2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
...
Av. ... -
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalı ... ... Taşımacılık taşıma şirketi ile 27/03/2021 tarihinde 1.600 adet çocuk pantolon tekstil ürünlerini İstanbul'da faaliyet gösteren ... Tekstil Pazarlama Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ne teslim edilmesi hususunda anlaştığını davalı kargı tarafından kusurlu olarak taşıma sırasında müvekkiline ait mezkur ürünlerin zayii edildiğini, taşıma konusu ürünlerin gerçek alıcı olan ... Tekstil Pazarlama Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ne teslim edilmediğini davalı taşıyıcının üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ticaret hayatının önemli ilkelerinden olan özen ve güven prensiplerini ihlal ettiğini, müvekkilin davalı taraf ile irtibata geçerek, ürünlerin iadesini talep ettiğini, ancak müvekkiline ürünlerin gerçek alıcıya teslim edildiğini kendilerine atfedilecek bir kusurunun olmadığını dolayısı ile ödeme yapılmayacağının söylendiğini, bu konuda davalı tarafa 05/04/2021 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen davalının tüm talepleri karşılıksız bıraktığını, davalı kargo nezdinde zayi olan ürünlerin iadesini, mümkün değilse 39.052,80 TL (KDV dahil) fatura bedelinin müvekkile ödenmesinin sağlanması için mahkemeye başvuru zorunluluğunun hasıl olduğunu iddia ederek, davalıya teslim edilen ürünlerin iadesinin mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL fatura bedelinin müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebinin zayi olan malların iadesi, mümkün değilse malın bedelinin iadesi hakkında olduğunu, bu hususta malın türü, niteliği, miktarı ve bedelinin açıkça ortada olduğunu ve alacak miktarının belirlenmesinin mümkün olduğunu, zira alacak miktarının objektif ve subjektif olarak belirlenebilmesi açısından davacının elinde faturaların ve gerekli tüm bilgi ve emarelerin bulunduğundan işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkiline ait taşıma şirketi ile davacı arasında 27/03/2021 tarihinde davacıya ait 5 paket ve 45 kg ağırlığında gelen malların taşıma işinin gerçekleştirilmesi için anlaşıldığını, müvekkili şirket aracına yüklenen malları alıcıya teslim edilmek üzere yola çıktığını, ancak taşıma sırasında davacı tarafın müvekkil şirketi arayarak malların alıcı adresinin önünde ... plakalı bir aracın beklediğini ve teslimatın bu plakalı araca gerçekleştirilmesi yönünde bir emir ve talimatta bulunduğunu, müvekkili şirketin ise göndericinin talimatı ile belirtilen adreste bekleyen araca teslimini gerçekleştirdiğini, yüklemeden sonra teslim alan aracın fotoğrafını çekerek şirkete teslimin gerçekleştiğini bildirdiğini, müvekkil şirketin dava gönderici tarafından taşıma senedinde belirtilen adresten farklı bir yere teslim edilmesi hususundaki emir ve talimatına uygun hareket ettiğini, bu sebeple malların teslimden sonra akıbeti hakkında bir sorumluluğunun olmadığını, alıcı şirket yetkilisinin davacı hakkında ciddi derecede mağduriyet yaşadığını, malın teslim adresinin değiştirilmesi hususunda herhangi bir bilgisinin olmadığı yönünde beyanda bulunduğunu, davacı tarafın da dava dilekçesinde hiçbir şekilde teslim adresinin değişikliğinden bahsetmemekte ve adres değişikliği talimatı yokmuş gibi hareket ettiğini, bu husustaki belirsizliğin giderilmesi adına malların tesliminin gerçekleştirildiği ... plakalı aracın ruhsat sahibi ile gönderici arasındaki ilişkinin mahkeme nezdinde açıklığa kavuşturulması gerektiğini iddia ederek açılan haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1.Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2.İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
3.Dosyada bilirkişi raporları,
4.İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava Alacak (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) talebine ilişkindir. Uyuşmazlığa uygulanacak hukuki normların tespiti; Davalının taşıyıcı sıfatıyla sorumlu olabilmesi için öncelikle taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi, sorumluluğun doğması halinde ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875 inci maddesi gereğince; taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının bu yükümlülüğüne karşın eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olması halinde gönderen veya gönderilene aynı Kanun'un 889 uncu maddesi gereğince bildirimde bulunma yükümlülüğü yüklenmiştir. Buna göre eşyanın açık zıyaı veya hasarının en geç teslim sırasında teslim edene bildirilmemesi halinde yani ihtirazi kayıtsız kabul edilmesi durumunda eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin varsayılacağı maddede karine olarak öngörülmüştür. Taşıyıcının sorumluluğu için karinenin aksi, eşyanın taşıyıcıya teslimden sonra gönderilene ulaşmasına kadar geçen süreçte hasara uğradığının ispat edilmesi gerekmektedir. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasında genel sebepler ve özel sebepler ayrımı yapılmış olup, taşıyıcı ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 875/2, 876 ve 878 inci maddelerinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulabilir.
Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen hasarından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 880 inci maddesi gereğince belirlenecek olup bu tazminat, eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekmektedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında eşyanın değerinin piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edileceği belirlenmiştir. Eşya, taşınmak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.
Bu şekilde belirlenerek ödenecek tazminat ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 882 nci maddesine göre, 880 ve 881 inci maddeleri uyarınca, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.
Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 886 ncı maddesi uyarınca taşıyıcı veya aynı Kanunun 879 uncu maddede belirtilen kişiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır.
Sorumluluğun kapsamı yönünden oluşan zararın belirlenmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 880 ve 882 nci maddeleri uyarınca, taşınan televizyonun kullanılamaz hale gelmesi halinde varsa hurda değeri de gözetilerek hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre zarar tutarının belirlenmesi, taşıyıcının sorumlu olduğu bu tazminatın da gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olması gerektiği dikkate alınarak tazminatın belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece taşıma hukuku, paketleme ve ambalajlama ile hasara uğrayan eşya konusunda uzman kişilerden oluşacak bilirkişi kurulunca ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor tanzim ettirilmesi gerekmektedir. Bilirkişi incelemesi hakkında yapılan değerlendirme; Mahkememizin ara kararı uyarınca rapor hazırlanmak üzere dosya kül halinde karayolu taşımacılığı konusunda uzman bir bilirkişi ve tekstil mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 19/09/2022 tarihli raporda özetle;
Taşıma ilişkisinde meydana gelen ziya ve hasarın tazmininden söz edilebilmesi için öncelikle taşıyıcının sorumluluğunun tespiti, sorumluluğun sonucu olarak da tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırlarının tayinin gerekmek olduğunu, taraflar arasında eşyanın gönderilen dışında bir başka kişiye teslim edilmesi suretiyle zıyaa uğradığı hususunda ihtilaf bulunmamakta olduğunu,
TTK'nın 875. Maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğunu, taşıyıcının ancak TTK'nın 875/2 ve 878. Maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulabileceğini,
Dava konusu taşımada da davacının 5 paket 45 kg çocuk pantolonunu 27/03/2021 tarihinde 245896 no.lu ambar tesellüm fişi ile davalı ...'a teslim ettiğini, ancak eşyanın yük senedinde yazan alıcıdan başka birine teslimini göndericinin talimatıyla yaptığını iddia eden taşıyıcının iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davalı taşıyıcının taşıdığı emtiayı davacının talimatı ile alıcı önünde bekleyen ... plakalı araca teslim ettiğini iddia etmekte ve bu aracın araştırılmasını istemekte ise de, dosyada göndericinin bu yönde talimatı olduğunu ispata yarayacak herhangi bir delile rastlanmadığı gibi, yük senedinde yükün herhangi birisine teslimine dair bir imza veya kaşe de bulunmamakta olduğunu, dolayısı ile taşımacıyı taşınan eşyanın ziyanından doğan sorumluluktan kurtaracak herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığını, eşyanın tazminini üstlenmesi gerektiğini,
Taşıyıcının, eşyanın tamamen veya kısmen zıyanından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda ise tazmin edilecek zararın kapsamının ve sınırlarının TTK'nın 880. Maddesi gereğince belirlenecek olduğunu, bu tazminatın eşyanın zıyaı halinde onu taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre belirlenmesi gerektiğini, maddenin 3. Fıkrasında ise eşyanın değerinin piyasa fiyatına göre bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edileceğinin belirlendiğini, eşyanın taşımak üzere teslimden hemen sonra satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderlerinin mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğunun varsayıldığını,
Dava konusu pantolonların taşıyıcı tarafından 5 paket/koli olarak teslim alındığı ve toplam 45 kg ağırlıkta olduğu taraflar arasında tartışmasız olduğunu, ancak beher çocuk kot pantolonunun 150-200 gr ağırlığında olması gerektiği düşünüldüğünde, göndericinin teslim ettiği 5 pakette en fazla 300 adet pantolon olabileceğini, 27/03/2021 tarihi itibariyle bir adet çocuk kot pantolonunun KDV dahil 25-30 TL bandında fiyatlandırıldığı hesaplandığında ise dava konusu 5 paketten en fazla 9.000 TL (KDV dahil) bedelli pantolon bulunabileceğini,
Diğer taraftan, 6102 sıyılı TTK 880. Ve 881. Maddelerine göre hesaplanarak ödenmesi gereken tazminatın 882. Madde uyarınca, göndericinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8.33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlandırıldığını, Özel Çekme Hakkı SDR, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca belirlenen değeri göre Türk Lirasına çevrildiğini, 27/03/2021 tarihinde TCMB tarafından belirlenmiş SDR tutarının 11,3617 TL olduğunu, 8.33 ile çarpıldığında her bir kilogram için belirlenmiş tazmin tutarı sınırının 94,642961 TL olduğunu, taşınan emtianın toplam ağırlığı olan 45 kilo ile bu rakam çarpıldığında da, toplam tazmin sınırının 4.258,93 TL olduğunu, bu tutara ayrıca KDV eklenemeyeceğini mahkememize bildirmişlerdir.
Mahkememizce taşıma hukuku hasara uğrayan eşya konusunda uzman kişilerden oluşacak bilirkişi kurulunca ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık alınan rapora itibar edilmiştir. Somut olay bakımından yapılan değerlendirme; Taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu hususunda bir çekişme bulunmamaktadır. Çekişmenin temeli taşınanın davacının emir ve talimatı ile bir başkasına teslim edilip edilmediği noktasında, taşınan emtianın değeri ve talep edilebilecek tazminat hususlarında toplanmaktadır. Davalı taşınan emtianın davacının talimatı doğrultusunda taşıma senedinde gösterilenden başka kimseye teslim edildiğini iddia etmektedir. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulması hallerini düzenleyen 878 madde hükümleri somut olayda mevcut değildir.
TTK 868 maddesine göre gönderen taşıyıcıya emir ve talimat verebileceği düzenlenmiştir.
Bunun yanında TTK 868/4 hükmünde "Taşıma senedi düzenlenmiş ve her iki tarafça imzalanmışsa, gönderen, taşıma senedinde öngörülmüş olması şartıyla, ancak kendisine ait olan nüshayı ibraz ederek tasarruf hakkını kullanabilir." düzenlemesi de dikkate alındığında gönderenin taşıma senedinin imzalanmış olması ve öngörülmüş olması halinde tasarruf yetkisini kullanabileceğine işaret edilmiştir. Davalı, davacının emir ve talimatı ile ...plakalı araca yükün teslim edildiğini iddia etse de yükün teslim edildiğini ispata elverişli herhangi bir ibare bulunmamaktadır. Bunu yanında davalı taşıyıcı emtianın gönderenin emir ve talimatı ile başkasına teslim edildiğini savunması ile ispat yükünü de üzerine almıştır. Fakat davalı tarafından bu savunmasını ispata elverişli herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir. Davalının talimat doğrultusunda hareket ettiğini usule uygun delillerle ispat edememiş olması pervasızca hareket ettiğinin aksini kanıtlayamamış olduğu kanaatini oluşturmuştur. Bu nedenle emtianın tam zıyaı halinde uygulanacak hükümlere göre zararın belirlenmesi gerekecektir.
Taşıma belgesindeki ürün türü ve kilogramı belli olduğundan ürünlerin kaç adete tekabül edeceği ve ürün bedelinin ne olacağı tekstil mühendisi tarafından belirlenmiştir.
Bilirkişi tarafından ürün ağırlığından paketler içerisinde en fazla 300 adet çocuk pantolonu olduğunu ve bunların da piyasadaki karşılığının ise 9.000,00 TL olduğu belirlenmiştir. Gönderenin talep edebileceği miktar ise TTK 882 hükmüne göre sınırlandırılmış olduğundan ürün net olmayan ağırlığının Özel Çekme Hakkı SDR karşılığı olduğundan bilirkişi tarafından bu bedel 4.258,93 olarak belirlendiğinden bu bedelle bağlı kalınarak hüküm tesis edilmiştir. Bedel artırım talebi açısından değerlendirme; Davacının dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğu belirtilmediğinden dava ksımi alacak davası olarak değerlendirilmiştir. (Emsal karar için bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/9-485 Esas ve 2021/971 Karar sayılı ilamı)
Davacı vekili 30/01/2023 tarihli ıslah dilekçesi sunmuş olup, ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davacı davasını ikame ederken 1.000,00 TL talep etmiştir. Islah dilekçesi dava değerini 4.258,93 1.627,29 TL'ye çıkarmıştır. Davalının temerrüt tarihi, davacının talebi doğrultusunda ihtarnamenin tebliği tarihi esas alınmak suretiyle belirlenmiştir. Davanın kısmi alacak davası olarak nitelendirilmesi nedeniyle ıslah edilen miktar bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Neticeten;
Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli alınmış bilirkişi raporları, taraf beyanları, gelen yazı cevapları birlikte incelendiğinde davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki gibi hüküm kurumuştur.
1.Davanın KABULÜ ile; 4.258,93 TL'nin 1.000,00 TL'sinin davalının temerrüt tarihi olan 06/04/2021 tarihinden bakiye kısmının ıslah tarihi olan 10/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 4.258,93 TL üzerinden alınması gereken 290,92 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 667,30 TL peşin harç ve 55,66 TL değer arttırım harcının toplamı olan 722,96 TL'nin mahsubu ile fazladan alınan 432,04 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
3.Davacı tarafından yatırılan 667,30 TL peşin harç ve 55,66 TL değer arttırım harcının toplamı olan 722,96 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 3.139,50 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oranlama yapılmaksızın oluşan yargılama gideri ile 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.198,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 4.258,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7.Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8.Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, Davalı tarafın yokluğunda dava değeri miktarı itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi.21/06/2023