13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/875 Esas - 2023/892
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
2....
3....
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin "...." adresinde işletme sahibi olduğunu, müvekkil adına düzenlenmiş olan, çeşitli bankalara ait çek defterlerini boş ve imzasız olarak kaybettiğini ve çeklerin zayi olduğunu, bu durumu fark etmesi üzerine, derhal .... 20.09.2023 tarihli dilekçe ile müracaat edilerek şikayette bulunulduğunu ve .... soruşturma numarası alındığını, anılan soruşturma dosyasında kaybolan çeklerin detaylı bilgileri bildirilmiş olup, ayrıca ilgili bankaların da .... Noterliğinin 20.09.2023 tarih ve .... ve .... yevmiye nolu ihtarnameleri ile haberdar edildiğini, zayi olan çeklerden ...A.Ş. .... Şubesine ait ...nolu çekin 15/12/2023 tarihinde ... A.Ş.ye ait .... Şubesinde sorgulatıldığı ve tahsil edilmeye çalışıldığını, çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, sahte olarak imzalanan çekin üzerinde lehdar ve ciranta olarak davalıların isimlerinin bulunduğu, davalılar tarafından, müvekkiller hakkında, önce karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayette bulunabilecekleri, bilahare de icra takibi başlatılabileceği ve sahte imza ile gerçeğe aykırı bir borç ile muhata kalabilme ihtimali nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için işbu davayı açmakta müvekkillerin hukuki yararı bulunduğunu, öncelikle dava sonuna kadar İhtiyati tedbir yoluyla ...A.Ş.'ye müzekkere yazılarak çekin ödenmemesi için tedbiren durdurulmasına, üçüncü kişiler tarafından üzeri doldurulup imzalanan, ...A.Ş. ... Şubesinin 15.12.2023 tarihli, 440.000,00 TL bedelli ve ...numaralı çekinden dolayı müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitini, müvekkile, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere "haksız takip (kötüniyet) tazminatı" ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava, takibe konu çekin boş ve imzasız çalındığı keşideci imzasının davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 7445 sayılı kanunun 31. maddesi ile değiştirilen 5/A maddesinde ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" düzenlenmesi 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 7155 sayılı kanunla eklenen 18/A maddesinde ise ''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır. 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sy ile değişik Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Uyuşmazlığın çek nedeniyle menfi tespit talebini içerdiği bu kapsamda 7155 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesi kapsamında dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu mahkememizce kabul edilmiş, dava dilekçesi ekinde uyuşmazlık konusuna ilişkin arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi dilekçe içeriğinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğuna dair bir bilgi yer olmadığı, dava dilekçesi deliller bölümünde ve dilekçe eki belgeler arasında arabuluculuk son tutanağından söz edilmediği görülmekle 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılmasa halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğine ilişkin hüküm kapsamında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,
2.Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 7.514,10 TL harçtan mahsubu ile 7.244,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
5.Gerekçeli karar tebliği sayılmamak ve yasal süreleri etkilememek kaydıyla HMK 27/2-a maddesi kapsamında hüküm özünün derhal taraflara bildirilmesine, Dair gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 22/12/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)