleşme süresince görevlendirdiğ personelin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun tüm sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Yüklenici personeli için hava sartlarına uygun (koruyucu eldiven, koruyucu giysi ve iş güvenliği ayakkabısı, kışın mont, bere vb.) firma armaları bulunan üniforma temin edecektir...." şeklinde yükümlülüklere yer verilmiş, hangi bölümde, hangi saatler arasında, hangi tür atıkların toplanacağı düzenlenmiş, "Yüklenicinin şartname maddelerine uyumu" alt başlıklı bölüm; "Yüklenicinin, ... çalışma kurallarına ve teknik şartnameye uygun çalışıp çalışmadığnın kontrolu ... tarafından yapılacaktır. Yüklenicinin çalısma performansı, çalışma düzeni, atık toplama saatlerine ve belirlenen araç sayılarına uyum ve aylık raporların ...'ye zamanında iletilmesi kriterlerine göre değerlendirilecektir. Havalimanı kullanıcılarından (hudut sağlık ve havayolu şirketleri ... , yer hizmetleri kurluşları vb.) ve yolculardan ...'ye iletilen atık yönetimi konulu ve yüklenici kaynaklı şikayetlerde değerlendirme üzerinde etkili olacaktır. Yüklenicinin teknik şartname kriteleri ile uyumsuz çalışması halinde ek tabloda belirlenen cezai yaptırımlar uygulanacaktır. Yüklenicinin teknik şartname kriterlerine uyumsuz çalıştığının tesbiti halinde önce yazılı bir uyarı yapılarak konu hakkında bilgilendirme yapılır. Aynı ay içerisinde uygunsuzluğun tekrarı halinde tabloda belirtilen para cezaları uygulanacaktır. Tespit edilen çok sayıda uygunsuzluğa istinaden uyarı ve ceza işlemlerin süreklilik arz etmesi halinde ... sözleşmeyi tek taraflı olarak derhal feshedebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Tutanaklar ve ihtarnameDavalı tarafça tutulan tutanaklar incelenmiştir. 14/03/2018 tarihli tutanakta; davacı şirket tarafından sözleşmeye aykırı olarak ambalaj aracı ile evsel atık topladığı, yine sözleşmeye aykırı şekilde ambalaj atıklarının açık kasa araçlarla toplandığı,15/03/2018 tarihli tutanakta; davacı şirket tarafından 7/24 hizmet verilmesi gerekirken 14/03/2018 tarihinde saat 22:00'den sonra, 15/03/2018 tarihinde saat 21:00'den sonra personel bulundurmadığı ve 05:00'da çöplerin kapıda birikerek kaldırım üstüne kadar taştığı, 16/03/2018 tarihli tutanakta; davacı şirket tarafından 7/24 hizmet verilmesi gerekirken 16/03/2018 tarihinde saat 22:00'den sonra çalışanların ayrıldıkları,03/05/2018 tarihli tutanakta; davacı şirket çalışanlarının sözleşmeye aykırı olarak iş sağlığı ve güvenliğine uygun kıyafet kullanmadığı, firma unvanı bulunmayan günlük kıyafetlerle çalıştıkları hususlarında tutanak tutulmuştur.Ayrıca 04/04/2018 tarihinde davacı şirkete ait çöp kamyonunun Apron A kapısından girişindeki güvenlik kontrolünde, araç şoförü ...'in özel güvenlik görevlilerine arama yapılması sırasında problem çıkarttığı, görevlileri tehdit ettiğine dair polis memuru ve özel güvenlik görevlileri tarafından tutanak düzenlenmiştir. Bu tutanağa istinaden İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından 25/04/2018 tarihinde davalı ... şirketine gönderilen yazıda, davacı ... personeli ... hakkında gerekli işlemlerin yapılması ve işlemler hakkında bilgi verilmesi istenilmiştir. Davalı ... şirketi ise 22/05/2018 tarihinde davacı ... şirketine gönderdiği yazı ile yaşanan olayın sözleşme hükümlerine aykırılık mahiyetinde olduğunu, sözleşmenin "..., Yüklenici tarafından istihdam edilen herhangi bir personelin etik ve iyiniyet ilkelerini ihlal ettiğini, işyeri disiplini ve huzurunu bozduğunu tespit etmesi halinde, bu durumu Yüklenici'ye bildirecek ve Yüklenici söz konusu personeli derhal yenisi ile değiştirecektir." hükmüne göre işlem yapılması ve böyle bir olayın bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini, yaşanan bu olay nedeniyle uygulanacak olan cezai işlemlerin sözleşme hükümlerince ... şirketine yansıtılacağını bildirmiştir. Davalı tarafından, Kartal ... Noterliği'nden keşide edilen 30/05/2018 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca, ihbarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün sonra geçerli olmak üzere sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği bildirilmiş, 31/05/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bilirkişi raporu;
1.Mahkemece mali müşavir ... ve makine mühendisi iş güvenliği uzmanı ... oluşan bilirkişi heyetinden alınan kök raporda; her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, düzenlenen fatura bedellerinin ödendiği ve dava tarihi itibariyle her iki tarafın borç alacak bakiyelerinin 0,00 TL olduğu,Davalı ... şirketinin sözleşmenin fesih şartlarını düzenleyen 10.1 maddesine göre sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinin mümkün ise de tek taraflı fesih hakkının kötüye kullanılıp kullanılmadığı yada geçerli sayılıp sayılmayacağı hususunun ana uyuşmazlık konusunu olup hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, Taraflar arasındaki sözleşme ve teknik şartname hükümleri ile davalı tarafça tutulan tutanaklar incelenip değerlendirildiğinde, davacının sözleşme aykırı ve kusurlu hareketlerinin bulunduğu ancak teknik şartnameye göre sözleşmenin feshi için;a-Yazılı uyarı yapılarak önce bilgilendirme yapılması b-Aynı ay içinde benzer uygunsuzluğun tekrarı c-Kademeli olarak birden fazla cezai şart uygulanmasıd-Çok sayıda uygunsuzluğa istinaden uyarı ve ceza işlemlerinin süreklilik arz etmesi gerektiğinden kusur nedeniyle fesih şartlarının oluşmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
2.Aynı bilirkişi heyetinden alınan ek raporda; kök raporda yer verilen görüşler tekrar edilerek, mahkemece davacı lehine hüküm kurulması halinde; -... A.Ş.'den alınan makine yönünden; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği hizmet ifasını yerine getirmek için dava dışı ... Tic. A.Ş.'den 05/04/2018 tarih ... no.lu KDV dahil 18.202,27 TL tutarlı "Aşırı yük kontrol sistemi ... (printer çıkışlı) ve Montaj işçiliği" açıklamalı e-fatura karşılığı davacının makine aldığı, bu tutara ilişkin davacı kayıtlarında dava dışı ... şirketinin cari hesap hareketlerinin incelendiği, bu işe münhasır satın alınan 18.202,27 TL TL sistem bedelinin tamamını davacının talep edebileceği, -... İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi yönünden; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği 13/03/2018 başlangıç, 13/03/2019 bitiş ve 14/03/2018 düzenleme tarihli ... Poliçe No-lu İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiğini ve 9.279,00 TL masraf yapıldığı, sigorta poliçesinin 06/08/2018 tarihinde iptal edilmesi sebebiyle iade alınan 5.567,00 TL'nin düşümü yapıldıktan sonra 3.712,00 TL'yi (9.279,00-5.567,00) talep edebileceği, - ... Kobi Paket Sigorta Poliçesi yönünden; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği 20/03/2018 başlangıç, 20/03/2019 bitiş, 14/03/2018 düzenleme tarihli Kobi Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini ve 1.203,00 TL masraf yapıldığı, sigorta poliçesinin iptal edilmesi sebebiyle iade alınan 237,50 TL'nin düşümü yapıldıktan sonra 965,50 TL'yi (1 .203,00-237,50) talep edebileceği,-Damga Vergisi yönünden; Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davacı tarafından dava dosyasına sunulan Damga Vergisi Beyannamesine göre 49.485,60 TL'nin ... A.Ş. açıklamalı ödendiği ve bu bedelin talep edilebileceği, -Banka Teminat Mektubu Komisyon Tahsilatı Yönünden; Davacı vekili tarafından dava dosyasına dekontların incelenmesinde "... no.lu ... Müşt. Tem. Mek. Kom. Tah." Açıklamalı 02/03/2018 tarihinde 1.000,00 TL, 02/06/2018 tarihinde 1.000,00 TL olmak üzere 2.000,00 TL teminat mektubu kesintisinin yapıldığı ve bu bedelin talep edilebileceği bildirilmiştir. İnceleme ve değerlendirme Taraflar arasındaki sözleşme 01/03/2018 tarihinden 28/02/2021 tarihine kadar yürürlükte olacak şeklide imzalanmış ancak davalı şirket tarafından gönderilen 31/05/2018 tebliğ tarihli ihtarname ile sözleşmenin 10.1.maddesi uyarınca feshedilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık, sözleşmenin sebep göstermeksizin davalı tarafça feshinin mümkün olup olmadığı, davalının feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, davacının sözleşmeden kaynaklanan zararları ile manevi tazminat talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 18/2 maddesinde "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükmü yer almaktadır. Tarafların imzaladıkları sözleşmenin 10/1 maddesinde davalıya sözleşmeyi hiçbir sebep göstermeden en az 30 gün önceden yazılı ihbarda bulunmak suretiyle tek taraflı fesih hakkı verilmiş olup, sözleşme davalı tarafından bu hüküm gereğince önel süresine uygun olarak keşide edilen ihtarname ile feshedilmiş ise de 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmü ile hak ve borçların kullanımı ve ifasında da dürüstlük kurallarına uyulması gerektiğine işaret edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2016 tarihli 2015/15206 E. 2016/4748 K. ilamı "...Genel olarak kişiler, özel hukuk alanında diğer kişilerle olan ilişkilerini hukuk düzeni içinde kalmak şartıyla diledikleri gibi düzenler, diledikleri konuda, diledikleri kişiler ile sözleşme yapabilirler. Bu olanak, Borçlar Kanunu'nda öngörülen sözleşme özgürlüğü ilkesinin bir sonucudur ve Anayasa'nın 48. maddesi ile de teminat altına alınmıştır. Sözleşme özgürlüğü, sözleşmeyi yapma, sözleşmenin karşı tarafını seçme, sözleşmenin içeriğini düzenleme ya da değiştirme, sözleşmenin tabi olacağı şekli belirleme ve nihayet sözleşme ile bağlı kalmama, yani sözleşmeyi sona erdirme özgürlüğünü de içerir. Var olan bir sözleşmeyi sona erdirmenin yollarından birisi de, sözleşmenin feshidir. Dolayısıyla sözleşme özgürlüğü, sözleşmenin tek taraflı tasfiyesine yönelik olarak sona erdirilmesini amaçlayan fesih hakkını da içermektedir. Görüldüğü üzere, kural olarak kişinin sözleşmenin feshi yoluna gitme konusunda irade özerkliği sonucu takdir hakkı bulunmakla birlikte, feshin haksız olması halinde, karşı tarafın bundan doğan zararlarından sorumluluğunun da bulunacağı tabiidir. Dairemizin 22/10/2014 tarih, 2014/7542 E - 2014/16209 K. ilamında da belirtildiği üzere sözleşmede herhangi bir sebep gösterilmeksizin fesih hakkının bulunduğuna dair bir hüküm olması halinde dahi, sözleşmenin feshi için haklı bir sebebin bulunması gerekmektedir..." Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/02/2015 tarihli 2014/16555 E. 2015/1207 K. sayılı ilamı "...Dava, taşıma sözleşmesinin feshi nedeniyle yoksun kalınan kazanç kaybının tazmini istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın özünü, sözleşme ile davalı bankaya verilen tek taraflı fesih yetkisinin kullanılmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olup olmadığı, böyle bir yetkinin haklı nedenler olmaksızın kullanılıp kullanılamayacağı, kullanıldığı takdirde de yine sözleşme gereğince tazminat istenemeyeceği şartının geçerli olup olmadığı oluşturmaktadır.Taraflar arasında imzalanan personel taşıma sözleşmesinin 4. maddesinde; sözleşmenin, imzalandığı tarihten itibaren bir yıl süre ile geçerli olduğu, bir yıllık sürenin bitiminden bir ay önce taraflardan herhangi biri, fesih için diğerine ihbarda bulunmadığı takdirde sözleşmenin kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzayacağı, yüklenicinin sözleşmeyi süresinin sona ermesinden evvel feshetme hakkının olmadığı, davalı bankanın ise dilediği zaman, bildirimde bulunmaksızın, bildirim önelsiz, tazminatsız ve tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceği, yüklenicinin, fesih halinde davalıdan her ne nam altında olursa olsun hiçbir bedel, tazminat v.s. talep edemeyeceği, bu halde, davalı ... her türlü ödeme yükümlülüğünün son bulacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin tarafları tacirdir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2. maddesine (mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20/II. maddesine) göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Bu ilke sözleşmenin imzası, ifası ve feshi aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken ilke olması nedeniyle mahkemece, sözleşmenin davacı aleyhine hükümler içermesine rağmen bu durumu kabul eden tacir davacının sözleşme serbestisi ilkesi ile sözleşme hükmü nazara alındığında tazminat, bedel vb herhangi bir talepte bulunamayacağı belirtilmiştir. Bu gerekçe ilke olarak doğru ise de, imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında da hukukun genel ilkelerinden olan Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince de, hak ve borçların kullanımı ve ifasında da iyiniyet kurallarına uyulması gerekmektedir. Bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şekilde kötüye kullanılmasını kanun himaye etmez. Uyuşmazlık konusu sözleşme hükmü bu açıdan değerlendirildiğinde bu sözleşme maddesinin davalıya keyfi olarak nitelendirilebilecek mutlak bir hak bahşetmediğinin kabulü gerekir. O halde, mahkemece, davalının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı yönünde değerlendirilme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir..." şeklindedir. TMK'nın 2. maddesi gereğince hak ve borçların kullanımı ve ifası sırasında uyulması gereken dürüstlük kurallarına, somut dosyada olduğu gibi taraflarca imzalanmış sözleşmenin yürütümü ve feshi sürecinde de uyulması gerekmektedir. Her ne kadar sözleşme ile davalıya sebep göstermeksizin feshi hakkı tanınmış ise de, emsal ilamlarda da belirtildiği gibi böyle bir fesih yetkisinin bulunması halinde dahi haklı bir sebebin bulunması gerekmektedir. Ancak davalı tarafından gönderilen 30/05/2018 tarihli fesih bildiriminde herhangi bir sebep gösterilmemiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde, bir kısım tutanaklara dayanarak ve davacının bizzat ifayla yükümlü olduğu edimi 3.kişilere yaptırdığını ileri sürerek sözleşmenin davacı tarafça ihlal edildiğini ve feshin haklı nedene dayandığını savunmakta ise de, sözleşmenin eki niteliğinde olan teknik şartnamede "Yüklenicinin teknik şartname kriterlerine uyumsuz çalıştığının tesbiti halinde önce yazılı bir uyarı yapılarak konu hakkında bilgilendirme yapılır. Aynı ay içerisinde uygunsuzluğun tekrarı halinde tabloda belirtilen para cezaları uygulanacaktır. Tespit edilen çok sayıda uygunsuzluğa istinaden uyarı ve ceza işlemlerin süreklilik arz etmesi halinde ... sözleşmeyi tek taraflı olarak derhal feshedebilir." hükmü ile sözleşmeye aykırılık halinde fesih prosedürü düzenlenmiş ancak davalı tarafça bu prosedüre göre işlem yapılmadığı gibi sözleşmede yer alan devir yasağına aykırı olacak şekilde sözleşme konusu edimin 3.kişilere yaptırıldığı da ispatlanamadığından haklı nedenle fesih şartlarının oluşmadığı tespit edilmiştir. Müspet zarar (olumlu zarar) sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden ifa edilmemiş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki farktır. Menfi zarar ise yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zararlardır. Yani müspet zararın konusunu sözleşme gereği gibi ifa edilmiş olsaydı doğmayacak zararlar oluşturmaktayken, menfi zararın konusunu ise sözleşme hiç yapılmamış olsaydı doğmayacak olan zararlar oluşturmaktadır. Menfi zarar kurulamayan veya geçerli olmayan bir sözleşmeden kaynaklanıyorken, müspet zarar borcun ifa edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Menfi zarar, sözleşmenin kurulamamasından veya geçersiz olmasından doğan zarardır. Burada sözleşmenin kurulduğuna veya geçerli olarak kurulmuş bulunduğuna duyulan güvenin boşa çıkmasından doğan zarar söz konusudur... Menfi zararı oluşturan unsurların başında, sözleşmenin kurulması için yapılan giderler gelir. Özellikle noter veya resmi bir makamda yapılan sözleşmeler için ödenen resim, harç ve giderler yer alır. Alacaklının, borçlu tarafından yapılacak ifayı kabul için yaptığı giderler de menfi zarara dahildir (Prof. Dr. Fikret Eren, Dr. Ünsal Dönmez, Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt III, s. 2263, 2264). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/02/2023 tarihli 2021/(15)6-874 E. 2023/118 K. sayılı ilamında; "...Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur.Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. Borcun ifa edilmemesi hâli, somut olayda sözleşme tarihinde yürürlükte olan TBK'nın 112 ilâ 126 ncı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür”(TBK md.112). Esas itibariyle zarar, mal varlığında meydana gelen eksilmedir; fakat bu eksilme sahibinin iradesi dışında veya hiç olmazsa rızası bulunmaksızın meydana gelmiş olmadıkça zarar sayılmaz (Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C. I, s. 1247).Türk Borçlar Kanunu’nun 112 nci maddesi kapsamında tazmini istenilen yani sözleşmeden doğan zarar, müspet yahut menfi zarar olabilir.Müspet zarar; borçlu, edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır (Hâluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, İstanbul 2010, s. 426-427; Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 5. Baskı, s. 591). Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur; alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır. Müspet zarar kapsamında kâr kaybı, kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır ve sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kârdan yoksun kalan tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik mevcut olmaz. Burada kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Menfi zarar ise; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, s. 427). Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Çünkü sözleşme fesih edilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır. Başka bir anlatımla, genel olarak menfi zarar, sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise, ifa edilmemesinden doğan zararı ifade eder (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 12. Baskı, İstanbul 2010, s. 482)." Davacının dava dilekçesindeki bildirdiği zarar kalemleri; 1-... A.Ş'den alınan aşırı yük kontrol sistemi, 2-... işveren sorumluluk sigorta poliçesi, 3-... kobi paket sigorta poliçesi, 4-Damga vergisi, 5-Banka teminat mektubu komisyon tahsilatı, 6-Davacı şirket personeline daimi kart verilmemesi sebebiyle haksız olarak kesilen follow me ücretinden oluşmaktadır. Davacının talep ettiği bu zarar kalemleri, sözleşme nedeniyle yapılan masraflar olup menfi zarar niteliğindedir. Dava konusu zarar kalemleri yönünden bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler incelendiğinde;-...A.Ş.'den alınan makine yönünden; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği hizmet ifasını yerine getirmek için dava dışı ... A.Ş.'den 05/04/2018 tarih ... no.lu KDV dahil 18.202,27 TL tutarlı "Aşırı yük kontrol sistemi ... mekanik (printer çıkışlı) ve Montaj işçiliği" açıklamalı e-fatura karşılığı davacının makine aldığı, bu tutara ilişkin davacı kayıtlarında dava dışı ... şirketinin cari hesap hareketlerinin incelendiği, davacı lehine hüküm kurulması halinde bu işe münhasır satın alınan 18.202,27 TL sistem bedelinin tamamını davacının talep edebileceği belirtilmiş ise de; söz konusu makinenin ne olduğu anlaşılamadığı gibi "münhasıran söz konusu işte kullanılacağı" tespitine yönelik de bir açıklama yapılmamıştır. Talebe konu makinenin/sistemin ne olduğu, münhasıran söz konusu işte kullanılacağı kullanılacağı tespitinin hangi gerekçeye dayandığı, davacı tarafça bu makinenin/sistemin başka bir işte kullanılıp kullanılamayacağı, kullanılamayacak ise satışının mümkün olup olmadığı, satışı mümkün ise rayiç değeri hususlarında açıklama ve değerlendirme yapılması gerekmektedir. -Follow me ücreti yönünden; taraflar arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda davacı şirket personeline daimi kart verilmemesi sebebiyle haksız olarak kesilen follow me ücretinin talep edildiği, dava dosyasına bu hususta sunulan faturaların incelenmesinde, davalı şirket tarafından 28/05/2018 tarih ... no.lu FOLLOW ME açıklamalı 2.788,00 EUR bedelli ve 21/07/2018 tarih ... no.lu FOLLOW ME açıklamalı 1.173,00 EUR bedelli faturaların düzenlendiği, mahkemece davacı