12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/5607 E. , 2023/3180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan ... ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.02.2021 tarihli ve 2017/65968 soruşturma, 2021/9411 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik şikayetçi vekilinin itirazı üzerine mercii Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.05.2021 tarihli ve 2021/1333 değişik iş sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın kesin olarak karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.06.2022 tarihli ve 94660652-105-07-14818-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/82262 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/82262 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Somut olayda, müşteki...'ın eşi...'ın Özel Medstar Topçular Hastanesi'nde liposuction ve revizyon rinoplasti ameliyatı sırasında gelişen kardiyak arresti müteakip yapılan yeniden canlandırma sonrası beyinde oluşan sekel dolayısıyla bitkisel hayata girmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında alınan, kardiyak arrestin neden oluştuğunun tespit edilemediği ve kardiyak arrrest geliştikten hemen sonra yapılan tedavi girişimlerinin tıbben uygun olduğuna dair Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30/12/2020 tarihli ve 2020/79188/3983 sayılı raporuna istinaden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki tarafından yapılan itirazda, rinoplasti ameliyatı başlangıcında gerçekleşen kardiyak arrest ve sonucunda gelişen hipoksik beyin tablosunun doğal bir süreç olmadığı, arrest tanısının geç konulduğu ve beyinde hipoksi oluşturacak süre içerisinde müdahale edilmediği kanaati oluştuğuna ilişkin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 16/04/2019 tarihli ve 78663745 sayılı mütalaa raporunun sunulduğu, her iki rapor arasında meydana gelen çelişkinin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15/10/2014 tarihli ve 2014/6042 esas, 2014/19897 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan bir kez daha rapor alınarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerekirken dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu raporu gerekçe gösterilerek itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dosya içeriğine göre, 1986 doğumlu... 'ın 28.10.2017 günü rinoplasti ve liposuction ameliyatı olmak üzere özel hastanede plastik cerrahi uzmanı olan şüpheli ... tarafından ameliyata alındığı, ameliyatın 36. dakikasında kardiak arrest gelişmesi üzerine planlanan ameliyatların tamamlanamadığı, hastanın eşi olan şikayetçinin eşinin hayati fonksiyonlarını kaybederek makinaya bağlı olarak yaşamını sürdürdüğü bu nedenle hastane yetkililerinden ve ameliyatı yapan doktor ve sağlık personellerinden şikayetçi olduğu olayda,
Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30.12.2020 tarihli raporda, Özel Medstar Topçular Hastanesinde isteğe bağlı uygulanan rinoplasti + liposuction ameliyatının endikasyonunun bulunduğu , ameliyat öncesi hazırlığın uygun olduğu, rinoplasti uygulama şeklinin tıbben doğru olduğu, kişide ameliyatın 36. Dakikasında kardiak arrest gelişmesi üzerine planlanan ameliyatların tamamlanamadığı, Adli Tıp Kurumu tarafından iki kez istenilen anestezi takip formunun gönderilmemesi nedeniyle incelenemediği, fakat mevcut tıbbi kayıtlar ve ifadeler değerlendirildiğinde, anestezi sırasında uygulanan ilaç dozlarının ve uygulama şekillerinin tıbben uygun olduğu, kardiak arrestin neden oluştuğunun mevcut verilerle tespit edilemediği, ancak kardiak arrest geliştikten hemen sonra yapılan tedavi girişimlerinin tıbben uygun olduğu göz önüne alındığında ilgili sağlık çalışanlarının eylemlerine tıbben hata atfedilemediği, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idaresinin organizasyon hatası tespit edilmediğinin mütala edildiği ancak Antalya 2. Tüketici Mahkemesi tarafından aldırılan Adli Tıp 3. Üst Kurulu tarafından 12.05.2022 tarihinde düzenlenen ve şikayetçi vekili tarafından inceleme aşamasında dosyaya sunulan raporda ise; "her ne kadar tıbbi kayıtlarda kardiak arrestin tanısının zamanında konulmuş olduğu ve etkin tedavisinin yapılmış olduğu ile anestezi takip formunda end-tidal CO2 ve SPO2 takiplerinin yapıldığı belirtilmiş olsa da operasyon sırasında anesteziye ait takibi yapılması gereken SPO2 ve end tidal CO2 değerlerinin anestezi takip formunda kayıtlarının bulunmaması nedeniyle SPO2 ve CO2 takiplerinin yapılmadığının kabulü gerektiği, ayrıca ameliyat sırasında tespit edilen asidoz tablosu da dikkate alındığında tıbbi kayıtlarda belirtildiği üzere ameliyat koşullarında entübe bir kişinin 4 dakikada CPR ( yeniden canlandırma işlemi) ile geri dönmesine rağmen kişide HİE (hipoksik iskemik ensefelatopi) tablosunun gelişmesinin tıbben beklenen bir durum olmadığı, dolayısı ile kişide operasyon sırasında geliştiği kabul edilen bu hipoksi tablosunun zamanında tanısının konulamaması nedeniyle anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı Dr....'ün uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı"nın mütala edildiği görüldüğünden, Adli Tıp 3. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 12.05.2022 tarihli bu rapor göz önüne alınarak değerlendirme yapılması ve 27 Mayıs 2022 tarihli, 31848 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 14. maddesi ile 3359 sayılı Kanuna eklenen ek 18 inci madde de göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.05.2021 tarihli ve 2021/1333 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.