5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... vekili 24.09.2023 harç tarihli ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde; ihya talebine konu ... İşletmeciliği ... San. ve Tic. Ltd. Şti’ne ait ... Plaka sayılı ... Marka Kamyonet cinsi araç ile ilgili tasfiye işlemleri gerçekleştirilmeden şirketin davalı tarafından re'sen terkin edildiğini, söz konusu aracın zilyetliğinin müvekkiline ait olduğunu, aracın sigorta masrafları ve vergi borçlarının müvekkili tarafından ödenmeye devam ettiğini, aracın 03.09.2023 tarihinde yasak park sebebiyle İstanbul Trafik Denetleme A Bölgesi Ekipler Amirliği tarafından çekildiğini, Zorunlu Trafik Sigortası bulunmadığından trafikten men cezası verildiğini, aracın yeddiemin nezdinde muhafaza altına alındığını, aracın ZMMS sigorta poliçesinin 03.09.2023 tarihinde düzenlendiğini, ancak imza sirkülerinin tarihi geçmiş olduğundan aracın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin ihyası talep edilen ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin terkin edilmeden önceki ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, şirket üzerine kayıtlı söz konusu aracın yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını, düzenli olarak vergisinin yatırıldığını ve muayenesi ile sigortasının yapıldığını, aracın dava süresince yeddieminde bırakılmasıyla araçta çürüme meydana geleceğini, yüklü miktarda yeddiemin ücretinin ödenmek zorunda kalınacağını, aracın muhafaza altına alma tutanağında "Trafikten Men edildiği tarihten itibaren altı ay içinde teslim alınmayan veya aranmayan araçların 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 14. Maddesi kapsamında hazinece satılarak, bedellerinin emanet hesabına alınacağı, satıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde müracaat halinde emanet hesabındaki bedellerin, işlemler sırasında yapılan masraflar düşüldükten sonra ilgililerine iade edileceği; beş yıl içinde herhangi bir müraacatın olmaması halinde söz konusu bedellerin hazineye irat kaydedileceği" ibaresinin yer aldığını, aracın satılma tehdidi altında bulunduğunu, bu yüzden aracın müvekkiline teslimine ilişkin ihtiyati tedbir talep ettiklerini, TTK geçici m. 7/15 gereğince davanın yasal süresinde açıldığını, müvekkilinin yetkilisi ve ortağı olduğu ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin merkezinin ... adresinde olduğunu, Karşıyaka ... sicil numarası ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, TTK geçici madde 7 gereğince şirketin ihyasını istemekten menfaati bulunan kişilerin (geçici m. 7/15 son cümle) hukuki menfaatinin bulunması halinde dava açma hakkı bulunduğunu, müvekkilinin bu davayı açmakta yetkili olduğunu, TTK geçici m. 7 uyarınca şirketin münfesih sayılmasına karar verilerek, şirketin 12.08.2014 tarihinde sicilden resen silindiğini Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 18.08.2014 tarihinde ilan edildiğini, şirketin sicilden silinme işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirkete ait malvarlığı mevcutken yapılan tasfiyenin hukuka uygun olmadığını belirterek öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, İstanbul Trafik Denetleme A Bölgesi Ekipler Amirliği tarafından çekilen sicilden re'sen terkin edilmiş olan şirkete ait ... Plakalı ... Marka Kamyonet cinsi aracın müvekkilim ...'e teslimine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde aracın dava süresince hazinece satışının yapılmasının önlenmesi amacıyla araç üzerine tedbir konulmasına, dava konusu ... İşletmeciliği ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sicilden silinmesi (terkini) işleminin iptaline, ... İşletmeciliği ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için müvekkili ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi mahkememizce 26.09.2023 tarihli ara kararla değerlendirilmiş ve tedbir talebinin reddine karar verilmiş, tedbir talep eden tarafın bu kararı istinaf etmesi nedeniyle İzmir BAM .... HD'nin ... Esas ... Karar sayılı 01.12.2023 tarihli kararıyla istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü 27.10.2023 tarihli cevap dilekçesiyle; İhyası talep edilen ... İşletmeciliği ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi 'nin 09.01.1995 tarihinde kurulduğunu ve müdürlüğe tescil edildiğini, sermayesinin 500 TL olduğunu, 6103 sayılı kanunun 20. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı TTK geçici m. 7 uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5. Maddesinin a) bendi uyarınca 04.04.2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, bu hususun 15.04.2014 tarihli 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12.08.2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini ve 18.08.2014 tarihli 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, resen terkin işlemlerinin 6102 Sayılı TTK geçici m. 7 uyarınca ve Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'de belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, münfesih durumda olduğu tespit edilen şirketlerin Müdürlük tarafından tescilli adreslerine ihtarnamelerin keşide edildiğini, ilgililer tarafından yasal süresinde Müdürlüğe herhangi bir bildirimde/başvuruda bulunulmaması üzerine resen terkin işlemi süreci başlatıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici madde 7/4-A'da " Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.” hükmünün yer aldığını, 6102 Sayılı TTK m. 31 gereği tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin tescil ettirilmesi ve dolayısıyla şirketlerin adres değişikliğinin de tescil edilmesinin gerektiğini, şirketlerin tescilli adreslerine gönderilen ihtarnamelerin 6102 Sayılı Kanun geçici m. 7/4-a bendi gereği tebliğ edilmiş sayılacağını, müdürlük tarafından gerçekleştirilen işlemlerin yasada öngörülen usul ve esaslar dâhilinde yerine getirildiğini, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olduğunu, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
Dava; şirketin ihyasına ilişkindir. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İhyası istenen ... sıra numarasına kayıtlı ... İşletmeciliği Gıda Teks. San. Ve Tic. Ltd Şti’ye ait sicil kayıtları ile davacının dilekçesinde ekli belgeler ve diğer kayıtlar incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Davacının ihyasını istediği ... sıra numarasına kayıtlı ... İşletmeciliği Gıda Teks. San. Ve Tic. Ltd Şti’nin 09.01.1995 tarihinde kurulduğu, sermayesinin 500,00 TL olduğu ve 6103 sayılı Kanun m. 20/1f uyarınca sermayesinin zorunlu miktara yükseltilmemesi nedeniyle 6102 sayılı TTK geçici m. 7 gereği Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketlerle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5/1-a maddesi uyarınca 04.04.2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresinde ihtarda bulunulduğunu, bu hususun 15.04.2014 tarihinde 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, bu ihtara da yanıt verilmemesi nedeniyle 12.08.2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiği ve 18.08.2014 tarihinde 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı belirlenmiştir.
Şirketin sicilden 6102 sayılı Kanun geçici 7. maddeye uygun silmesi gerekli olmakla birlikte bu işlemin aynı m.
4.fıkrasına uygun olarak şirketin kayıtlı son adresine ve aynı zamanda şirketi temsile yetkili kişilere ve denetçiye (m.6-1) ihtar yapılması gerekli olduğu belirlenmiştir. Somut olayda da bu ihtarların yapıldığı belirlenmiştir. 6102 sayılı TTK geçici m. 7/15-2. cümlesine göre “...bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten on yıl sonra Hazineye intikal eder…” şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür. Bu durumda şirketin ihyasının istenebilmesi yönünden ikili bir uygulamanın kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. TTK geçici m. 7/15 fıkrası son cümle hükmüne göre şirket veya kooperatif alacaklılarının ve menfaati bulunanların silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı sebeplerini bildirmek koşulu ile başvuruda bulunabileceği yer almış iken Anayasa Mahkemesinin ... Esas – ... K sayılı 15.09.2023 tarihli 32310 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan kararında “…Silinme Tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde…” ibaresinin iptali ile 5 yıllık hak düşürücü süre iptal edilmiştir. Bu halde TTK geçici madde 7 - son cümle “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak - silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde - mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” Hükmüne göre yeni bir düzenleme de yapılmadığından ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğinden (Anayasa m. 153/3f “Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.”) kanun koyucunun ön görmüş olduğu 5 yıllık hak düşürücü süre uygulanamayacaktır.
