Esas No
E. 2022/2498
Karar No
K. 2023/4044
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2022/2498 E.  ,  2023/4044 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2451 E., 2022/583 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/1273 E., 2018/1301 K.

Taraflar arasındaki karz ipoteği nedeniyle borçlu olmadığının tespiti isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili; davalı ... tarafından müvekkili Ana Fidan Tohumculuk Ltd. Şti. aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine girişildiğini, müvekkili şirketin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin yaşamış olduğu maddi sıkıntılar nedeniyle icra dosyasında 3. kişi sıfatıyla bulunan ... isimli şahıstan yüksek faiz ile nakit para aldığını ancak paranın güvencesi için müvekkili şirketin maliki olduğu Adana ili, Yüreğir ilçesi, Kapulu Mahallesi 377 ada 1 parseldeki taşınmaz üzerine... lehine ipotek tesis edildiği halde karşılığında adı geçen şahsın müvekkiline parayı vermediğini, ...'ın kötüniyetle elde ettiği alacak hakkını ise davalı ...'ye temlik ettiğini, somut olayda müvekkili şirketin ipotek borçlusu olmasına rağmen dayanak alacağın geçersiz olduğunu, müvekkilinin ipoteği devreden ...'a herhangi bir borcu olmadığını, bu kapsamda davalı ...'ye de borçlu olduğundan söz edilemeyeceğini ileri sürerek; açıklanan nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve dava sonunda müvekkilinin dava sebebiyle uğradığı zararın da İİK m. 72'ye göre alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere alacaklıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; Yüreğir Tapu Müdürlüğünün 06/05/2016 tarihli resmi senet aslı incelendiğinde davacı şirket adına ...'in, ...'dan aldığı 150.000,00 TL borca karşılık ... lehine 1. derecede faizsiz olarak ipotek tesis edildiğinin açıkça yazdığını ileri sürerek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Somut olayda; Adana ili, Yüreğir ilçesi, Kapulu Mahallesi, 377 parsel sayılı taşınmazda davacının 5/12 oranında paydaş olduğu, 06/05/2016 tarihinde 150.000,00 TL borca karşılık dava dışı ... lehine taşınmaz payı üzerinde fekki bildirilinceye kadar ipotek tesis edildiği, davaya konu alacağın tahsili amacıyla Adana 9. İcra Dairesinin 2016/8952 Esas sayılı takip dosyası ile davacı aleyhine dava dışı ... tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, alacağın Adana 10. Noterliğince düzenlenen 24/06/2016 tarihli "alacağın devri sözleşmesi" ile dava dışı Haydar Durukan'a, Adana 12. Noterliğince düzenlenen 23/05/2017 tarihli "alacağın devri sözleşmesi" ile de davalıya devrolunduğu, davacı tarafın ipoteğe konu paranın kendisine ödenmediği iddiasında bulunduğu, davalının alacak hakkının resmi ipotek senedine dayandığı, bu nedenle davacının alacağın var olmadığı iddiasını 6100 sayılı HMK'nın 201 inci maddesi gereğince; ancak yazılı delil ile ispat edebileceği, davacının bu hususta mahkememize herhangi bir yazılı delil ibraz edemediği anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddi gerektiği..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; ipotek hakkı, güvence altına alınan alacağın varlığına bağlıdır, onun fer'isidir, yani asıl alacağın kaderine tabidir, birbirinden ayrı düşünülemez. Mahkeme bu hususta bir araştırma yapmamış, isticvaba dahi başvurmadan gerekçesiz olarak karar verilmiştir.

Asıl alacak hükümsüz olup ipotek de hükümsüzdür. Oysaki güvence altına alınmak istenen alacak hakkı geçersizdir, zira müvekkilin ...'a borcu yoktur. Müvekkil ve ... arasındaki ilişki inançlı işlemdir. ..., aradaki inanca riayet etmeyerek, tesis edilen ipotek hakkını terkin ettirmemiş ve davacıya zarar verme kastıyla hareket etmiştir. Üçüncü kişinin iyiniyeti korunduğu için ipotek hakkı üçüncü kişiye teslim edilerek kanun dolanmaya çalışılmıştır.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, ileri sürdüğü istinaf sebeplerine ilave olarak; ödenmeyen paraya ilişkin delil sunulması mümkün değildir. Müvekkilin, üçüncü kişi ...'a borcu olmayıp aralarındaki inanç ilişkisinden kaynaklanan 150.000,00 TL müvekkile ödenmediği gibi ipotek şerhi de terkin edilmemiştir. Menfi tespit davalarındaki maddi olguların nitelikleri gereği ispat için tarafların isticvabına ve yemin deliline başvurulması gerekirken mahkemece yanılgılı gerekçelerle kurulan hüküm hatalıdır.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; karz ipoteği nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle, ilk derece mahkemesince ve sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog