Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/222
Karar No
K. 2022/222
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/222 Esas - 2023/74

T.C.

ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA

6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR

ESAS NO: 2022/222 Esas
KARAR NO: 2023/74
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: Av. ...

Av...

DAVALILAR: ...

2....

DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 28/03/2022
KARAR TARİHİ: 07/02/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 06/03/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi ...Esas sayılı dosyası ile ... aleyhine dava açıldığı, dava sonunda verilen kararın ...sayılı dosyası ile takibe konulması üzerine icra dosyasına davacı genel müdürlük tarafından 9.804,93-TL'den 193 sayılı Kanun'un 94. Maddesi uyarınca gerekli yasal kesintiler yapıldıktan sonra 22.03.2021 tarihinde icra dosyasına 8.956,45-TL ödendiği, davacı kurum tarafından ...Esas sayılı dosyası için vekalet harcı, bakiye karar harcı ve arabulucu ücreti olmak üzere 467,58-TL yatırıldığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereğince işin anahtar teslimi şeklinde verildiği, davalıların kendi ekipmanı ve personeli ile hizmet verme yükümlülüğü altına girdiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 'Yüklenicinin Sözleşme Konusu İş ile İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları' başlıklı maddelerinde Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'ne atıf yapıldığı, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 79. Maddesine göre kıdem tazminatının sözleşme giderlerine dahil olduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı belirtilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, dava dışı işçi ... için ödenen 10.272,51-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Usulüne uygun tebliğe rağmen davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, davacı asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Dava dışı işçinin hizmet dökümünü Uyap üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmıştır. ....Karar sayılı dosyasının Mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmıştır. Dosya Uyap üzerinden Mahkememize gönderilmiştir. ... sayılı dosyasının Mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmıştır. Dosya Uyap üzerinden Mahkememize gönderilmiştir.

Dosyanın iş ve sosyal güvenlik uzmanı bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmalarını karşılar, mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktaları ile sınırlı olmak üzere var ise dava tarihi itibariyle davacı alacağının tespitinin yapılması istenilmiş gelen bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.

19/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı... tarafından dava dışı işçi ... için ödenen toplam 10.272,51-TL'den davalı şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı yönündeki tespit ve değerlendirmede bulunmuşlardır.

11.09.2014 gün ve 29116 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 6552 sayılı Kanun'un 8.maddesi ile bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatını düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112.maddesinde; "...4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları;

a)Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından,

b)Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir..." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerindeişlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.

Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167.maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.

Somut olayda, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eklerinde sorumluluğun yükleniciye ait olduğuna ilişkin açık hüküm bulunmaktadır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının hizmet alım işi için davalılar ile sözleşme imzaladığı, dava dışı işçinin hizmet alımına ilişkin davalı şirketler iş ortaklığı nezdinde belirli bir dönem içinde çalıştığı görülmüştür. Alınan bilirkişi raporu denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğundan hükme esas alınmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraflar arasında akdedilen sözleşmede işçilik ödemesi bakımından alt işverenin sorumluluğu konusunda açık hüküm bulunduğu, davalıların işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak üzere tam sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, asıl alacağa ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle

Davanın KABULÜ ile;

1.10.272,51-TL'nin 9.804,93-TL'sine 22/03/2021 tarihinden, 454,58-TL'sine 19/03/2021 tarihinden, 7,8-TL'sine 29/10/2020 tarihinden, 5,2-TL'sine 06/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

2.Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 701,72-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 175,43-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 526,29-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 175,43-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 312,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.068,13TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5.HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.600,00TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, -Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde v taraflara İADESİNE,

Dair, tarafların yokluğunda dava konusu miktarı itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 07/02/2023 Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.