Olağan koşullarda Anayasa Mahkemesi’nin belirtilen hükmü bu kısmını iptal etmemesi durumunda hak düşürücü sürenin geçtiği ve bu nedenle davacının dava açma koşullarının bulunmadığı ve hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle 6102 sayılı TTK geçici m. 7/4-a’da ki tebligatların usulüne uygun olup olmadığının araştırılmasının imkânın da bulunmadığı tespit edilmekle birlikte Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile birlikte artık 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığından, davacının dava konusu ettiği şirket üzerindeki ... plakalı aracın tasfiyesinin sağlanması için şirketin ihyası gerektiği tespit edilmiştir.
TTK m. 547/2 ye göre ihyasına karar verilen şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda ek tasfiye için tasfiye memuru atanmasının ve bu durumun tescille ilan edilmesinin gerektiği, aynı zamanda bu tasfiye sona erdiğinde TTK m. 545’e göre şirketin yeniden sicilden silinmesine, durumun tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Bu nedenle kaydı silinen şirket veya kooperatifin tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunması halinde (TTK geçici m. 7/15-2. cümle) 10 yıl içinde Hazineye devri hüküm altına alınmış olduğuna göre bu süre içinde de şirket veya kooperatifin ihyasının talep edilebilmesinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Şirketin mal varlığının usulüne uygun şekilde tasfiyesinin sağlanması açısından şirketin yeniden ihyası ve sonrasında tasfiye işlemlerinin yapılması gerek düzenleme ile amaçlanan sonucun sağlanması gerekse mülkiyet hakkının korunması açısından uygun sonuç sağlayacağı anlaşılmıştır.
Davanın süresinde açıldığı dikkate alındığında dava konusu şirket mal varlığının tasfiyesi ve hak sahiplerine gerekli paylaştırma yapılması için şirketin ihyasın karar verilmesi gerektiği, ayrıca işlemlerin takibi için tasfiye memuru atanması gerektiği anlaşılmış, davacı tarafından bildirilen ... (T.C: ...)’in tasfiye memuru olarak atanmasında mahkememizce bir engel tespit edilemediği, ayrıca yapılacak işlemin niteliği de dikkate alınarak tasfiye memuruna herhangi bir ücret takdirine gerek olmadığı, sonuç itibariyle davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasının KABULÜ ile, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile ticaret sicilinde kayıtlı olan ... İşletmeciliği Gıda Teks. San. Ve Tic. Ltd Şti’nin Ticaret Sicilinden terkin kaydının silinmesine, yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline, ihyasına, 6102 sayılı TTK m. 547/2 doğrultusunda şirket üzerinde bulunan ... plakalı aracın tasfiye edilmesiyle sınırlı olarak Ticaret Sicilde kayıt ve ilanına ilişkin uyuşmazlık ve ek tasfiye için Ticaret Sicil kaydına tesciline, Tasfiye memuru olarak davacının talebi gereği, ... (T.C: ...)’in atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, Kararın bir örneğinin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, Ticaret Sicil Müdürlüğüne kaydına ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, Tasfiye işlemi tamamlandıktan sonra TTK m. 545’e göre şirketin sicilden silinmesine, bu konuda Ticaret Sicil Müdürlüğüne tasfiye memurunun başvuru yapmasına, Harçlar Kanunu gereği alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına, Davalı İzmir Ticaret Sicil Memurluğu yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına, Davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023 Başkan...
(e-imzalıdır)
Üye...
(e-imzalıdır)
Üye...
(e-imzalıdır)
Katip...
(e-imzalıdır)