13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in tütün ve tütün grubu ürünlerin toptan satıcılığını yaptığını, 31/01/2023 tarihinde 1000 paket NST 02 Yellow 200'lük Makaron, 1000 paket Calbor Touch Blue 200'lük Makaron, 1200 paket Wintor 200'lük Makaron satışının KDV dahil 170.628,00 TL karşılığında gerçekleştiğini, davalı ...'e gönderdiği fatura karşılığının ödemediğini, bu nedenle .... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, varsa davalı üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkuller ile banka hesapları üzerine borca yeter miktarda öncelikle teminatsız, aksi halde ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına ve kötü niyetli üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir şerhinin konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu beyanla davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar,
TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır.
TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Somut olayda; davacı vekili, davalıya yapılan mal satımı nedeniyle düzenlenen fatura alacağının ödenmediğinden bahisle davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş olup iddia ve savunmanın ileri sürülüş şekli itibariyle uyuşmazlığın, satım sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmış olup bu nitelikteki davalar, mutlak ticari davalar arasında sayılmamıştır.
O halde, somut olayda nispi ticari davanın varlığının bulunup bulunmadığının tetkik edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından, davacı ve davalı gerçek kişiler olduğundan tacir niteliğini haiz olup olmadığının tespiti bakımından ...'ya yazılan müzekkereye istinaden gönderilen 18/09/2023 tarihli yazıda, davacının ve davalının tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiş, ....' nün 19/09/2023 tarihli yazısından davacı ...'in bilanço esasına göre defter tuttuğu ve tacir sıfatını haiz olduğu görülmüş, davalı ... bakımından ise .... 'nün 04/10/2023 tarihli yazısında, davalının bilanço esasına göre değil, işletme esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş olup kendisini doğrudan tacir kabul etmenin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; davacının tacir olduğu, ticari ilişkinin karşı tarafı olan davalının tacir sayılmasının mümkün olmadığı, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği anlaşılmış olup açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. (Benzer şekilde: ... .'nin 23/12/2020 tarih ve .... arar sayılı ilamı).
1.Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2.HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3.HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4.Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