lehine hüküm kurulması halinde davacının bu tutarları talep edebileceği belirtilmiş ise de söz konusu faturaların davalı şirket tarafından hangi gerekçeyle kesildiği hususunda bir açıklama yapılmamıştır. Follow me ücretinin ne olduğu, bu bedellerin hangi gerekçeyle davalı tarafça faturalandırıldığı, sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içerisinde davalı tarafça tahsili mümkün olan bedeller olup olmadığı hususlarında bir açıklama yapılmamıştır. -... Sigorta İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi yönünden; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği 13/03/2018 başlangıç, 13/03/2019 bitiş ve 14/03/2018 düzenleme tarihli ... Poliçe No-lu İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiğini ve 9.279,00 TL masraf yapıldığı, sigorta poliçesinin 06/08/2018 tarihinde iptal edilmesi sebebiyle iade alınan 5.567,00 TL'nin düşümü yapıldıktan sonra 3.712,00 TL'yi (9.279,00-5.567,00) talep edebileceği ifade edilmiş ise de davalı tarafça sözleşmenin ihtarnamenin 31/05/2018 tebliğ tarihinden 30 gün sonra yani 30/06/2018 tarihinde feshedildiği poliçenin ise 06/08/2018 tarihinde iptali nedeniyle 1 ay geç iptal edildiği gibi sözleşmenin fesih tarihine kadar edimlerin ifa edildiği ve bu kapsamda davacıya sözleşme bedellerinin de eksiksiz ödendiği dikkate alınarak bu kapsamda zararın oluşup oluşmadığının tartışılması yine ... Kobi Paket Sigorta Poliçesi yönünden de aynı çerçevede değerlendirme yapılması, sigorta şirketinden poliçeler, tahsil edilen ve iade edilen primlere dair kayıtların getirtilerek incelenmesi gerekmektedir. -Damga Vergisi yönünden; 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1.maddesinde; "Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir...", 3.maddesinde; "Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder...", 10.maddesinde; "Damga Vergisi nispi veya maktu olarak alınır. Nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli para, maktu vergide kağıtların mahiyetleri esastır. Belli para terimi, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade eder.", 14.maddesinde; "Kağıtların Damga Vergisi bu kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı nispet veya miktarlarda alınır." hükümleri yer almaktadır. Dava konusu sözleşme (1) Sayılı Tabloya göre sözleşme bedelinin binde 9,48'i oranında damga vergisine tabidir. Raporda davacı tarafça yatırılan damga vergisinin tamamının iadesi yönünde görüş bildirilmiş ise de sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre dikkate alınarak davacı tarafça ödenmesi gereken vergi miktarının hesap edilmesi gerekmektedir. -Banka Teminat Mektubu Komisyon Tahsilatı Yönünden; Davacı tarafça dava dosyasına sunulan dekontlarında "... no.lu ... Müşt. Tem. Mek. Kom. Tah." açıklamalı 02/03/2018 tarihinde 1.000,00 TL, 02/06/2018 tarihinde 1.000,00 TL olmak üzere 2.000,00 TL teminat mektubu komisyonu tahsil edildiği ve bu bedellerin iadesi gerektiği ifade edilmiş ise de, söz konusu tahsilatların, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca, davalıya verilen teminat mektubundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ilgili Banka'dan teyit edilmelidir. Bu nedenlerle alınan bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli değildir. Ayrıca davacının talebi sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan maddi zararlar ile manevi tazminata ilişkindir. Kararda manevi tazminat yönünden bir değerlendirme yapılmaması ve gerekçeye ver verilmemesi 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine de aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararı hatalı ve HMK'nın 297.maddesine de aykırı olduğu gibi bilirkişi raporunun yukarıda açıklanan nedenlerle hükme elverişli olmadığı anlaşılmakla, mahkemece eksiklikler ikmal edildikten sonra mevcut bilirkişi heyetinden yada yeni bir heyetten rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/03/2020 tarihli 2018/1300 E. 2020/210 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/12/2023