Esas No
E. 2010/20856
Karar No
K. 2013/5139
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Ceza Dairesi

E. 2010/20856 K. 2013/5139 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/20856, K. 2013/5139, T. 25.02.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/20856
Karar No
2013/5139
Karar Tarihi
25.02.2013
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Ceza Dairesi         2010/20856 E.  ,  2013/5139 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Yaralama, iftira
HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A-Yaralama suçundan, kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'in tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,

B-İftira suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince, Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanığın 28.05.2008 havale tarihli dilekçesinde ve 04.06.2008 tarihli cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde, karakolda ifadesi alındığı sırada söylediklerinin zapta geçmediğini, jandarma komutanının kendisinin ifadesini başka birisine aldırdığını şüpheli ve sanık hakları formundaki imzanın kendisine ait olmadığını, böyle bir imza atmadığını, karakolda atılmış olabileceğini belirtmesi, dosyaya konu şüpheli ve sanık hakları formuna kendisi adına atılan imza ile ilgili olarak ifadesinde, şikayetçinin ya da bir başkasının ismini vermemesi karşısında, eyleminin Anayasal şikayet hakkı kapsamında kalıp kalmadığı, olayda iftira suçunun unsurlarının ve suçsuz olduğunu bildiği şikayetçiye suç yükleme özel kastının nasıl oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,

2.Kabule göre de; a-Sanığın ne şekilde fiilin maddi eser ve delillerini uydurduğu açıklanıp tartışılmadan,

TCK.nın 267. maddesinin 2. fıkrası uyarınca cezasının artırılması, b-Sanığın sabıkasındaki ilamların silinme koşullarının oluşması, yargılama sürecindeki davranışları olumlu görülerek takdiri indirim uygulanması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hükmolunan hapis cezasının ertelenmesi, iftira suçunda giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, “ daha öce kasıtlı bir suçtan mahkum olması” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Ceza Ceza Hukuku 5320 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5320 md.317
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog